Arşiv Mart, 2010

Türkiye’nin Sağlık Haritası

Yazar admin Yayın Tarihi 25 Mart 2010

Metabolik Sendrom Derneği’nin yürüttüğü ‘PURE Türkiye Sağlık Çalışması’ korkutan veriler ortaya koydu. İşte araştırmanın vahim sonuçları


Metabolik Sendrom Derneği’nin yürüttüğü ‘PURE Türkiye Sağlık Çalışması’ kapsamında 5 bin kişiyle 8 ilde araştırma yapıldı. Metabolik Sendrom Derneği tarafından 12 yıldır yürütülen PURE Türkiye Sağlık Çalışması’nın ilk sonuçları açıklandı.

17 ülkede, değişik gelir gruplarından, değişik yaşam tarzları olan 35 – 70 yaş arası yaklaşık 135 bin 500 kişi üzerinde yürütülen araştırma, Türkiye’de 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. İstanbul, Kocaeli, Nevşehir, Aydın, Antalya, Samsun, Malatya ve Gaziantep olmak üzere 8 ilde yapılan araştırma ülkemizde hastalıkların giderek arttığını da somut bir şekilde ortaya koydu.

BELİMİZ KALINLAŞIYOR

Araştırmanın sonuçlarını açıklayan Metabolik Sendrom Derneği Başkanı ve PURE Çalışması Ulusal Koordinatörü Prof. Dr. Aytekin Oğuz, çok çarpıcı sonuçlara ulaştıklarını açıkladı. Prof. Oğuz, “Kadınlarda da diyabet oranı erkeklere göre yüksek. Bel çevresi genişliği kadınlarda 43.5, erkeklerde ise 41.4. Kırsal kesimlerde obezite yüzde 54.6 iken, kentsel kesimlerde ise yüzde 55 oranında. Yüzde 27-30 arasında ise fazla kilolu olan var. Orta gelirli olan vatandaşlarda obezitenin daha az olduğu görülüyor. Kadınlarda obezite oranı 63.2, erkeklerde ise yüzde 32” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Aytekin Oğuz, “Hipertansiyon kontrol oranı yüzde 34 ve bu da ABD ile eşit. Öte yandan diyabet oranının gittikçe yükseldiğini görüyoruz. Bu da çok önemli tehlike” dedi.

OTURUYORUZ

Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında ülkemizdeki insanların zamanının çoğunu oturarak geçirdiğinin tespit edildiğini anlatan Prof. Oğuz, kadınların ve erkeklerin hafta içi ve hafta sonu olarak ne kadar oturduklarının da tespit edildiğini kaydetti. Prof. Oğuz, “Oturarak geçirilen zamanı da araştırdık. Çok fazla oturuyoruz. 35-70 yaş arasında erkeklerde hafta içi 6.3, kadınlarda 6.2 saat. Hafta sonunda ise erkeklerde 6.2, kadınlarda 6.5 oranında” diye konuştu.

FATURALARI ÖDEMİYORUZ

Araştırma kapsamında çalışmaya katılan kişilerin geçim sıkıntısı çekip çekmediklerinin de belirlendiğini anlatan Prof. Oğuz, “Araştırmaya katılanların yüzde 5.5’i faturasını ödemede her zaman sıkıntı çekiyor. 14.7’si sık sık sıkıntı çekerken, hiç sıkıntı çekmeyenlerin oranı ise yüzde 44.2. 5 yıl boyunca fatura ödemede sıkıntı çekilip çekilmediği sorusundan ise katılımcıların yüzde 4.6’sının her zaman, yüzde 14.52’sinin sık sık, yüzde 22.3’ünün bazen, yüzde 19.9’unun nadiren, yüzde 38.6’sının ise ödemekte hiç sıkıntı çekmediği bilgisine ulaşıldı” diye konuştu.

KADINLARDA DURUM

Metebolik hastalıkların birbirlerini tetiklediğine dikkat çeken Prof. Oğuz, “Kadınlarda diyabetin görülme oranı 15.5, erkekerde yüzde 13.5, hipertansiyon kadınlarda yüzde 45 iken erkeklerde yüzde 37.5, obezite kadınlarda yüzde 64.3, erkeklerde 34.9, abdominal obezite (bel çevresi) yüzde 38, erkeklerde yüzde 30.9, iperkolesterolemi kadınların yüzde 57.7’sinde, erkeklerin ise yüzde 79.8’inde tespit edildi” ifadesini kullandı.

Seçmeni Ersin’i İstifaya Çağırdı

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Ergenekon soruşturmasının gizli tanığı ‘Munzur’la görüştüğü ortaya çıkan CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’e seçmenleri tepki gösterdi.

Ergenekon’un Erzincan ayağındaki soruşturmanın gizli tanığı ‘Munzur’la görüştüğü ortaya çıkan CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’e seçmenleri tepki gösterdi.

CHP İl Başkanlığı önünde toplanan İzmirli vatandaşlar Ersin’i, darbecilerle iş tutmaktan vazgeçmeye davet etti. ‘İzmir, darbeci vekil istemiyor’ pankartlarının taşındığı protesto eyleminde, Darbelere Karşı 70 Milyon Adım İzmir Koalisyonu adına yapılan basın açıklamasında şöyle denildi: “Militarist siyasetçilerden rahatsızız. Ersin, bir anlık gafletle pijamanın teşhirci karakterini unutmuş. Oysaki pijamalar darbeleri sevmez.”
Darbeye Karşı 70 Milyon Adım İzmir Koalisyonu, CHP İzmir İl Başkanlığı önünde Ahmet Ersin’in gizli tanık ‘Munzur’la görüşmesini protesto etti. ‘İzmir, darbeci vekil istemiyor’ pankartlarının taşındığı protesto eyleminde, Darbeye Karşı 70 Milyon Adım İzmir Koalisyonu adına basın açıklamasını avukat Süphan Erkan okudu.

CHP Milletvekili Ahmet Ersin’in gizli tanık ‘Munzur’ ile görüşmesini eleştiren Erkan, “Güzel İzmir’in kara bahtına düşen gönüllü Ermeni avcısı Canan Arıtman’dan sonra Ergenekon şüphelileri için seferberliğe soyunan Ahmet Ersin de son günlerin flaş ismi oluverdi. Ersin’in İzmir halkını ve Türkiye toplumunu temsil etmediğini düşünüyoruz. Ersin’in CHP’yi de temsil etmediğini düşünmek ve ummak istiyoruz.” diyerek, CHP’nin gereğini yapmasını istedi.

Darbeci vekil ve siyasetçileri kınadıklarını anlatan Erkan, CHP milletvekilini darbecilerle iş tutmaktan vazgeçmeye çağırdı. Ersin’in görüşmeye Munzur’a ‘ayar’ verilmek üzere içinde 80 bin TL olan siyah çanta ile gittiğinin iddia edildiğini hatırlatan Erkan, şunları söyledi: “Özrü kabahatinden büyük olan Ahmet Ersin’in kamuoyuna verdiği imaj, darbecilerle iş tutan siyasetçi imajıdır. Bu durum belki imajdan öte gerçeğe tekabül etmektedir. Biz bu imajdan ve darbe sevdalısı, militarist siyasetçilerden rahatsızız. Pijamanın sivil ve sempatik çağrışımları yanında Ersin’in beyanatı ile kazandığı işlevin önemli olduğunu düşünüyoruz. Anlaşılan o ki Ersin, bir anlık gafletle pijamanın teşhirci karakterini unutmuş. Oysaki pijamalar darbeleri sevmez.”

Erkan, 12 Eylül askerî darbesinin ardından 1982 Anayasası’yla tahkim edilen askerî vesayet rejiminin tüm demokratikleşme çabalarına ve gündemlerine karşın hâlâ dimdik ayakta olduğunu söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye toplumuna vesayet etme kararlılığını muhafaza ettiğini belirten Erkan, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tüm yargısal süreçlere, bilirkişi raporlarına rağmen ‘kâğıt parçası’ ve ‘boru’ ısrarını sürdürdüğünü ifade etti.

AÇILIMA DESTEĞİN TÜM AYRINTILARI

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Başbakan Tayyip Erdoğan, demokratik açılıma destek vermeleri için tiyatro, sinema sanatçıları, yönetmenler ve yapımcıları ağırladı.

Dün Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde yapılan kahvaltılı toplantıya, 62 ünlü isim katıldı. Sanatçılarla tek tek tokalaşan Erdoğan, konuşmasında da açılımı onların eserleri üzerinden anlattı. Kullandığı tabirleri ise sinema dünyasından seçti: “Artık devlet olarak, Türkiye’nin meselelerini geniş çekimle, yakın planla ele alıyoruz. Filler tepişirken çimenler ezilmesin, istiyoruz.”
“Biz artık devlet olarak, hükümet olarak Türkiye’nin meselelerini geniş çekimle, yakın planla ele alıyoruz.” dedi. “Yıllarca sizlerin kadrajına giren meseleler artık bugün bizim de kadrajımıza girmiştir.” mesajını verdi. Demokratik açılımla ilgili hassasiyetlerini de şöyle senarize etti: “Hani, Sevgili Cem Yılmaz ‘Vizontele’de ‘Zeki Müren de bizi görecek mi?’ diye soruyor ya… Zeki Müren’i bilemem ama biz, hükümet olarak olup biteni görüyoruz. Samimi bir gayretin içerisindeyiz.”

