Nvidia Tegra 2 tabanlı Aigo N722 ön-siparişe sunuldu

Nvidia’nın Tegra 2 platformunu kullanan Aigo N722, Japonya’da ön-siparişe sunuldu. 7.7-inç boyutunda ekrana sahip olan Android 2.2 tabanlı tablet bilgisayar, ARM Cortex A9 mimarisini temel alan ve 1GHz’de çalışan çift çekirdekli Tegra 250 işlemcisiyle (SoC-Yongada sistem) 1080p çözünürlüğündeki yüksek tanımlı videoları sorunsuzca oynatabiliyor. 800 x 480 piksel çözünürlüğünde kapasitif dokunmatik ekrana sahip olan tablet bilgisayar, 512MB RAM ve 4GB depolama kapasitesi sunuyor. Kablosuz bağlantı ve internet erişimi için 802.11n WiFi ile birlikte 3G, Bluetooth ve GPS teknolojilerine destek sunan cihazın diğer özellikleri arasında, 1.3 MP çözünürlüğünde kamera, G-sensörü, daha fazla depolama alanı için microSD kart slotu, 3G için SIM yuvası ve kulaklık girişi ile HDTV ya da LCD monitörlerle bağlantı için HDMI konnektörü gibi detaylara yer veriliyor.

Android 2.2 işletim sistemi sayesinde Adobe Flash 10.1 için tam destek sunan Aigo N722, gerek ekran boyutu gerekse de sahip olduğu donanım platformu ile Samsung Galaxy Tab’ın en dişli rakiplerinden birisi olacak gibi görünüyor. Fiziksel ebatlarına baktığımızda, 465 gram ağırlığında ve 14mm kalınlığında olan Aigo N722′nin Japonya satışına 31 Aralık’ta başlanması beklenirken 613 dolar seviyesindeki etiket fiyatıyla bugünden itibaren ön-sipariş listelerindeki yerini almaya başladığı bildirildi.

Komedyenler darphane gibi!

Adeta Merkez Bankası gibi çalışan ünlü komedyenler birbirini ardına çektikleri ya da oynadıkları filmlerle paraya para demiyor.

Cem Yılmaz, Ata Demirer, Şahan Gökbakar ve Yılmaz Erdoğan yer aldıkları 17 filmde toplam 353 milyon 486 bin 917 lira hasılat elde ederek Yeşilçam’ı da şahlandırdı.

REKOR ONDA

CEM YILMAZ: Başrolünde olduğu 6 filmle adeta hâsılat rekoru elde ederken, A.R.O.G’ta kazandığı parayı hiçbir işinde kazanamadı. ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’ filmiyle sinema dünyasına giriş yapan Yılmaz, 1milyon 239 bin 15 kişilik gişesiyle 8 milyon 876bin 525 lira hasılat elde etti. Ardından G.O.R.A filmiyle 4 milyon bin 711 kişiye ulaşan Yılmaz bu filminden de 25 milyon 398 bin 617 lira hasılat elde etti. Sonrasında Savaş Ay ile davalık olduğu filmi Hokkabaz’ı çeken ünlü komedyen 1milyon 710 bin 212 kişiye ulaşarak 12 milyon 985 bin 182 lira kazandı. En çok gişe hasılatı kazandığı filmi A.R.O.G’u çeken ünlü komedyen, 3 milyon 707 bin 86 kişiyle, 30 milyon 424 bin 262 lira gelir elde etti. Ardından çektiği Yahşi Batı filmi ile de 2 milyon 323 bin 61 kişi ile 20 milyon 856bin 555 lira kazandı. Sadece oyuncu olarak yer aldığı Av Mevsimi ile de 2 milyon 95 bin 964 kişiye ulaşarak 19 milyon 638 bin 888 lira hasılat elde ederek bu anlamda kırılması zor bir rekora imza attı. 6 filmiyle toplamda 118 milyon 180bin 29 lira gelir sağlayan Yılmaz, en başarılı komedyenlerin başında geliyor.

ATA DEMİRER: Eyvah Eyvah serisinin ilk filmi, 2 milyon 459 bin 815 kişi tarafından izlenirken toplamda da 21milyon 723bin 367 lira hâsılat elde etti. Serinin ikinci filmi Eyvah Eyvah 2 ise 8’nci haftasında olmasına rağmen 3 milyon 863 bin 632 kişi tarafından izlenerek 36 milyon 110 bin 820 lira gelir elde etti. Ve iki filmle birlikte şu ana kadar 57 milyon lira kazanmış oldu. Demirer daha öncesinde de başrol oynadığı Osmanlı Cumhuriyeti filmi de 1 milyon 423 bin 303 kişi tarafından izlendi ve 11milyon 474 bin 933 lira hâsılat elde etti. Ata Demirer başrolünde oynadığı 3 filmi 68 milyon 500 bin lira hâsılat elde etti.

ŞAHAN GÖKBAKAR: Recep İvedik tiplemesiyle hayran kitlesinin epey arttıran Şahan Gökbakar, serinin ilk filmi Recep İvedik ile 4 milyon 301bin 641 kişiye ulaştı ve 30 milyon 172bin 270 lira hâsılat elde etti. Bu seyirci sayısıyla ikinci filmi de çeken Gökbakar, ‘Recep İvedik 2’ ile de 4 milyon 333 bin 116 kişiyle 33 milyon 493 bin 186 lira hâsılat elde etti. ‘Recep İvedik 3’ filmi ile de 3 milyon 325 bin 842 kişiye ulaşıp 28 milyon 710 bin 632 lira kazandı. Ünlü komedyen toplamda 92 milyon 376 bin 88 lira gelir elde etmiş oldu.

YILMAZ ERDOĞAN: İlk filmi Vizontele’yi 3 milyon 263 bin 639 kişi izledi ve 21milyon 234 bin 176 lira hasılat elde etti. Ardından devam filmi niteliğindeki Vizontele Tuuba ile seriye devam eden Erdoğan, 2 milyon 894 bin 802 kişiyle 16 milyon 856 bin 321 lira hasılat elde etti. Sonrasında Cem Yılmaz’ın da konuk oyuncu olarak yer aldığı filmi Organize İşler ile de 2 milyon 618 bin 244 kişiye ulaşan Erdoğan buradan da 17 milyon 180bin 297 lira hasılat elde etti. BKM mutfak oyuncularıyla yer aldığı filmi Neşeli Hayat ise 1milyon 125 bin 601 kişiye ulaşan Erdoğan toplam da da 9 milyon 661bin 267 lira hasılat elde etti. Ardından yapımcılığını yaptığı ve konuk oyuncu olarak yer aldığı yine BKM Mutfak oyuncularının yer aldığı, Çok Filim Hareketler Bunlar’ı çeken ünlü komedyen buradan da 1milyon 141bin 448 kişiye ulaştı ve 9 milyon 498 bin 739 lira hasılat elde etti. Ünlü komedyen çektiği 5 filmle de toplamda 74 milyon 430 bin 800 lira kazandı.

Güzellik uykusu işe yarıyormuş!

İsveçli bilim adamları, yaptıkları araştırmayla “güzellik uykusu”nun işe yaradığını ortaya koydu.

Stockholm’deki Koralinska Enstitüsündeki bilim adamları, güzellik uykusunun bilinen bir kavram olmasına rağmen bilimsel destekten yoksun olduğunu düşünerek araştırma için kolları sıvadı. Araştırmada, iyi bir uyku çekenlerin, uykusuz kalanlara göre daha çekici ve sağlıklı olduğu belirlendi.

Araştırmaya katılan gönüllülerin, 8 saat uykudan sonra ve 31 saat uyanık tutulduktan sonra fotoğraflarını çeken bilim adamları, uyku yoksunu katılımcıların daha az sağlıklı ve çekici olduğunu kaydetti.

Araştırma ekibi, normal bir gece uykusu uyuyan ve daha sonra gece uykusundan mahrum edilmiş 23 genç erkek ve kadının fotoğraflarını gözlemcilerden değerlendirmesini istedi. Kameradan aynı uzaklıkta tutulan, makyaj yapılmayan ve aynı yüz ifadesine bürünen katılımcıların fotoğraflarına bakan gözlemciler, uykusuz olanların, yeterince uyuyanlara göre daha az sağlıklı, daha çok yorgun ve daha az çekici olduğu sonucuna vardı.

Doktorların, hastalarının rahatsızlığını daha iyi anlamalarına yardımcı olacağı ifade edilen araştırmanın sonucu British Medical Journal dergisinde yayımlandı

İnternetten Alış-Veriş Yapanlar Dikkat

İnternet üzerinden alışveriş yapanlar dikkat! Adres çubuğunda ‘https://’ yoksa kesinlikle alışveriş yapmayın…

Sanal ortamda yapılan alışverişin ekonomik büyüklüğü her geçen katlanıyor. İnternetten sipariş yoluyla televizyondan cep telefonuna, giyimden mutfak eşyasına kadar sayısız ürün alınabiliyor.

Ancak güvenli sitelerden yapılmayan online ticarette müşteriler mağdur oluyor. Son örnek Konya’da yaşandı. İstanbul merkezli bir internet sitesinden eğitim seti siparişi veren AD’ye orijinali yerine korsanı gönderildi. Mağdur vatandaş, faturasız gönderilen ürünün herhangi bir satış belgesi olmadığı için konuyu Maliye Bakanlığı’na şikayet etti.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasına paralel olarak sanal ticaret artarken, geçen yılın ilk 9 ayında 20 binin üzerindeki sanal mağazadan yapılan alışverişin 14 milyar lirayı bulduğu ifade ediliyor. İnternet mağazalarındaki işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 5,4 arttığı belirtiliyor. Ancak ‘sanal ticaret’ katlanarak büyürken, bu konuda Maliye Bakanlığı’na gönderilen ihbarlar da paralel şekilde artış gösteriyor. Son mağdurlardan Konya Karatay’da ikamet eden AD, sitede orijinali gösterilmesine rağmen istediği ürünün korsanının gönderildiğinden şikayetçi.

Maliye’ye bir dilekçe yazarak durumunu anlatan mağdur vatandaş, yaşadıklarını şöyle özetledi: “İnternet üzerinden satın almış olduğum eğitim setinin herhangi bir satış belgesini firma göndermemiştir. Ayrıca ürünün orijinalini göstererek korsan ürün göndermektedirler. Konunun faturasız ürün satışı kısmını nasıl şikayet edebilirim. Konuyla ilgili yardımlarını bekler iyi çalışmalar dilerim.”

Benzer şikayetlerin arttığına dikkat çeken Maliye yetkilileri, Bankalararası Kart Merkezi’nin sanal ticaret uyarılarının önemine vurgu yapıyor. Uzmanlar internet üzerinden cep telefonu, kitap, giyim eşyası gibi ürün alınırken, dikkat edilecek hususları şöyle sıralıyor:

* İnternet üzerinden alışverişte kesinlikle tanınmış şirketlerden alışveriş yapılması gerekir.

* İnternetten alış veriş yapmadan önce alışveriş yapılacak sanal mağazanın telefonunu, adresini, elektronik posta adresini ve adını tam olarak açık ve net bir şekilde verip vermediğine bakılmalı. Eğer o mağaza güvenilirse bu bilgileri çok açık ve net bir şekilde vermesi lazım. Vermiyorsa gönderilen üründe problem çıkması halinde şikayet merci bulamazsınız.

* Satın almak istediğiniz ürün hakkında, mağaza tarafından detaylı bir açıklama sunulması gerekir. Size gelen ürün, istediğiniz ürün değilse, bunu ispat etmeniz gerekecek. İşte o zaman ürün hakkındaki detaylı açıklamanın fotokopisi imdadınıza yetişecek.

* Mağaza tarafından satın alacağınız ürünün fiyatı ve ek ücretler, vergiler net olarak bildirilmeli. Ürünün toplam fiyatı, teslimat şartları, ödeme koşulları, iptal ve halindeki durumlar mutlaka belirtilmeli.

* Ürünü satın aldıktan sonra size kaç günde ulaşacağı belirtilmeli.

* Sanal ortamda kredi kartıyla alışveriş yaptığınız için şifrenizi ve bilgilerinizi vereceksiniz. Onun için kredi kartı şifresini vereceğiniz sayfanın adres çubuğunda HTTPS:// olması gerekir…

Süper kütleli kara deliklerin galaksiler üzerindeki etkisi keşfedildi

Kara delikler evrenin en gizemli objelerinden birisi olmaya davam ediyor. Süper kütleli kara delikler üzerine yapılan son araştırmalar galaksiler hakkında derin bilgiler eriyor.

Çin’de yürütülen bir çalışma ilk kez süper kütlelibir kara deliğin kendi galaksisinin yaşamı ve ölümü üzerindeki etkisinin doğrudan kanıtını ortaya koydu. Çin ve Fransa’dan araştırmacılar yakınlardaki 69 galaksiyi inceleyerek, bir galaksinin merkezindeki kara deliğin çevresindeki soğuk gazı ısıtarak yoğunlaşmasını ve yeni yıldızlar oluşturmasını engelleyebileceğini buldular.
Büyük kara delikler yaşam için iyi değil
Bilim insanlarına göre soğuk gaz, yıldız oluşumu için gerekli hammadde konumunda. Araştırmaya göre kara delik ne kadar büyükse galakside o kadar az soğuk gaz bulunuyor. Haliyle galaksilerin merkezinde bulunan süper kütleli kara delikler bir anlamda galaksilerin yaşamını da sömürüyor. Bu keşif, neden bazı galaksiler büyümeye devam ederken diğerlerinin uykuda olduğuna ışık tutuyor.

Bu, bir mumun üzerine ters çevrilmiş bir bardak koymaya benziyor. Mum, birkaç saniye sonra havasızlıktan sönerken kara delik de galaksinin yeni yıldız üretmesini engelliyor. Yeni yıldızların doğmaması ise galaksideki yaşam için olumsuz bir durum oluşturuyor. Bulgular, kara deliğin kütlesi ile yıldız oluşumu için çok önemli olan soğuk gazın mevcudiyeti arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gözler önüne seriyor.

Bilim insanları süper kütleli bir kara deliğin kütlesi ile galaksisindeki yıldızların kütlesi arasındaki bağlantıyı uzun zamandır biliyor. Universite Paris-Saclay’den çalışmanın ortak yazarlarından David Elbaz’a göre kara delik, yıldız oluşumunun çoktan sona erdiği bir bölge olan galaktik şişkinlikteki tüm yıldızların kütlesinin yaklaşık binde biri kadardır.

Teori vardı, kanıt yoktu

Gökbilimciler kara deliğin bir şekilde yeni yıldızların oluşumunu engelleyebileceğini öne sürmüşlerdi ancak şimdiye kadar bu teoriyi destekleyecek doğrudan bir kanıt yoktu. Bu arada yeni çalışma, yıldızlararası ortamın ana bileşeni ve yıldız oluşumunda kilit bir bileşen olan atomik hidrojen adı verilen belirli bir gaz türüne odaklandı.
Çalışmada ayrıca, bir galaksideki atomik hidrojen miktarının, toplam yıldız sayısı veya galaktik şişkinliğin boyutu gibi faktörlerden ziyade, merkezindeki kara deliğin kütlesiyle güçlü bir şekilde bağlantılı olduğu bulundu.

Araştırmada kara delik kütlesinin etkisi ortadan kaldırıldığında, soğuk gaz içeriği ile diğer faktörler arasındaki korelasyonun çok zayıf olduğunu açıkladı. Bu da kara delik kütlesinin bir galaksideki soğuk gaz miktarını etkileyen en önemli fiziksel parametre olduğunu gösteriyor. Bilim insanları bu bulgu için iki olası açıklama öneriyor.

Birincisi, kara delik galaksiden gaz fırlatabilir, ancak bu pek olası değildir çünkü birçok galaksi aktif kara deliklerle bile hala yıldız oluşturmaya devam ediyor. İkinci olasılık ise aktif bir kara delikten çıkan jetlerin çevredeki gazı ısıtarak galaksiyi beslemesini engellemesi; bu, galaksi açlığı olarak bilinen bir süreç. Bu ikinci teori kozmoloji araştırmalarındaki sayısal simülasyonlarla da destekleniyor.

Araştırma ekibi, Çin’in FAST radyo teleskobu ile Güney Afrika ve Avustralya’da yakında kurulacak olan Square Kilometre Array’den elde edilecek verileri kullanarak sonuçlarını daha ileri düzeyde test etmeyi planlıyor.

