Beyin Kanserinin Genetiği Çözüldü

03 Şubat 2010 Çarşamba Yazar  
Kategori Genel Haberler, Sağlık

Amerikalı bilimadamları, ilk tamamlanmış beyin kanseri hücre hattının genomik sırasını tamamladılar.

California Üniversitesi Jonsson Kapsamlı Kanser Merkezi’nde görevli bilimadamlarına göre, bu başarı daha etkili ve daha az toksik olan ilaçların geliştirilmesi için yeni moleküler hedeflerin saptanmasına yardım edebilir ve kanserli hasta için kişiselleştirilmiş tedavilere imkan tanıyabilir.

Gen sırası, dünya çapında binden fazla laboratuarda tetkik edilen “U87″ olarak isimlendirilen gliyoblastom üzerinde yapıldı. Araştırmacılar, baştan başa incelenen beyin kanseri hücre hattını kullandı, çünkü bunun genom sırası bilimadamlarına bulgularını yeniden yorumlamalarını sağlayacak ve belki de yeni araştırmalara teşvik edecek.

PLoS Genetics isimli dergide yayınlanan rapora göre, en son yapılan araştırmayla, beyin kanseri hücre hattının sıralaması bir aydan daha kısa sürdü ve yaklaşık 35 bin dolara maloldu. Araştırmacılar, tüm DNA sırasının çözülmesinin çok karmaşık ve maliyetli olduğunu belirttiler.

20′de Obezite 40′da Kalp Krizi Getirir

03 Şubat 2010 Çarşamba Yazar  
Kategori Genel Haberler, Sağlık

20′li yaşlarda obez olan şeker hastalarının 40′larında kalp krizi ve felç riski görülüyor.

Uzmanlar, 20′li yaşlarda obez olan şeker hastalarının 40′larına gelince kalp krizi ve felç geçirme risklerinin daha yüksek olduğunu belirtiyorlar.

The Methodist Hastanesi’nden Dr. Dale J. Hamilton, tansiyonunuz 13/8′in ve bel çevresi ise 100 santimetrenin üzerinde olan erkeklerin ya da bel çevresi 90 santimetrenin üzerinde olan kadınların yüksek risk grubunda olduğunu söyledi. Bunların metabolik sendromun 5 belirtisinden ikisi olduğu vurgulayan Hamilton, bu hastalığın tip 2 şeker hastalığına yol açtığını belirtti.

Metabolik sendromun diğer faktörleri ise 150′nin üzerinde yüksek trigliserid seviyesi, düşük iyi kolesteroldür. Bu faktörler de damar sertliğinin artmasına neden oluyor. Amerikan Kalp Derneği’ne göre, bu durum Amerika’da 47 milyon kişiyi etkiliyor. Bunlardan birçoğunun şeker hastalığıyla sonuçlanacağını söyleyen Hamilton, “Her gün yapılacak küçük değişikler ileride büyük problemleri durdurmaya yardımcı olacaktır. Örneğin, 4-5 kilo vermek kan basıncını düşürebilir. Doymuş yağları, karbonhidratı ve yediğiniz yemek miktarını azaltmak kilo vermenize yardım edecektir. Ya da günde 30 dakika yerine 45 dakika yürüyebilirsiniz” şeklinde konuştu.

Bazı uzmanlar, Amerika ve Kanada’da işlenmiş gıdalardaki şeker yerine kullanılan yüksek fruktozlu mısır şurubunun tip 2 şeker hastalığının artışında rol oynadığına inanıyorlar.

Mısır nişastasından elde edilmiş besleyici sakkaritlerin saflaştırılmış sulu çözeltisinden oluşan mısır şurubunun tercih edilme nedeni, işlenmiş gıdaların raf ömrünü uzatması ve ayrıca şekerden daha ucuz olmasıdır. Birçok kolalı ve şekerli içeceklerde kullanılan yüksek fruktozlu mısır şurubunun obeziteye neden olduğunu belirten Hamilton, “Mısır şurubu insanlara açlık hissi veriyor. Bu nedenle daha çok fruktozlu yiyecek tüketenlerin günlük kalori alımı artar ve kilo alıyorlar” dedi.

Kamerali Sohbet | Sesli Siteler

03 Şubat 2010 Çarşamba Yazar  
Kategori Kameralı Sohbet

Kameralı Sohbet | Sesli Siteler: Kameralı sesli sitelerin özel bir yeri vardır diğer sitelerden farklı olarak. Canlı sohbet imkanı bulduğunuz bu sitelerde aynı zaman kameradan kullanıcların birbileri canlı görmesi gibi avantajılarıda var. Sesli sitelerde en büyük sorunların başında Sesli chat, sesli sohbet odalarınındaki maliyetin yüksek olması. Kameralı sesli sitelerde oda fiyatları firmadan firmaya değişliklik göstermesine rağmen odaların özelliklerine bağlı olarakta değişmektedir. Bu sebeplerden ötürü bir çok sesli chat, sesli sohbet sitesi kapanma tehlikesi karşı karşıya kalmaktadır.
Bizim sohbet odalarımızda aynı anda sınırsız kişi chat yapabilir.

Bağdat’ta intihar eylemi: 13 ölü

01 Şubat 2010 Pazartesi Yazar  
Kategori Genel Haberler

Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenen intihar saldırısında 13 kişi öldü, 38 kişi yaralandı.


Irak polisine göre, Bağdat’ın kuzeyindeki Babüşşem semtinde Kerbela’ya gidenlerin dinlenmek üzere durduğu sırada bir kadın eylemci, üzerindeki bombaları patlattı.

Şiiler, 5 Şubattaki Erbain törenleri için bugünlerde Kerbela’ya akın gidiyor.

Bağdat’ın 80 kilometre güneybatısındaki Kerbela’ya geleneksel olarak yaya gidiliyor.

Tuba tembihledi ama duyuldu

01 Şubat 2010 Pazartesi Yazar  
Kategori Genel Haberler, Magazin

Ünlü oyuncu Tuba Büyüküstün ile görüntü yönetmeni sevgilisi Sami Saydan, evliliğe yeşil ışık yaktı.


Tuba Büyüküstün ve görüntü yönetmeni Sami Saydan evlilik yolunda ilk adımı attı. Çift, geçtiğimiz günlerde nişanlandı.

Geçtiğimiz hafta ayrıldıkları yönünde haberler çıkan çift önceki akşam ailelerin ve yakın arkadaşlarının katıldığı törenle nişanlandı. Bu yaz kır düğünü ile evlenecek olan ikili, nişan haberinin yayılmaması için dostlarını sıkı sıkıya tembihledi.

Önceki akşam da Erenköy’deki Divan Restoran’da baş başa yemek yerken görüntülenen sevgililer, fotoğraflarını çeken gazetecilere “Bu dedikodular nereden çıkıyor bilmiyoruz ama biz çok mutluyuz” dedi. Tuba Büyüküstün ve Sami Saydan, önceki akşam Erenköy’deki Divan Restoran’da baş başa yemek yedi…

Vücudumuzdaki 10 zehirli kimyasal

01 Şubat 2010 Pazartesi Yazar  
Kategori Genel Haberler, Sağlık

Amerika Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi vücudumuzda gizlenen 10 kimyasal maddeyi açıkladı


Plastik ve diğer tüketim maddelerinde bulunan endüstriyel kimyasalların sağlığa zararları tartışıladursun, Amerikan Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi, konuyla ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı. 2 bin 400 hastadan alınan kan ya da idrar örneklerini inceleyen merkez, örneklerde algılanabilir seviyede 212 kimyasal buldu. İşte vücudumuzda gizlenen en yaygın 10 kimyasal.

Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi, FDA, geçtiğimiz Ağustos ayında BPA’nın kullanıldığı biberon gibi gıda ile temas eden tüm ürünlerin güvenli olduğuna dair raporunu açıkladı. Yıllarca, kimyasalların insanlara zararlı olup olmadığı tartışmaları devam etti. Bazı çalışmalar, hayvanlarda anormal beyin ve üreme organı gelişimi görüldüğünü iddia ederken, diğer çalışmalar ise az miktarda zararlı olduğuna dair kanıtlar gösteriyor.

Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi tarafından 2009 yılında yayınlanan rapora göre, 2 bin 400 hastadan alınan kan ya da idrar örneğinde algılanabilir seviyede 212 kimyasal bulundu. Bu kimyasalların insan sağlığı üzerindeki etkileri hakkında çok az şey biliniyor. Kimyasal endüstrisi, kimyasalların uygun ölçülerde kullanıldığını ve güvenilir olduğunu savunuyor.

Forbes.com’da yer alan habere göre, işte vücudumuzda gizlenen en yaygın 10 kimyasal:

Phthalates: Plastiğe esneklik sağlayan bir kimyasal olan “ftalat” (Phthalates), deterjan, deodorant, plastik yağmurluklar, saç spreyleri, vinil fayanslar ile bahçe hortumlarında bulunuyor. Bunları yuttuğumuzda ya da içimize çektiğimizde içimize giriyorlar. Ten teması olduğunda ise çok nadir vücudumuza girebiliyorlar. İnsanlar üzerinde flalatın etkileri henüz bilinmiyor, ancak bu kimyasal laboratuar farelerinde üreme ve karaciğer problemlerine yol açıyor.

Long-Chain Perfluorinated Chemicals (PFCs): Kısa adıyla PFC olarak bilinen (Perfluorinated chemicals) kimyasallar, elektroniklerde, otomotiv parçalarında, tekstilde ve yapı ile havacılık ve uzay sanayinde kullanılıyor. Kimyasalın insan vücuduna nasıl girdiği net değil. Bilimadamları, laboratuar hayvanlarında ve maymunlarda karaciğer hasarına yol açan kimyasalın insanlar üzerindeki etkilerini bilmiyorlar.

Polybrominated Diphenyl Ethers (PBDEs): PFCs’ler gibi, bu kimyasallar etkili şekilde alevlenmeyi geciktiriyor ve plastiklerde, tekstilde, izolasyonda kullanılıyor. Aynı zamanda sıklıkla mobilyalarda ve yataklarda kullanılıyor. İnsanlar bu kimyasala balık, yağlı gıdalar ve anne sütü tüketerek maruz kalıyorlar. Bir kez vücuda girince, kimyasal yağ dokularında birikiyor. Nasıl metabolize olduğu hakkında çok az bilgi var. Hayvanlarda, PBDEs tiroid fonksiyonunu, beyin gelişimini ve üreme organlarını olumsuz etkiliyor.

Short-Chain Chlorinated Paraffins (SCCPs): Üreticilerin, hükümet tarafından onaylanmayan SCCPs kullandığı belirlendikten sonra, Çevre Koruma Örgütü (EPA) bu kimyasalları araştırmaya karar verdi. PVC boru ve metal üretiminde soğutucu olarak kullanılıyor. Bu kimyasalın seviyesi ölçülmedi, ancak EPA’ya göre, annenin sütünde ve çeşitli Japon ve Avrupa gıda ürünlerinde bu kimyasal saptanabiliyor. SCCPs toksik etkiyle birlikte hayvan dokularında çok az birikme gösteriyor.

Atrazin: Her yıl bu tarım ilacı mısırları korumak için mahsül tarlasına püskürtülüyor. Tarlada çalışanlar bu tarım ilacını soluyorlar ve vücutları bunu emiyor. Ayrıca, atrazin yer altı suları ile içme sularında bile bulunuyor. Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi, insanlarda algılanabilir seviyede bu kimyasalı ölçememesine rağmen, hayvanlarda yüksek miktarda atrazin ergenlik çağını geciktiriyor, doğurganlığı etkiliyor ve prolaktin ile testosteron seviyesini azaltıyor. EPA, geçtiğimiz günlerde bu kimyasalın insanlarda kanserojen olup olmadığını yeniden araştırdığını açıkladı.

Perklorat: Bu kimyasal öncelikle roket ve füze imalatı için savunma ve havacılık ile uzay sanayinde kullanılıyor. Ayrıca, kibritlerde ve havai fişeklerde de bulunuyor. Bu kimyasalın su, süt ve taşma sularıyla sulanan bitkiler aracılığıyla insanlara bulaştığı tahmin ediliyor. Hayvanlarda ve insanlarda yapılan çalışmalarda, perkloratın tiroid hormonu üretimini engellediği bulundu.

Benzen: Bu uçucu kimyasal kömür katranından elde edilir. Ayrıca kurşunsuz benzine ve endüstriyel çözücülere eklenen benzen, tütün dumanının ikinci ürünüdür. İnsanlar benzeni havada içlerine çeker, solur. Vücut bunu absorbe eder ve partikülleri beyne, yağ dokularına ve hatta kişi hamileyse plasentaya gönderir. Yüksek yoğunlukta benzen buharına maruz kalma merkezi sinir sistemini zayıflatır ve ölüme bile neden olabilir.

Akrilamit: Bu kimyasal jellerde ve bağlayıcı ajanlarda kullanılıyor ve ayrıca gıda paketlerinde, kozmetiklerde ve bebek bezlerinde de bulunabiliyor. Patates ve tahıllar fırınlandığında ya da kızartıldığında akrilamit açığa çıkabiliyor. İnsanlar, akrilamiti sigara içerek, su içerek ve bu kimyasalı içeren ürünlere dokunarak vücuduna alıyor. Yüksek dozda akrilamit cilt, göz ve üst solunum yolu tahrişine yol açabiliyor.

Bisphenol A: Daha çok BPA olarak bilinen bu kimyasal genellikle gözlük camı, otomobil parçaları, CD’ler, gıda kapları, plastik oyuncaklar ve yemek takımlarında kullanılıyor. Kimyasalla temas eden gıdaları yediğimiz zaman BPA’ya maruz kalıyorsunuz. Bu bazı hayvanlarda toksit etki oluşturuyor, beyin ve üreme organı gelişimine zarar veriyor. İnsanlar üzerindeki çalışmalar, kuşku vericidir. Ancak, BPA ile kalp hastalığı arasında muhtemel ilişki bulundu.