Sabah 10.30′da başlayan toplantı, yaklaşık 4 saat sürdü. Toplantıya İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve milletvekilleri de katıldı. 25 sanatçı söz alarak düşüncelerini paylaştı. Oldukça neşeli geçen toplantıda, espriler, tahmin edilenin aksine Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar ve Ata Demirer’den değil Beynelmilel’in yönetmeni Sırrı Süreyya Önder’den geldi. Bazı sanatçılar mesleki problemlerini dile getirirken bazıları da demokratik açılımla ilgili görüşlerini aktardı.

Başbakan Erdoğan da sanatçılar olmazsa sürecin eksik kalacağını ifade ederek, “Sürece omuz vereceğinize, Türkiye’nin yakıcı sorunlarını çözmek noktasında desteğinizi, katkınızı, çabalarınızı esirgemeyeceğinize yürekten inanıyorum. Görüş, öneri ve eleştirilerinizi dikkatle dinleyeceğim ve arkadaşlarım notlarını alacak. Bunların takibini arkadaşlarımla birlikte yapacağımdan şüpheniz olmasın.” diye seslendi. Sanatçılarla yaptıkları bu toplantıların asla ve asla bir yönlendirme amacı taşımadığını da vurgulayan Erdoğan, “Herhangi bir yönlendirmeye sizlerin de prim vermeyeceğinizi biliyorum.” dedi. Başbakan, konuşmasında şu mesajları verdi:

SİZLERDEN İLHAM ALARAK YOLA ÇIKTIK: Sanatçıların ortaya koydukları sorunları görerek, onların eserlerinden yola çıkarak, onlardan güç ve ilham alarak bu yola çıktık. Dolayısıyla, sizin sözleriniz, tavsiyeleriniz, eleştirileriniz bizim için hayati derecede önem arz ediyor. Bugün bizim yaptığımız, sizlerin yıllardır filmlerinizle, dizilerinizle, oyunlarınızla, şovlarınızla dile getirdiğiniz tüm o sorunları gündeme taşımak ve onlara artık somut çözümler üretmek çabasıdır. Adı anılmayan, konuşulmayan, görülmeyen, bilinmeyen, dışlanmış ve itilmiş birçok kesim ve birçok sorun sizlerin sayesinde sahne aldı. Acıları, feryatları, hüzünleri, ihtiyaçları en önce sizler fark ettiniz ve en önce sizler topluma gösterdiniz. Şu anda bizim yaptığımız, işte tüm o kesimlerin, tüm o sorunların sahne almasını sağlamaktır.

AMERİKALILAR SADECE VİETNAM İÇİN ONLARCA FİLM ÇEKTİ:

Amerika’dan binlerce kilometre uzaktaki o savaş, her boyutuyla irdelendi, her boyutuyla eleştirildi, her boyutuyla kamuoyunun gündemine taşındı. Şu anda aynı şekilde Afganistan üzerine, Irak üzerine filmler, diziler yapılıyor. Tarih boyunca bir kitap okuyup hayatı değişen çok sayıda insan var ama son 2 yüzyıl boyunca, kitabın yanında filmlerin, dizilerin, tiyatro oyunlarının da hayatı değiştirecek güce sahip olduklarına şahit olduk.

YILMAZ GÜNEY’İN FİLMLERİNE KULAK VERİLMELİYDİ: Bazen tek bir kare, tek bir sahne, bir seans, bir replik, yüzlerce, hatta binlerce sayfada anlatılabilecek konuyu etraflıca izah edebiliyor. Hollywood yapımı olan ‘Kurtlarla Dans’ filmi, tek başına bütün Amerika’nın, hatta tüm dünyanın Kızılderililere bakışını çok ciddi şekilde değiştirmeyi başardı. Aynı şekilde, bir ‘Malcolm X’ filminin, ‘Mississippi Yanıyor’ filminin, ‘Kökler’ adlı dizinin, siyahilerin toplumsal konumunu ne kadar olumlu etkilediğini, zihinsel bir devrim gerçekleştirdiğini de gördük. Eğer bu ülkenin otoriteleri, Yılmaz Güney’in filmlerine kulak vermiş olsalardı, inanın Türkiye bugün çok farklı bir yerde olabilirdi…

Emekli Maaş Farkı Nasıl Olacak?

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Bakan Dinçer, emeklilerin maaşına yapılması söz konusu olan fark ücretiyle ilgili değerlendirmede bulundu.

