Efendim, Sebebi Ziyaretimiz Malum

Efendim, Sebebi Ziyaretimiz Malum

mirim, artık yaş kemale erdi. gelecek kaygısı sardı dört bir yanımızı, hatta duymayan kalmadı bu feryadımızı.

Büyüklerimizin bizden istediği birkaç şey vardır; haklıdırlar elbetteki. (bazılarınıza öyle gelmeyebilir tabi ki, saygımız sonsuz haliyle) İsteklerini kısaca özetleyelim de uzun uzun anne öğütlerine bağlamayalım sonra; sonuç olarak bizden istedikleri, nasipse iyi bir iş, hayırlı bir eş, mutlu ve rahat bir hayat. Bu kadar.
Nasipse iyi bir iş kısmını geçip, hayırlı bir eş’e gelmek istiyorum ve bu hayırlı eş kısmının en berbat olaylarını deşmek istiyorum efendim. İlk konum da; ”kız isteme” mevzusu.

Yazımızda sanal reklam uygulaması yoktur.
İyi seyirler…

Kız İstemeye Giriş I
Efendim öncelikle evlenecek genç ve cevval bünyelerin bu kararı kendi başlarına aldıklarını kabul ediyoruz. Ortada görücü usulü gibi bir durum yok. Yıllarca takılan gençlerimiz sonunda iki gönül bir olunca samanlığı seyrana çevirir gazıyla evlenmeye karar vermişler. Önce makara olarak başlayan bu karar, sonunda yağız delikanlımızın tercihen diz üstüne çökerek elinde kırmızı bir kutu içerisindeki yüzüğü sevgili yarenine uzatıp “evlen benlen” demesiyle ciddiye binmiş, olaya iki tarafın büyükleri karışmış ve kız istemeye gidilmiştir.
Kız istemeye gidilirken yanınızda bulunması gerekenler;

1- bir adet çiçek
2- bir adet çikolata
3- bir adet emir
4- bir adet kavil
5- söz yüzüğü
6- en az iki aile büyüğü (tercihen anne baba)

Başvuru için gerekli materyalleri toplayan yağız delikanlı, kızın ailesinin kapısını çalar ve içeri girerler. evet yaparlar bunu o kadar kararlıdır yani. fakat gerekli materyaller kısmında şöyle bir sıkıntı vardır; aile büyüğü olarak anne babanın yanında dede, nene, dayı, amca, mahallenin sevilen siması ali dayı, daha önce hiç görmediğini, muhtemelen hiç kimsenin de görmediği bir adam da gelmiştir kız istemeye. korkmaya lüzum yok. zaten kız tarafında da durum pek farklı değildir. gerekli gereksiz bütün akrabalar oradadır. süslenip püslenilmiştir, falandır filandır. (buraya not düşmem gerekiyor gelenler arasında büyük ihtimalle kardeşler falan da vardır ve büyük ihtimalle zorla getirilmişlerdir. hatta gelmeden önce “ben niye gelecem, ben mi istiyorum kızı” demiş olması muhtemeldir.)

erkek tarafı, kız evinin (aynı zamanda naz evi de olmaktadır kendisi) salonuna bir tribün edasıyla kurulur ki zaten sayıları bir taraftar güruhuna yakındır. bir tarafta erkek tarafı güruhu, diğer tarafta kız tarafı güruhu vardır ve sanki birazdan sarıııı, laciveeeerrrtttt, şeklinde tezahürat yapacaklardır.
o sırada perde arkasında (ki orası mutfa oluyor) müstakbel gelin ve arkadaşları bulunmaktadır. ve illaki bir tanesi hangisi seninki kız diye sorar. bu kızın fazla üstüne gidilmemelidir. o güruhun içinden damadı seçemiyor olması onun suçu değil ki. yapmayın bunu. lütfen ama…

yaklaşık 28 tane cezveyle kahve yapımı başlamıştır. üretim bandı sistemiyle pişirilir kahveler; bir kişi cezveyi doldurur, diğeri pişirir, bir diğeri fincanlara doldurur, müstakbel gelinimiz de servisi yapar. bu çabalarından dolayı kutlanmalıdırlar. çok zor bir yükün altından kalkmaktadırlar çünkü biraz sonra kahve servisinde büyük ihtimalle damadın annesi kahveye bakıp köpük oranını ölçecektir. köpüklü olmamışsa da gelinin yüzüne ekşimsi bir bakış fırlatacaktır. (anne, ben yapmam deme. yaparsın işte sonuçta gelinin olacak yani.)

salona geri dönersek; az önceki büyük taraftar güruhu kahve öncesi ve sonrası saçma sapan muhabbet etmektedirler. ve bu kesinlikle havadan ve sudan muhabbettir. nasıl mı? şöyle ki; “havalar da ısındı/soğudu mirim…”, “sizin buraların suyu içiliyo mu? bizim oraların içiliyo/içilmiyo.”
ve belki maç muhabbeti yapılır; ama bu pek tercih edilmez genellikle ve dünürlük müessesesi kurulması sonrasına bırakılır.
ve işte geldik o ana; o bütün bu curcunanın yaşanmasına sebebiyet veren ana; sebebi ziyareti açıklamaya. bundan sonrasını storyboard’da izliyoruz efenim:

Damadın babasının ceketini düzelttiğini görürüz.
Bu sırada anne, kızın annesinin yüzüne bakmaktadır.
Kamera kızın babasının yüzüne döner, kızın babasının gergin olduğunu görürüz.
Kesmeyle plan değişir, damadın babası konuşmaya başlar. “efendim, sebebi ziyaretimiz malum”
Damadın babasının konuşmasıyla beraber kamera genel bakış alır.
Sonra mutfağın kapısından salonu izleyen heyecanlı gelini görürüz.
Kamera sola pan yapar, damadın babası konuşmasına devam etmektedir. “gençler birbirlerini sevmişler.”
Damadın yüzü kadrajı doldurur, heyecanı gözlerinden okunmaktadır.
Sırayla titreyen ellerini, dudaklarını ısırmasını, alnından damlayan terleri görürüz.
Baba konuşmaya devam etmektedir. “Allah’ın emri, peygamberin kavliyle kızınız bimemkimi…”
(Gergin bir müzik çalmaya başlar. [Kalp ritmi de olabilir])
Kesme; damadı görürüz.
Kesme; gelini görürüz.
Kesme; damadın annesini görürüz.
Kesme; gelinin annesini görürüz.
Kesme; gelinin babasını görürüz.
Kesme; damadın babasını görürüz.Konuşmaya devam etmektedir. “oğlumuz bilmemkime istiyoruz.”

ve artık kız istenmiştir. en heyecanlı kısım bitmiştir artık. bundan sonrası tamamen yalandandır. kızın babası “ee dediğiniz gibi gençler anlaşmışlar, karar vermişler, bize de olur demek düşer.” diyecek ve söz yüzükleri takılacaktır. mutlu mesut olunacaktır.
bu kadar işte istedik, bitti, gitti…
bi sonraki konum da (nasipse tabi) düğün mevzuları üzerine olacaktır…
iyi günler efendim…

YuReKTeN

Her gün bir şey umuyoruz ve bir şey bekliyoruz ancak bazen hiçbir şeyin değişmeyeceğinin farkındayız, ancak yine de beklemeye devam ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir