Aracınızda yüzde 30 tarassuf edin

Yazan: admin 31 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler

Benzinin litresi 4 liraya yaklaştı. Aslında aracınızda çok küçük bir dikkatle akaryakıtta yüzde 30 kar edebilirsiniz

Araç sahipleri için pahalı benzine karşı yapılacak çözüm; tasarruf. Shell, Total, BP gibi sektörün önde gelen şirketlerinin araç sahiplerine yaptığı tavsiyelere göre 80 kilometre (km) hızla seyreden bir araç, 100 km hızla giden araca göre yüzde 30 daha az yakıt tüketiyor.

Seyir halinde iken gereksiz klima çalıştırmamak, ani gaz-frene basmaktan kaçınmak, aracın camlarını kapalı tutmak tasarruf sağlıyor.

Daha az yakıt tüketimi, ilk olarak araç bakımlarının düzenli yapılmasıyla başlıyor. Bunun için motor ve lastik bakımları öne çıkıyor. Kirli bujilerin değiştirilmesi yüzde 5 tasarruf sağlıyor. Lastik havalarının kontrolü, verimi yüzde 3 artırıyor. Gereksiz bagajın maliyeti yüzde 5 daha fazla yakıt tüketmek.

En önemli yakıt tasarrufu ise aracın hızıyla sağlanıyor. İngiliz Ulaştırma Bakanlığı çalışmasına göre saatte 100 km hızla giden bir araç, 80 km hızla giden araca göre yüzde 30 daha fazla yakıt harcıyor. Klimanın çalıştırılması, yakıt tüketimini yüzde 8 artırıyor. Uygun motor yağı kullanımı ve temiz yakıt, özellikle filo araçlarına ve kurumlara ciddi tasarruf sağlıyor.

Zaman

Medya Mahallesi’nde ‘Taraf’ kavgası!

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler, Magazin

Balyoz darbe planında adı ‘faydanılacak’ gazeteciler arasında yer alan Ayşenur Arslan, Taraf’ı vurmak için bu kez destek bulamadı.

Balyoz darbe planında adı ‘faydanılacak’ gazeteciler arasında yer alan Ayşenur Arslan, Taraf’ı vurmak için bu kez destek bulamadı.

CNN Türk ekranlarında yayınlanan ve gazeteci Ayşenur Arslan’ın sunduğu Medya Mahallesi programında Taraf kapışması yaşandı.

Milliyet Gazetesi yazarı Derya Sazak, Balyoz Darbe Planı iddiası kapsamında desteklenecek ve kalemi kırılacak yazarlar listesinin Taraf Gazetesi’nde yayınlanmasını desteklediğini kaydedince program sunucusu Arslan çileden çıktı.

İki isim canlı yayında Taraf kapışması yaptı.

İŞTE ARSLAN VE SAZAK ARASINDAKİ TARAF TARTIŞMASI:

Büyükelçiye taciz suçlaması

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler

Dışişleri Bakanlığı taciz skandalıyla çalkalanıyor. Roma Büyükelçisi Yakıtal’ın başı iki kadın memurla dertte

İki kadın memur Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Ali Yakıtal’ın cinsel tacizine uğradıkları iddiasıyla Dışişleri Bakanlığı’na şikâyette bulundu. Bakanlık soruşturma açtı. Yakıtal, “Soruşturma yapılsın ki aklanayım” dedi

İki kadın memurdan biri, Yakıtal’ın kendisini yanağından öptüğünü, diğeri de vücudunu incelediğini öne sürdü. Milliyet’in konuştuğu kaynaklar, olayların iki memurun anlattığı şekilde gelişmediğini iddia etti. 37 yıllık deneyimli bir diplomat olan Yakıtal’ın, iddialara sert tepki gösterdiği ve yasal yollara başvuracağı belirtildi.

Teselli öpücüğü
İki kadın memur, 37 yıllık deneyimli bir diplomat olan Yakıtal hakkında “cinsel taciz”e uğradıkları iddiasıyla Dışişleri Bakanlığı’na şikâyette bulundu. Kaynaklardan edinilen bilgiye göre, kadın memurlardan biri, Yakıtal’ın kendisini zorla öptüğünü iddia etti.

Karşı yöndeki iddialara göre, kadın memurlardan biri büyükelçilikteki bir toplantıda bakanlık ile ilgili yaşadığı sorunları anlatırken ağlamaya başladı. Yakıtal, toplantı bittikten sonra ve orarada bulunan çalışanların yanında, “Sizler benim evlatlarım gibisiniz. Bu tür şeylerle canınızı sıkmayın” diyerek, ağlayan kadını teselli ettikten sonra yanağından öptü.

Kilosunu göstermek için
Diğer kadın memur, Yakıtal’ın odasında otururlarken kendisini ayağa kaldırarak, vücudunu incelemek için kendi etrafında dönmesini istediğini öne sürdü.

Kadın memur vücudunu gösterdi iddiası
Karşı iddialara göre, Yakıtal ile büyükelçinin odasında bir görüşme yapan kadın memur, sohbet sırasında kilo aldığını söyledi. Kilo aldığını göstermek için ayağa kalktıktan sonra da kendi etrafında dönerek vücudunu büyükelçiye gösterdi.

Büyükelçi yasal yollara başvuracak
Yakıtal’ın iddialara sert bir şekilde karşı çıktığı, anlatılanların yalan olduğunu söylediği ve gerekirse yasal yollara başvuracağı kaydedildi.

Yakıtal: Aklanmak istiyorum
Yakıtal iddialar üzerine “hurriyet.com.tr”ye yaptığı açıklamada “Beni tanıyorsunuz. Eşimi tanıyorsunuz. Beni bilen bilir. Soruşturma yapılsın. Yapılsın ki, aklanabileyim” dedi. Eşi Gülden Yakıtal, “Bunu aşacağız mutlaka. Bizi tanıyanlar tanır” diye konuştu. 1948 doğumlu olan Yakıtal, Dış Politika Danışma Kurulu Başkanlığı, Başbakanlık Dışişleri Başdanışmanlığı yaptı. 2003-2006 arasında Türkiye’nin Sudan Büyükelçiliği görevinde bulundu. 1995-1999 arasında Türkiye’nin Münih Başkonsolosluğu görevini üstlenen Yakıtal, 2009’da Türkiye’nin Roma Büyükelçisi olarak atandı.

Doğalgazda Sürpriz İndirim

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler

Doğalgaz’da 2 güzel haber geldi. Biri Şubat’ta zam olmayacağı ikincisi ise Rusya’nın Türkiye’ye 400 milyon dolarlık indirim yaptığı haberi.

Doğalgazda sürpriz indirimRusya’nın Türkiye’ye sattığı doğalgazın fiyatında yüzde 6 indirim yaptığı öğrenildi. Bu indirim ekonomimizi 400 milyon dolarlık yükten kurtaracak.

BUGÜN, önümüzdeki dönemde doğalgaz zammına ihtiyacı ortadan kaldıracak bir bilgiye ulaştı. Hükümet, Rusya’ya nükleer santrali ihalesiz olarak birlikte yapma imkanı tanımaya hazırlanırken, Rus tarafının da 5 yıldır yanaşmadığı fiyat revizyonunu nihayet yaptığı ve 1 Ocak 2010’dan geçerli olmak üzere Türkiye’ye yüzde 6’lık indirim sağladığı öğrenildi.

400 MİLYON DOLAR

Yüzde 6’lık indirimin Türkiye’yi yılık 400 milyon dolarlık bir maliyetten kurtaracağı ve kış aylarında üretici ve vatandaş üzerinde birikebilecek yükü ortadan kaldıracağı kaydedildi. Rusya’nın Türkiye’ye ikinci iyi niyet adımı da “al ya da öde” konusunda oldu. Türkiye, 2009 yılında Mavi Akım kontratında al ya da öde yükümlülüğüne girmişti. Yani taahhüt edilen miktarda gazı alamamış, ancak kontrat gereğince parasını ödemek durumunda kalmıştı. Bu yükümlülüğün ötelenmesi için Rusya’dan bir adım beklendiği ifade edilmişti.

PAÇAL SİSTEME GEÇİLDİ

Rus tarafı, öteleme yapma yerine başka bir metodu tercih ederek Türkiye’nin elini büyük ölçüde rahatlattı. Edinilen bilgiye göre, al ya da öde, Rusya ile yapılan her kontratta ayrı ayrı değerlendiriliyordu. Buna karşın Mavi Akım’daki sorun sebebiyle Rus tarafı Türkiye kontratlarında bir paçal sistem yarattı. Yani Batı hattı ile Mavi Akım gazları bir arada değerlendirildi ve böylece Türkiye Mavi Akım kaynaklı tazminat yükümlülüğünden önemli ölçüde kurtuldu. Bu da ekonomi üzerinde oluşabilecek ciddi bir yükün daha ortadan kalkması şeklinde değerlendirildi.

Şubatta zam yok

Bulgaristan’da temaslarda bulunan Başbakan Tayyip Erdoğan şubat ayında doğalgaza yapılması planlanan zam iddiaları yalanladı. Doğalgazdaki fiya artışına katlanmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, gazetelerde yer alan doğalgaz zam haberlerinin doğru olmadığını söyledi. Erdoğan, “Şu anda gündemimizde böyle bir şey yok. Eğer zam yapılacaksa yapacağımız zaman, bunu artık bakanım da açıklamayacak bizzat ben açıklayacağım” dedi.

Ergenekon’da Ümit Sayın Serbest

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler

Tutuklu sanıklardan Doç. Dr. Emin Gürses, gizli tanık “Anadolu” olduğunu açıklayan Doç.Dr. Ümit Sayın ve Muhammet Yüce hakkında tahliye kararı verildi.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan 3 kişi hakkında tahliye kararı verildi. İşte tahliye olan Ergenekon tutukluları…İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ergenekon ana davasının 133. duruşmasında tutuklu sanıklardan Doç. Dr. Emin Gürses, gizli tanık “Anadolu” olduğunu açıklayan Doç.Dr. Ümit Sayın ve Muhammet Yüce hakkında tahliye kararı verildi. Üç tutuklu sanığın tutuklu kaldıkları süre, dosya kapsamı, delil durumu ve suç vasıflarının değişme ihtimali tahliye kararının gerekçesi olarak gösterildi.

Diğer tutuklu sanıkların tahliye talepleri ise oy çokluğuyla reddedildi. İki üye hakimin tahliyeye ilişkin taleplerin reddi yönünde oy kullandığı kararda Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, tahliye edilen 3 sanığın haricinde Mehmet Demirtaş, İsmail Yıldız, Muzaffer Şenocak, Mehmet Zekeriya Öztürk, Kemal Kerinçsiz, Hayrettin Ertekin, Hikmet Çiçek ve Nusret Senem hakkında çeşitli gerekçelerle tahliye kararı verilmesi gerektiği şeklinde karşı oy kullandı. Sanıklar ile avukatlarının diğer taleplerinin daha sonra karara bağlanmasına karar verilen duruşma, 22 Ocak 2010 günü saat 09.30′a ertelendi.

Kararın açıklanmasının ardından tutuklu sanık Doğu Perinçek, Mahkeme Başkanı Köksal Şengün’e hitaben, “Ümit Sayın’ı neden tahliye ettiğinizi açıklamak zorundasınız. Sizi tehdit ediyor ama siz onu bırakıyorsunuz. Halinize bakın.” diye bağırdı. Başkan Şengün ise sert bir üslupla, “Siz kendi halinize bakın. Kimse mahkemeyi tehdit edemez. Tehdit edenin alnını karışlarım Doğu bey. Siz öyle görüyorsunuz.” şeklinde konuştu. Bunun üzerine Doğu Perinçek, “Size mektup yazıyor. Mektuplaşıyorsunuz.” diye karşılık verdi. Karar üzerine izleyici bölümünde oturan bayan bir izleyicinin, “Allah belanızı versin. Çoluk çocuğunuzdan çıksın.” şeklinde kararı protesto ettiği duyuldu.

İpek Gelirse Dündar Gider mi?

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler

Star TV’yi Akın İpek’in satın alması halinde Uğur Dündar’ın da gideceği söyleniyordu. Dündar bir gazeteciye konuştu ve kararını açıkladı.

Star TV’yi Akın İpek alırsa Uğur Dündar kalacak mı? İşte Uğur Dündar’ın şaşırtan kararı!… Bekir Hazar, Dündarla konuştu ve kararını yazdı.

Uğur Dündar ne yapacak?
Tam da Star’ın Akın İpek grubuna geçmek üzere olduğu muhabbetleri ayyuka çıkmışken… Uğur Dündar Star ana haberden çekildi, ekranda yok…

Bunun bir sürü dedikoduyu beraberinde getirdiğini yazmıştım.

Dedikodular içinde “Star satılmak üzere, Uğur Dündar bu yüzden tatile çıktı” iddiası tavan yapandı.

Peki satış öncesi gerçekten ekrandan çekiliyor mu?… Yoksa devam mı?

Uğur Dündar ile konuştum dün… “Çocuklarım” dedi. Onları ihmal ettiğini söyledi.

“Haber yoğunluğundan çocuklarımla çok az görüşür hale geldim. Çok güzel karne getirmişler. Onları bir baba olarak ödüllendirmem lazımdı. Bir de hastam vardı. Bu nedenle bir hafta izne ayrıldım. Çocuklarım ve hastam için” diye ekledi.

Sözü can alıcı bir soruya getirdim. Son günlerde medya dünyasında fazlası ile dillendirilen bir konuydu bu.

“Star satılırsa Yılmaz Özdil Doğan grubunda kalır, Hürriyet’teki köşesine çekilir. Ancak Uğur Dündar Akın İpek alırsa kanalı, oraya geçer” deniyordu…

Bu iddiayı sordum Uğur Dündar’a. Üzerine basarak sarfetti cümleleri. Aydın Doğan ile bir hak ve hukukları olduğunu söyledi ve ekledi;

“Aydın Bey git demediği sürece ben bu gruptan hiçbir yere gitmem. Bu bize yakışmaz…”

Ve son sözü şu oldu;

“Akın İpek de çok değerli bir işadamı…

www.yuregininsesi.com Kameralı Sohbet Sitesi

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Kameralı Sohbet

Seviyeli Arkadasligin ve Dostlugun bulustugu Tek Adres olan Sesli Chat Sitesi Sesli Sohbet, Seslichat, Seslisohbet Kamerali Sohbet Sitesi
kameralı Sesli chat odalarımıza girmek icin Sesli Sohbet Giriş ‘e basın saygılar.

Irak Vahşeti için Sorguda

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair, Irak’ın işgali kararı konusunda ilk kez kamuoyu önünde ifade verdi.

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair, Irak’ın işgali kararı konusunda ilk kez kamuoyu önünde ifade verdi. 6 saat boyunca Irak Soruşturma Komisyonu karşısında ter döken Blair, işgal kararını savundu, “O zamanki bilgiler ve koşullar ışığında askeri müdahale gerekliydi” dedi.

Böylece Blair, soruşturma çerçevesinde dinlenen en üst düzey yetkili oldu.

Tony Blair, ülkesinin ABD’nin Irak’ı işgaline katılmak için verdiği kararı savunmak için bu sabah Irak Soruşturma Komisyonuna gitti. Soruşturmanın yapılacağı toplantı merkezine iki saat erken ulaşan Blair, göstericilerden kaçmak için binaya arka kapıdan girdi.

Blair’e iki bölümde, altı saat boyunca İngiltere’nin Irak politikası ve Irak savaşına gidilmesi kararına ilişkin sorular yöneltildi. Savaşın meşruiyeti, savaş sonrası planlama eksikliği ve istihbarat hataları sorgulandı.

Blair oturum başladığında gergin tavırlarıyla dikkati çekti, oturum ilerledikçe rahatladı ve ateşli ifadelerle işgali savunmaya başladı.

Hatta zaman zaman komisyon üyeleri, İngiliz siyasetçiyi yavaşlaması için uyarmak zorunda kaldı.

İşgale giden süreçte George W. Bush yönetimiyle savaşın gerekçesi konusunda fikir ayrılığı yaşandığını itiraf eden Blair, “Ama kitle imha silahı edinme niyetinde olan bir rejim karşısında harekete geçmek zorundaydık” dedi.

Eski Başbakan, 11 Eylül saldırılarının Saddam Hüseyin’e ilişkin tehdit algısını değiştirdiğini söyleyerek, “11Eylül’den sonra risk alamazdık” diyerek tartışmalı “önleyici savaş” kavramının da arkasında durdu.

Blair, “Benzer tehditler bugün de var” diyerek sözü sık sık İran’a getirdi.

Blair ifade verirken bina önünde de savaş karşıtı protesto gösterileri yapıldı. Irak’ta hayatını kaybeden 179 İngiliz askerin yakınları da göstericiler arasında yer aldı.

Protestocular, “Blair ülkeyi yanlış yönlendirdi ve bizi meşru olmayan bir savaşa sürükledi. Bu yüzden o bir savaş suçlusu” açıklamasını yaptı.

Soruşturma halka açık

Soruşturma halka açık olarak kasım ayından bu yana sürdürülüyor. Blair’i soruşturmada izlemek isteyen vatandaşlar da kura ile belirlendi.

Bu yıl sürmesi öngörülen Irak soruşturmasının sonunda cezai işlem uygulanmayacak, ancak soruşturmayı yürüten heyet bir rapor hazırlayacak.

Bu raporun, yaz aylarından önce yapılacak genel seçimlerden önce açıklanması öngörülmüyor.

Irak Komisyonu ilerleyen haftalarda Blair’ın ifadesine yeniden başvurabilecek…

Silahları Azar Azar Çalmış

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler

Silahları gömen subay dinlemede ‘’Acı tarafı benim şimdi 21 Nisan akşamı (kazıların yapıldığı gün) benim durdu zaman. Saatte ilerlemiyor efendim takvimde’’demiş.

Poyrazköy iddianamesi tutuklu sanığı Kurmay Albay Ali Türkşen’in Deniz Kuvvetleri’nde Ergenekon için azar azar silah çaldığı iddia edildi.

İddianamede, Poyrazköy’deki kazılardan bir ay sonra savcılara mail atan ihbarcı subay’ın e-mailine de yer verildi. e-mailde, Albay Türkşen’in Ergenekon terör örgütüne hizmet için Deniz Kuvvetleri’nden azar azar silah çalıp gömdüğü anlatıldı.

ASKERİ SAVCILIK İŞLEM YAPMADI

Soruşturmayı derinleşmesini sağlayan ihbar mailindeki, ‘’Poyrazköy’de bulunan silah ve mühimmatlar Deniz Kuvvetleri’nde büyük sıkıntı oluşturdu. Ancak bu sıkıntı hiçbir zaman bu mühimmatların nasıl Komutanlıktan çıkarıldığı veya hangi eylemler için kullanılacağı için oluşmadı. Sadece bunların polis tarafından bulunması bazı planların deşifre olmasına neden oldu. Asıl sıkıntıyı da bu oluşturdu’’ ifadeler dikkat çekti. İhbarcı subay, Albay Türkşen’in Ergenekoncu olduğu yönünde Askeri Savcılığa defalarca ihbarlar geldiğini ancak hiçbir işlem yapılmadığı hatta erken terfi ettirildiğini iddia etti.

KAZI YAPILINCA ‘ZAMAN DURDU’

İddianemede Türkşen’in diğer sanık M. Turhan Ecevit ile yaptığı bir görüşmede ‘’Acı tarafı benim şimdi 21 Nisan akşamı (kazıların yapıldığı gün) benim durdu zaman. Saatte ilerlemiyor efendim takvimde’’ dediği belirtildi. Türkşen, mavi renkli ajandasının Nisan 21 tarihli sayfasına “Zamanın durduğu gün” notu düşmüş.

Erkeklerin Korkulu Rüyası

Yazan: admin 30 Ocak 2010  
Kategori: Genel Haberler, Sağlık

Prostat hastalığı ile ilgili merak edilenler; Prostat hastalığı nedir, kimler risk altında, tedavi yöntemleri…


Prof. Dr. Ali Erol prostat hastalığı ile ilgili merak edilenleri anlattı..

İyi huylu Prostat büyümesi nedir?

Özellikle ileri yaşlarda sebebini kesin bilemediğimiz nedenlerden, prostatın iç kısmındaki idrar yolunu çevreleyen bezlerin büyümesi sonucu; idrar akımında değişen derecelerde engeller oluşur. Hatta bazen hasta hiç idrar yapamaz duruma gelebilir. İdrar akımının azalması, başlangıçta mesanenin aşırı çalışmasıyla karşılanmaya çalışılsa da; zamanla mesane içinde idrar birikmeye başlar. Mesane tam boşaltılamaz. Bu da enfeksiyon, taş oluşumuna zemin hazırlar. Ayrıca mesane içindeki yüksek basınç; mesanede değişikliklere yol açabilir. Prostatın böbrekten mesaneye açılan idrar yollarına yapmış olduğu baskı sonucu, böbrekte ve idrar yollarında genişleme ortaya çıkabilir. Bu bazen ileri dönemlerde kanda üre ve kreatinin yükselmesiyle kendini gösteren böbrek yetmezliği tablosunu oluşturabilir.

Prostat büyümesinin belirtileri; gündüz sık idrara gitme, gece idrara kalkma, acil işeme isteğine yol açan sıkışma hissi, tuvalete yetişemeden idrar kaçırmadır. Tıkanıklığa bağlı olan diğer belirtileri ise, idrara başlamada güçlük, idrar akımında zayıflama ve incelme, damla damla veya kesik kesik idrar yapma, idrar yaptıktan sonra mesanede idrar kalıyor hissi olmasıdır. İleri dönemlerde hiç idrar yapamama gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Benzer idrar şikâyetleri mesaneyi veya idrar yolunu ilgilendiren başka hastalıklarda da görülebileceğinden, hastalığın ayırıcı tanısı önemlidir. Mesane fonksiyon bozuklukları; şeker hastalığı, damar sertliği, mesane tümörü, idrar yolu enfeksiyonları, mesane taşı, sinir sistemini ilgilendiren hastalıklara eşlik edebileceği gibi, sebebi bilinmeyen mesane aşırı aktivitesinde de sık idrara gitme, gece idrara kalkma, acil işeme isteği ve tuvalete yetişemeden idrar kaçırma gibi belirtiler görülebilir.

Bazen enfeksiyonlar, taşların varlığı nadir de olsa böbrek yetmezliğinin gelişmesi, tabloyu daha karışık hale getirebilir. Bazen de prostat büyümesine bağlı mesane boynundaki toplardamarların genişlemesi ve çatlamalarıyla kanamalar oluşabilir. Özellikle aspirin gibi kan sulandırıcı ilaç alanlarda bu daha sık görülür. Prostat kanserinin, prostat büyümesiyle nedensel bir ilişkisi yoktur. Prostat büyümesi ve prostat kanseri aynı anda bir hastada bulunabilir. Prostat büyümesi olmadan da bir hastada kanser meydana gelebilir.

Herhangi bir şikâyet olmaması durumunda dahi hangi aralıklar gerekli kontroller yaptırmalı?

Şikayeti olmayan erkekler ailede de prostat kanseri yok ise 45 yaşından sonra var ise 40 yaşından sonra yıllık düzenli kontrollere gitmelidirler.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Şikayetleri hafif derecede olanlarda tedavi uygulanmadan dikkatli izlem yapılabilir. Yapılacak tedavinin seçimi hastalığın ciddiyeti, prostatın büyüklüğü, hastada mevcut diğer problemler nedeni ile ilave risk durumu, anestezi riski, kan sulandırıcı ilaçların kullanılıp kullanılmadığı gibi durumlar yanında hasta ve cerrahın tercihine bağlıdır.

Genel olarak mutlak müdahale gerektiren hasta grubu idrar yapamama nedeni ile sonda takılmak zorunda kalınan ve bunun tekrarladığı hastalar, prostat büyümesinin neden olduğu tekrarlayan enfeksiyonlar, mesane taşının mevcudiyeti, prostat büyümesine bağlı tekrarlayan kanamalar, mesanede yapısal bozuklukların ortaya çıkması, böbrek fonksiyonlarında bozulma olan hastalardır.

Bunların dışında kalan hastalarda ilaç tedavisinden başlayarak operasyona kadar giden bir tedavi spektrumu vardır. Burada hastanın yaşam kalitesinin ne kadar etkilendiği tedavi kararının verilmesinde önem taşır.
İlaç tedavisinden sonra minimal invaziv tedavi metotları arasında radyofrekans ile iğne ablasyonu, mikrodalga tedavisi, alkol ve botulinum enjeksiyonları ve çeşitli lazer metotları yer alır.
Lazer metotları arasında buharlaştırma yöntemleri en sık kullanılanlardır. Bunun için çeşitli dalga boyarında lazerler kullanılmaktadır.
Minimal invaziv yöntemler dışında günümüzde halen altın standart olarak kabul edilen tedavi transüretral prostat rezeksiyonu(TUR) dur. TUR da komplikasyon oranlarının nispeten fazla oluşu, etkinliğinin yüksek olmasına karşılık diğer metotların arayışına yol açmaktadır. Bazı hastalarda prostat büyüklüğü fazla ise açık ameliyat gerekebilir.

Neden lazer tedavisi?

Lazerler aslında eskiden beri prostat tedavilerinde kullanılmakta idi. Ancak günümüzde bu kadar yaygınlaşmalarına yol açan 1998 den itibaren buharlaştırma yönteminin klinikte kullanılmaya başlaması ile olmuştur.
Lazerlerin başlıca avantajı kanama riskinin az oluşu, bununla ilişkili olarak sonda ve hastanede yatış süresinin kısalığı, anestezi almaya uygun olmayanlara lokal anestezi ile yapılabilmesidir.

Ancak tedavi sonrası kullanılan lazerin dalga boyuna bağlı olarak değişen sürelerde idrar şikayetleri görülebilir. İyileşme sürecinde vücuttaki yanık dokuların atılması söz konusudur. Yanlış bilinen bir hususta buharlaştırma sonrası prostatın tamamen uçup gittiğini zannetmektir.

Burada amaç hastanın rahat idrar yapmasını sağlamak için yeterli bir kanal oluşturmaktır. Geride mutlaka prostat dokusu kalır ve bu hastalarda ameliyat sonrası her erkek gibi yıllık kontrollerine devam etmek durumundadırlar.
Buharlaştırma ameliyatı ileride gelişebilecek prostat kanseri riskini, teorik olarak sadece bir miktar azaltabilirse de ortadan kaldırmaz.

Gelişen lazer teknolojileri uzmanlara ve hastalara ne gibi faydalar sağlıyor?

Infrared Light Diyod adı verilen lazer sistemi dünyada 2005’ den beri kullanılmakta. Biz de 2005 yılından beri Türkiye’ de bu sistemi kullanıyoruz.