Emekli maaşları arasındaki adaletsizliğin Anayasaya Mahkemesi’ne taşınmasını değerlendiren Bakan Dinçer, “Maaş için 2000 öncesi ve sonrası için ayrı bir hesaplama yapıldı. Biz kanunu uyguladık. Eğer karar aleyhimize çıkarsa, fark için yapılacak ödeme 8 milyar lirayı bulur” dedi…

Yaklaşık 4 milyon emekli gözünü Anayasa Mahkemesi’ne çevirdi. İşçi, Memur ve Bağkur Emeklileri Derneği Başkanı Hamdi Öz maaşlar arasındaki farkın giderilmesi için Ankara 5’inci İş Mahkemesi’ne dava açmıştı. İş Mahkemesi de bilirkişi raporunun ardından dosyası Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi.

Yüksek Mahkeme’nin olumlu karar vermesi durumunda emekli maaşlarına yüklü bir zam gelecek. Davanın Anayasa Mahkemesi’ne gitmesini İstanbul Sanayi Odası’nın İstanbul Sanayi Forumu 2010 yılı 2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı sonrası gazetecilere değerlendiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, emekli maaşı hesaplanırken 2000 yılından önce ve sonrası için farklı formüller uygulandığını söyledi.

ALEYHTE ÇIKARSA…

Dinçer, “Biz kurum olarak kanunun ön gördüğü formüllerle hesaplamalarımızı yaptık. Onun dışındaki kararlar yerindelik kararı olacaktır” dedi. Anayasa Mahkemesi’nden aleyhte bir karar çıkması halinde bunun ülkeye bir maliyetinin olacağını savunan Dinçer, şöyle devam etti:

“Bunun da farkında olunmak gerekir. Aşağı yukarı bizim tahminlerimize göre böyle bir değişikliğin yapılıyor olması ve geçmişe yönelik birtakım ödemeler söz konusu olursa 8 milyara yakın ek yük getirecek bir taleptir. Şu anda yargı aşaması devam ediyor. Yargının vereceği karar bizim uygulayacağımız karar olur.’’

TEKEL’DE KARARI BEKLİYORUZ

Bakan Dinçer, Danıştay’ın TEKEL işçileri ile ilgili aldığı kararı incelediklerini de kaydederek, bununla ilgili nihai kararın verilmesini beklediklerini bildirdi. Dinçer, “Şayet bu karar gecikecek olursa, biz onunla ilgili ek bir tedbir düşündük. Belki işçilerimize ek bir süre vererek, yeniden müracaatlarını alacağız. O süreyi kullananlar 4C ile işine başlayacaklar. Kullanmayanlarsa kendi hayatlarına başka türlü devam edebilirler’’ şeklinde konuştu.

PRiM BORÇLUSUNA 2 MÜJDE

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, kriz sonrasında sosyal güvenlik prim borcu bulunanlara yönelik bir affa şahsi olarak karşı olduğunu ancak, bazı kolaylıklar gösterebileceklerini söyledi. Prim borcu için 2 çalışmayı hayata geçireceklerini belirten Bakan Dinçer, “Prim borcunun gecikmeli ödenmesi halinde ilk 3 aydaki faiz oldukça yüksek. Bunu kabul ediyoruz. Bu yüzden ilk 3 aylık faiz oranlarını düşüreceğiz. Siz de borcunuzu çabuk ödeyin” dedi.

BORCU YOK YAZISI

Diğer bir çalışmanın da geçmişte prim borucu yapılandırması gerçekleştirmiş olup da ödemesini aksatanlara yönelik olacağını ifade eden Dinçer, “Eğer bir sanayicinin 2008’de ödemediği borcu varsa, ancak 2009’da 3 ayda borcunu ödediyse biz yaptığı ödemeleri 2008 yılına sayacağız. Dolayısıyla onun yeniden yapılandırmasını bozmayacağız” dedi, Sanayicileri aldığı borcu yoktur yazısı için de bir çalışma yürüttüklerini kaydeden Dinçer, yazı ile ilgili hem süreci kısaltacaklarını hem de borcu varsa bile kendilerine evraklarının verileceğini bildirdi.

Dinçer, “Maliye’den tahsilatınız varsa, bankadan kredi alıyorsanız size ‘borcu şu kadar vardır’ diyerek bir evrak vereceğiz. Bu evraktan kamu görevlisi bizim adımıza borcumuzu tahsil edecek. Her halükarda sizden paramızı bir şekilde alacağız” dedi.

UYGUN EĞİTİM İÇİN ADIM

Bakan Dinçer, piyasanın istediği şarta elaman yetiştirilmesi için de bir çalışma içerisinde olacaklarını kaydetti. Bununla ilgili TOBB önderliğinde işçi ve işveren temsilcileri ile görüşmeler yapacaklarını ifade eden Dinçer, “Türkiye genelinde tüm iş gücünü analiz edeceğiz. Piyasanın ihtiyacına göre eleman yetiştirilmesi için çalışacağız. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı, İşKur ve bölge odalarla çalışmalar yapacağız” diye konuşu.

İSTİHDAMI KORUMAK İÇİN DE ÇALIŞILMALI

İSO Başkanı Tanıl Küçük, kriz karşısında alınan önlemlerde, ilave istihdamın desteklenmesinin öne çıktığını belirterek, ‘’Mevcut istihdamın korunması ise bir yerde ihmal edildi’’ dedi. Bu anlamda en kalıcı kapsamlı desteklerin başında prim indirimlerinin, birplan çerçevesinde kademeli olarak devam ettirilmesinin geldiğini ifade eden Küçük, kredim tazminatı konusunda da çalışma yapılmasını istedi.

İŞÇİYE GİDİYORUM SANAYİCİ DİYORLAR

İSO tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Meslek Komitelir Ortak Toplantısı’na 170’e yakın sanayici katıldı. Sanayici Selahattin Akaydın kayak sırasında ayağını kırdığı için toplantıya bastonla katıldı. Toplantıda söz alan 7 sanayici Bakan Dinçer’e istihdam üzerindeki yükselden vergilerden ve kıdem tazminatından şikayet etti. Bakan Dinçer de işçi ve işverenlerden dert yandı.

ÇÖZÜMDE KİMSE YOK

Her iki kesimin sorunların tespitinde ortak noktada buluştuğunu, ancak çözümler noktasında bir araya gelmediğini belirten Dinçer, “İşçilerle toplantı yapıyoruz, ‘sanayici gibi konuşuyorsun’ diyorlar. Sanayicilerle bir araya geliyoruz, ‘işçi gibi konuşuyoruz’ diyorlar. Demek ki işi doğru yapıyorum. Biraz sizin canınız yanacak biraz işçilerin sorunları bir şekilde halledeceğiz” şeklinde konuştu.

Aldattığı İçin Eşinden Özür Diledi

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Oscar ödüllü ABD’li oyuncu Sandra Bullock’ın aldatıldığı için evi terk etmesi Hollywood’u karıştırdı.

Ünlü oyuncu, eşi Jesse James’in ofisinde birkaç kez Michelle McGee adlı dövme mankeni ile birlikte olduğunu öğrenince, evi terk etmişti.

Bu gelişmeler üzerine West Coast Choppers adlı özel yapım motosiklet şirketi olan Jesse James, kamuoyu önünde eşinden özür diledi.

James’in adına açıklamayı, halkla ilişkiler sorumlusu yaptı. James, “Bütün bu olup bitenlerden dolayı sorumlu tutulması gereken sadece bir kişi var: O da benim” dedi. İlk evliliğinden iki, ikinci evliliğinden de bir çocuğu bulunan Jesse James’in, açıklamasında eşi Bullock’a ve yakınlarına kendisini bağışlamaları için yalvardığı belirtildi. Hayli dokunaklı mesajında James, “Olanlar eşime ve çocuklarıma tarifsiz acı ve sıkıntı verdi. Onlara bunları yaşattığım için çok üzgünüm. Umarım bir gün beni affederler” diye konuştu. Bu arada Bullock’u aldattığı manken Michelle McGee de James’i suçlayarak, “Bana ayrı yaşıyorlarmış gibi izlenim verdi” dedi.

Hafızanızı Hayallerle Güçlendirin

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Bilim adamları, hayal kurmanın hafızayı güçlendirdiğini söylüyorlar.

Kimi insanlar, kendisini bir hayal denizinde görür ve gün içinde uzun hayallere dalar. Peki, siz ne sıklıkta hayal kuruyorsunuz? Bilim adamları, hayal kurmanın hafızayı güçlendirdiğini söylüyorlar.

The Daily News’te yer alan habere göre, her şeyi kolayca hatırlayamıyorsanız, kendinizi hayal denizine bırakmalısınız.

New York Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, ara vermeksizin birkaç işte performans gösteren insanların hafızalarının zayıf olduğu açıklanıyor. Ancak, ara vererek zihnini dinlendiren insanların ise hafızalarının daha güçlü olduğu ve her şeyi daha iyi hatırladıkları bulundu.

Yaşları 22 ile 34 arasında değişen, 16 kadın ve erkeğin katıldığı çalışmada, katılımcılar objelere, yüzlere ya da manzaraya bakarken MR makinesiyle beyinleri tarandı. Verilere göre, görüntü çiftlerine baktıktan sonra ara veren katılımcıların daha iyi hatırladıkları görüldü.

Aşkınıza bağlı olun, bağımlı değil

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Bağımlılık denilince akla ilk olarak uyuşturucu, kumar, alkol gibi kötü alışkanlıklar geliyor. Aslında aşk da, seks de bağımlılık yaratabiliyor. Peki her âşık olan, bağımlı olmaktan korkmalı mıdır, ya da birini çok seviyorsanız, bu, bağımlı olduğunuz anlamına mı gelir? Bu soruların cevabını aşk ve seks bağımlılığı konusunda uzmanlaşmış Psikolog Alper Aksoy ile konuştuk.

Aşk bağımlılığını nasıl tanımlayabiliriz?

Hoşlanmak, sevmek, romantik aşk, tutkulu ya da patolojik aşk olarak sınıflandırılan ilişki biçimleri arasında aşk, hoşlanmanın ötesinde olan bir kavramdır. Aşk bağımlılığıysa tüm bunların daha saplantılı bir şekilde yaşanması halidir. Kişi, yanlış olduğunu bildiği halde o ilişkiyi yaşamaya devam ediyorsa, karşısındakiyle özdeşleşip benlik sınırlarını kaybetmişse, ayrılık kişi için ölümle eş değerse, toplumdan soyutlanmış bir şekilde kendini partnerine adamışsa ya da boşandığı halde olmasalar bile bireyler birbirinden kopamaz. Tutku ağırlık kazanırsa, o zaman karşımızdakini hep isteriz. Kişi partneri için onu çok seviyorum, onu çok özlüyorum diyorsa bu aşktır. Ama kişi, onsuz olamam, onsuz yaşayamam diyorsa bu bağımlılıktır. Yani bir anlamda ölümüne aşk dediğimiz patolojik bir tutku söz konusudur

Bağımlı kişilikler bu duruma daha mı yatkın?

Aslında herkes bağımlı olabilir. Bağımlılık bir davranış biçimidir. Yoğun alkol alanlar, içki içmezse uyuyamaz, iştahı kaçar. Alkolün midesine ve kendisine verdiği zararı bile bile alkol kullanmaya devam eder. Tutkulu bir aşkta da, âşık olduğunuz kişiyi görmediğiniz zaman uyuyamaz, yemek yiyemez ve onun size zarar vermesine rağmen ilişkinizi sürdürürsünüz. Tüm bağımlı davranışların ya da tutkulu bağlılıkların bir benzerliği vardır. Davranış biçimi ‘bağımlılık’ olan kişilerde, bağımlı olduğu şeyi bırakıp başka bir şeye bağımlı olma ihtimali çok yüksektir. Bağlılık duygusu insanca bir ihtiyaçtır. Yaşamın çeşitli kesimlerinde, kimi zaman tümünde hissedilebilir. Bağlılık daha çok bir yakınlık ve sevgi duygusu olarak açıklanabilir. Bağlılıkta kişisel özgürlük sınırlarımız belirlidir. İnsan kendini bağlı hissedebilir, ancak bu duygu insanın bağlı olduğu nesne ya da kişi olmadığı zaman yaşamını devam ettirmeye engel oluşturmaz. Bağımlı kişiler, sadece aşka değil, arkadaşlarına, çocuklarına ya da ailelerine de bağımlı olabilir…

Anayasa paketi muhalefete gidiyor

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Anayasa değişiklik paketi dün muhalefete gönderilemedi. Ak Parti hukukçuları ve kurmaylarının yaptıkları çalışmaların ardından son şekli verilen paketin pazartesi günü muhalefet partilerine gönderilmesi kararlaştırıldı

Ak Parti, anayasa değişiklik paketini dün görücüye çıkartamadı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün sabah Ak Parti il başkanları toplantısında paketin, akşam saatlerinde muhalefete ve STK’lara gönderileceğini söylemesine rağmen gün içinde yöntem değişikliğine gidildi. Ak Parti kurye ile gönderme düşüncesinden vazgeçerek paketi muhalefete elden vermeyi kararlaştırdı. Pazartesi günü paketle ilgili görüşmek için TBMM’de grubu bulunan muhalefet partilerinden randevu alan AK Parti’nin hukukçuları dün akşam saatlerine kadar çalışmalarını sürdürdü.
Genel Merkez’de saat 09.00’da başlayan anayasa toplantısında, aralarında Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Ak Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ’ın da bulunduğu Ak Parti hukukçuları gün boyunca paket üzerinde çalıştı. Paketin içeriğinin dün de kamuoyuna resmen açıklanmaması, “muhalefetin desteğini almaya dönük” bazı değişiklik çalışmalarının sürdüğü şeklinde yorumlandı.

Maddeler mi artıyor?
Ak Partili kurmaylar ise paketin muhalefete neden dün gönderilemediği ile ilgili olarak, “Bitirdik ama geç oldu. Ayrıca paketi elden götürmenin daha doğru olacağını düşündük. Bu nedenle pazartesiye kaldı” demekle yetindi. Ancak kulislerde madde yazımında bazı sorunlar yaşandığı ve paketin sürekli değiştiği için tamamlanamadığı konuşuldu. Kulislere, madde sayısının artması nedeniyle paketin tamamlanamadığı bilgileri de yansıdı. Ak Parti yönetimi mini paketin 15’e yakın maddeden oluşacağını açıklamıştı.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Ak Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ pazartesi günü TBMM’de bulunan siyasi partileri ziyaret ederek paketi götürecek.
Ak Parti pazartesi günü ilk olarak saat 10.00’da CHP grubunu ziyaret edecek. Ak Parti heyeti CHP Grup başkan Vekilleri Hakkı Suha Okay ve Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşecek. MHP’nin de saat 13.30’a Ak Parti’ye randevu verdiği bildirildi. Görüşmeyi MHP adına Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır’ın yapacağı öğrenildi. BDP ise Ak Parti’ye saat 12.00 için randevu verdi.
Ak Parti bu görüşmelerin ardından, başta DSP olmak üzere seçimlerde yüzde 1’in üstünde oy alan diğer muhalefet partilerine de gidecek. Ak Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ anayasa değişikliğiyle ilgili çalışmaların bittiğini belirterek, “Paketi de biz elden götüreceğiz” dedi. Ak Parti’nin anayasa paketini basına da pazartesi gününden önce vermeyi düşünmediği öğrenildi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Genel Merkez’deki toplantı sonrası yaptığı açıklamada anayasa paketi ile ilgili sivil toplum örgütleriyle de temaslarının olacağını söyledi.

Mustafa Birden: İnşallah Meclis’te düzeltilir
Seçilmişleri ve Atanmışları İzleme Derneği’nin Gazi Üniversitesi’nde düzenlediği “Türkiye’de Yılın Adamları ve Kuruluşları” ödül törenine katılan Danıştay Başkanı Mustafa Birden, gazetecilerin HSYK’nın yapısının değiştirilmesine ilişkin sorusunu şöyle yanıtladı: “Defalarca söyledik. Gerek alt mahkemelerde, gerekse üst mahkemelerde ayrışıklık varmış gibi gösterilmesi, HSYK’nın kamuoyuna şikâyet edilmesi, yüksek yargının bazı kararlarının eleştiri sınırlarını aşarak kamuoyuna yansıtılması işte bu hazırlıkların ön hazırlığıydı. Kurulda iki Danıştay üyesi vardı, 1’e düşürülüyor. Yargının bağımsızlığı için Cumhurbaşkanı’nın seçtiği üye sayısının azaltılması gerekir ama burada kontenjan artırılıyor. Yüksek yargının kuruldaki etkisini kaldırmaya yönelik olduğu yolundaki düşünceyi pekiştiriyor. İnşallah Meclis’te düzeltilir.”

Okay: CHP pakete destek vermeyecek
CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Suha Okay, “Geri adım projeleri tavrımızı etkilemez. CHP hiçbir şekilde bu pakete destek vermeyecektir” dedi. Okay, TBMM’de gazetecilerin sorularnı yanıtladı. Ak Parti’nin değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri gündeme getirmesi halinde, paketin TBMM Başkanı tarafından iade edilmesi gerektiğini söyleyen Okay, “Şartlı destek şeklindeki yorumlar doğru değildir. Geçici 15. maddeyi tek başına getirirlerse büyük bir uzlaşmayla anayasadan çıkar, anayasa da bu ayıptan kurtulur” diye konuştu.
ANKARA Milliyet

Özbudun: Değiştirilmez maddeler korunmamalı
Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun, yeni anayasalar yapılırken, değiştirilmez hükümlerin her zaman tartışma konusu olduğunu ifade ederek, “Yeni anayasalarda değiştirilmez maddeleri korumak çağdaş demokrasilerle bağdaşmaz. Hâkim görüş, cumhuriyet ilkesi dışında diğer hükümlerin değiştirileceği yönündedir” dedi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından düzenlenen sempozyumun “Anayasaları Değiştirmek” başlıklı oturumunda konuşan Prof. Dr. Özbudun, anayasaları yapmak için özel kurucu meclislere gerek olmadığını, seçilmiş yasama meclisinin anayasa yapabileceğini söyledi. Özbudun, TBMM’nin 139 oyla normal bir yasayı kabul edebildiğini, anayasa değişikliği için ise asgari 330 oya ihtiyaç bulunduğunu, referanduma gerek kalmaması için ise 367 kabul oyunun gerektiğini anlattı…

Komedi değil polisiye…

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Yavuz Turgul, Şen ile Yılmaz’ı buluşturacak olan yeni filminin adını ‘Avcı’ olarak belirledi. Filmde Melisa Sözen de rol alacak

Bugüne kadar “Eşkıya”, “Muhsin Bey” ve “Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni” gibi Türk sinema tarihinin önemli filmlerine imza atan Yavuz Turgul, senaryosunu da kendisinin yazdığı filmine “Avcı” ismini verdi. Filmde Şener Şen ve Cem Yılmaz’a genç kuşağın üç başarılı oyuncusu Melisa Sözen, Okan Yalabık ve Cansu Koç eşlik edecek. Çekimleri nisan ayının ikinci haftası başlayacak olan filmde Şen, Yılmaz ve Yalabık polisi canlandıracak. Şen’in yıllar sonra mesleğine dönen bir emekli başkomiseri oynayacağı film boyunca üç polis oldukça zor bir cinayeti çözmeye çalışacak. Emniyet Müdürlüğü içinden çıkamadığı cinayeti çözmek için mesleğindeki ustalığıyla nam salan Şen’den destek isteyecek.

Melisa, Yılmaz’ın karısı olacak
Filmde Melisa Sözen, Cem Yılmaz’ın eşini, Cansu Koç ise Okan Yalabık’ın sevgilisini canlandıracak. Önümüzdeki günlerde filmin okuma provaları için bir araya gelecek ekipten Şener Şen bir süre önce, “Cem Yılmaz ile Şener Şen bir araya geliyor diye kimse bizden komedi filmi beklemesin. Farklı türde bir film çekeceğiz” açıklamasını yapmıştı. İlk filmi “Her Şey Çok Güzel Olacak”tan sonra ilk kez başka bir senaristin filminde rol alacak olan Yılmaz ise “Filmle ilgili Yavuz Turgul ve Şener Şen ustalarım bir açıklama yapmadan bir şey konuşmam doğru olmaz. Beni çok heyecanlandıran bir proje… Çekimlerin başlamasını bekliyorum” diye konuştu.

‘Başkası adına hesap açmak elektronik delilik’
Cem Yılmaz, son dönemde twitter’da kendisinin yazdığı iddia edilen esprilerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde hesabının olmadığını belirten Yılmaz, “İnternet dünyasının popüler paylaşım sitelerinde (facebook-Twitter vb.) herhangi bir sanal hesabım ve girişimim yoktur. Çağın sorunu kabul ettiğim “elektronik delilik” diye tabir edilebilecek, başkası adına hesap açmak hastalığından muzdarip bazı kişiler tarafından adıma duyurular ve açıklamalar yapılmaktadır. Bu sayfalardaki yorumların ‘Cem Yılmaz’dan inciler, Cem Yılmaz twitleri’ şeklinde tüm medyada yer almasından dolayı, size bu duyuruların ve yorumların benim tarafımdan yapılmadığını bildirmek isterim”dedi…

Kameralı Sohbet Nedir?

Yazar admin Yayın Tarihi 21 Mart 2010

Dünyanin Bir Çok İnternet Kullanıcısı Kameralı Sohbet’in Sadece Msnde Olduğunu Bilir.Ancak Kameralı Sohbet, Sesli Sohbet ve Sesli Chat’ın Sadece Msnden Olmadığı Bir Kesin.Kameralı Sohbet Edebileceğimiz Bir Çok Site Var Artık.Özelliklede Bunların Başında Sesli Chat Siteleri Gelmekte.Sesli Chat Siteleri Gün Geçtikçe Ülkemizde Popüler Hale Gelmeye Başladılar ve Her Geçen Gün Kullanıcı Sayısı Artmaktadır.

Sesli Chat ve Sesli Sohbet Sitelerinde Nasıl Kameralı Sohbet Ederim Diye Soran Arkadaşlara Bu Aradan Seslenmek İstiyorum.Arkadaşlar Her Hangi Bir Sesli Chat,Sesli Sohbet Sitesine Girdikten Sonra İçinde Bulunmuş Olduğunuz Sohbet Odalarında Hem Kendi Kameralarınızı Aça Bilirsiniz,Hemde Karşınızda Sizlerle Birlikte Sohbet Eden Arkadaşlarınızın Kamerası Açık İse Canlı Bir Şekilde Onları Göre Bilirsiniz.

Kameralı Sohbet Odalarında Nasılmı Kamera Açabilirsiniz?

Kameralı Sohbet Odalarına Bağlandıktan Sonra,Yazı Yazıp Ekrana Göndermiş Olduğunuz Yerin Üzerindeki Kamera İkonuna (İşaretine)Tıkladığınız Taktirde Kameranız Açılacaktır.Kamerası Açık Olan Bir Arkadaşı Kamerada Canlı Bir Şekilde Görmek İçin Kullanıcıların Niklerinin Yanındaki Kamera İkonlarına Tıklarsanız O Anda Hangi Kullanıcının Kamerasına Tıklamışsanız O Kişinin Görüntüsünü Canlı Bir Şekilde Karşınızda Görebilirsiniz.

Kameralı Sohbet Etmek İçin Doğru Adrestesiniz Arkadaşlar.Yapmanız Gereken Yukardaki Kameralı Sohbet Girişine Tıklamanız Gerekmektedir.Hepinize Hoş Sohbetler Diliyoruz…