Methyl Tert-Butyl Ether’den (MTBE): Genellikle benzinde katkı maddesi olarak kullanılıyor. Ancak, kimyasalın kullanımı birçok yerde yasaklandı ya da sınırlandırıldı. Halen, MTBE yer altı sularında ve şehir havasında bulunuyor. MTBE bulaşmış havayı soluduğumuzda kimyasalı vücudumuza alıyoruz. Kimyasala maruz kalında baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi ve solunum yolu tahrişine neden oluyor…

Aşk-ı Memnu neden yayınlanmadı?

01 Şubat 2010 Pazartesi Yazar  
Kategori Genel Haberler, Magazin

Reytingi yüksek bir çok dizi gibi Aşk-Memnu’nun yeni bölümü geçtiğimiz hafta yayınlanmadı… Peki ama neden?


Sabah Gazetesi Yazarı Yüksel Aytuğ, Yakından Kumanda köşesinde bu hafta reytingi yüksek dizilerin neden yayınlanmadığına açıklık getirdi. İşte yazının ilgili bölümü:

” Herkes bunu soruyor. Malum, bu aralar dizi izleyicileri ekrana “yürekleri ağzında” bakıyor. “Ya dizimiz kaldırılırsa” diye kaygılanıyorlar. Tabii ki “Aşk-ı Memnu” gibi çok seyredilen bir dizinin yayından kaldırılması gibi bir durum söz konusu değil. İzleyicilerin atladıkları bir detay var. Geçen haftalarda yayını aksayan tek dizi “Aşk-ı Memnu” değildi. “Kurtlar Vadisi: Pusu”, “Geniş Aile”, “Küçük Kadınlar” dizileri ve “Haneler” programı da birer haftayı es geçtiler. Nedenini bu sütunlarda sıkça yazıyorum ama bir kez daha yazayım. Zira artık “evham sahibi olan” dizi tutkunları daha fazla paniğe kapılmasın. Efendim, geçen yıllardan da hatırlarsınız. Ocak-şubat döneminde reklamverenin bütçe oluşturma çalışmaları nedeniyle sektörde bir finans daralması yaşanırdı. Hatta diziler, bölüm maliyetini kurtaracak kadar reklam alamadıkları için bazen bir ay süre ile yayınlanmazdı. Bu yıl, sadece “tek bölümlük” sıçramalarla kriz geçiştiriliyor. Yani dizi tutkunları bu sezon kendilerini “şanslı” sayabilirler. Tabii, dizi sektörünün “reklamverene” nasıl göbekten bağlı olduğunu da asla akıllarından çıkarmamalılar… Yani ne kadar reklam, o kadar dizi….

Sesli Kameralı Sohbet

01 Şubat 2010 Pazartesi Yazar  
Kategori Kameralı Sohbet, Sesli Sohbet

Merhaba ArkaDaşLar yine Her ZamanKi Gibi Sizlere güZeL Seviyeli Ve hoşça vakit GeçirebileCeğiniz OrtamLar HaziRLama Çabasindayiz. Sesli Kamerali eğlenCe Odalarimiza da güzel vakitler gecire bilirsiniz Kamerali Görüntülü eğlence ODalarimiza BağLanmak İçin Lütfen sesli Chat Girişine Tıklayıp HerHangi Kulanacağiniz Bir Nici Yazip sohbete BaşliyabilirSiniz YuregininSesi Ailesi hoş seviyeli vakitLer Diler İyi SohbetLer…

Gamze Özçelik’in oğlu oldu

01 Şubat 2010 Pazartesi Yazar  
Kategori Genel Haberler, Magazin

Ünlü oyuncu ve sunucu Gamze Özçelik, dün akşam saatlerinde bir erkek çocuğu dünyaya getirdi.

“Arka Sokaklar” dizisinin setinde başlayan ilişkilerini geçtiğimiz yıl resmileştirip evlenen Gamze Özçelik ile oyuncu eşi Uğur Pektaş, Florance Nightingale Hastanesi’nde saat 16.43’te 3 kilo 750 gram ağırlığında dünyaya gelen bebeklerine Murathan adını verdi.

Özçelik’in hamileliğinin ardından diziden ayrılan çift, bebeklerinin dünyaya gelmesiyle yaşadıkları mutluluğu, hastaneye gelen yakınlarıyla paylaştı.

« Önceki Sayfa

Sesli Chat Paneli webservis yuregininsesi panelciler
YuregininSesi 10 von 10 350 oy 5 kritik.
Sesli Sohbet Dizi Fragmanları