Bu lazerin ışığı, yumuşak dokuda bulunan hem hemoglobin tarafından, hem de su tarafından etkili bir şekilde absorbe edildiği için, daha yüksek miktarda prostat dokusunu, daha hızlı ve daha güvenli bir şekilde buharlaştırabiliyor.
Infraed light Diyod Lazerin sudaki yüksek emilimi sayesinde kanamasız işlem yapabiliyor. Ve yine yüksek su emilimi sayesinde mesane perforasyonu riski daha az. Lazerle tedavilerde her hasta başına bir maliyet olarak karşımıza çıkan sarf maliyetleri de bu sistemde daha düşük.
Ayrıca ürolojide mesane tümörü, böbrek üstü tümörleri, darlıklar için de bu lazerden faydalanıyoruz.

Prostat kanseri nedir?

Temelde prostat; salgı yapan bezlerden oluşmuştur ve bir de bu yapının arasında bir destek dokusu mevcuttur. Prostat kanseri çoğunlukla bu salgı yapan bezlerdeki hücrelerin normal yapılarını kaybetmeleri ve anormal çoğalmalarıyla kendini gösterir. Başlangıçta belirti vermeyebilir. Prostat kanserine özgü özel bir belirti yoktur. O nedenle ailesinde birinci derece erkek akrabalarında prostat kanseri olanların 40 yaşından sonra, diğerlerin ise 45 yaşından sonra yıllık rutin kontroller yaptırmaları gerekmektedir. Bu kontrollerde PSA, parmakla makattan muayene ve gerekli ise biyopsi yapılarak hastalığın tanısı konur.

Prostat kanseri açısından kimler daha çok risk altında?

Genellikle 50 yaş üstü erkeklerde görülmekle birlikte, birinci derece akrabalarında prostat kanseri olanlarda daha erken görülme eğilimindedir. Her 3 prostat kanserinden ikisi 65 yaşın üzerinde görülür.
Yaş dışında zenci ırkta, batılı ülkelerde, daha sık görülür. Ailede prostat kanseri öyküsü olanlarda daha sık görülmesi genlerle ilişkisini göstermektedir. Yüksek yağlı diyet uygulayan ülkelerde daha sıktır. Şişmanlarda kanserin agresif türünün daha sık görüldüğü iddia edilmektedir.

Prostat kanseri için korunma tedbirleri var mıdır?

Diyet değişiklikler prostat kanserini önlemede etkili olabilir. Daha az kırmızı et, daha az yağ tüketimi, daha fazla sebze meyve ağırlıklı beslenme. Soyalı yiyecekleri fazla tüketme. Likopenden zengin gıdalar(pişmiş domates, karpuz ve pembe greyfurt) tüketilmesi, E vitamini, selenium, prostat kanseri riskini azaltabilir. Yeşil çay tüketiminin de prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülmektedir. Cinsel geçişli enfeksiyonların riski arttırabileceği iddia edilse de bu konuda görüş birliği yoktur Finasteride, dutasteride gibi bazı ilaçlar prostat kanseri riskini azaltabilir. Bu konuda daha çok araştırmalara ihtiyaç var.

Prostat kanserinin belirtileri nelerdir?

Erken dönemlerde prostat kanseri yıllarca belirti vermeyebilir. Prostat kanserinin büyüdüğünde yol açabileceği idrar belirtileri, iyi huylu prostat büyümesinden ayrılamaz. Tümör büyümeye devam ederse idrar akımında daha fazla tıkanıklığa yol açabilir. Bazen idrarda kanama görülebilir. İlerleyen dönemlerde prostat kanseri çevresindeki dokulara, lenf bezlerine yayılabilir. Uzak yayılımlar açısından en sık kemikleri tercih eder. Omurga, uyluk ve leğen kemiği gibi. Bazen hasta kemik ağrıları ile başvurur. Bu durum ilerlemiş hastalığın belirtisidir. Akciğerlere yayılım öksürük ve göğüs ağrısı, karaciğere yayılım sarılık ve karın ağrısı ile ortaya çıkabilir.

Sonraki sayfa »


sesli chat sesli sohbet