Çukur 26. bölümden şok fragman

Çukur yeni bölümde Vartoludan Yamaça acı sürpriz Çukurun 26. bölüm ikinci tanıtımı yayınlandı. Vartolu, Yamaç’tan Medet’i isterken İdris, Çukur’un adamlarının Vartolu’nun yanına geçtiğini öğreniyor. Sultan ve Selim karşı karşıya gelirken, Emrah ve Güzide’nin Sena ile ilgili sözleri Yamaç’ı düşündürüyor.

Deponun alev aldığı heyecan dolu tanıtımda nefes almakta zorlanan ve yere yığılan Yamaç’a neler olacağı merakla bekleniyor.

Çukur’un Pazartesi akşamı ekrana gelecek 26. bölümü heyecanlı dakikalara sahne olacak.

Vartolu, Nazım ve Emrah arasında kurulan ittifak yeni bir mücadelenin başlangıcı olur. İdris Koçovalı, Vartolu’nun önünde sadece iki seçenek bırakmıştır; Vartolu ya Salih Koçovalı olup Saadet’le evlenebilecektir ya da Vartolu olarak karşısına tüm Çukur’u alacaktır. Ancak İdris, beklenmedik bir sürprizle karşılaşacaktır. Çukur’un bazı erkekleri Vartolu’nun yanında yer almaktadır. Yamaç, bu güç birlikteliğinin neler getireceği konusunda endişelenirken; Sena da harekete geçer ve beklenmedik birinin kapısını çalar. Tüm dengelerin tamamen değiştiği Çukur’da yaşanacak büyük bir tehlike ise başta Yamaç olmak üzere pek çok kişinin hayatını derinden etkileyecektir.

Senaryosunu Gökhan Horzum’un kaleme aldığı Çukur’un yönetmenliğini Sinan Öztürk üstleniyor. Çukur’da Aras Bulut İynemli, Dilan Çiçek Deniz, Erkan Kolçak Köstendil, Öner Erkan, Rıza Kocaoğlu, Kubilay Aka, Alperen Duymaz, Nebil Sayın ve Ahmet Tansu Taşanlar gibi son dönemin gözde oyuncuları ile usta oyuncular Ercan Kesal, Perihan Savaş yer alıyor. Dizide bu isimlere Çetin Sarıkartal, Kadir Çermik, İrem Altuğ, Zeynep Kumral, Boncuk Yılmaz, Cem Uslu, Uğur Yıldıran, Aytaç Uşun, İlayda Alişan, Ece Yaşar, Mustafa Kırantepe, Ilgaz Kocatürk ve Doğancan Sarıkaya eşlik ediyor.

Çukur’un merakla beklenen yeni bölümü Pazartesi günü saat 20.00’de Show TV’de!

Dizilerde sıkça rastladığımız 9 Ev

Dizilerde sıkça rastladığımız 9 Ev Dizi aşkları bu evlerde yaşandı!

Televizyon ekranlarında heyecanla takip ettiğimiz dizilerdeki karakterler kadar içindeki evlerin de hastasıyız. İşte her odasında bir aşkın, dramın, mutluluğun yaşandığı, keşke içinde yaşasak dediğimiz o ünlü evler…

Diziler artık hayatımızın bir parçası. Sürekli takip eder haldeyiz. Peki ya dizilerdeki evler? Bize “ya bu ev gerçek mi?” dedirten, “olsa da içinden çıkmasam” diye düşündüren dizi evlerine bir bakalım istedik. Tabii en bilinenleriyle.

1. Aşk-ı Memnu – Ziyagil Köşkü

 

2. İntikam – Beren Saat’in Evi

 

3. Medcezir – Serez’lerin Fakirhanesi

 

4. Asmalı Konak – Asmalı Konak

 

5. Güneşin Kızları – Haluk’un Ev

 

6. Aşk-ı Memnu – Riva’daki Taş Ev

 

7. İlişki Durumu Karışık – Orman Evi

 

8. Leyla ile Mecnun – Mecnun’un Evi

 

9. Poyraz Karayel – Poyraz’ın Evi

Kabakulak hastalığını önemseyin!

Kapalı ortamlarda kolayca yayılan kabakulak hastalığı her ne kadar çocuklarda sıklıkla rastlansa da yetişkinlerde de bazen kalıcı izler bırakabiliyor.

Bu nedenle kabakulağın çocukluk döneminde, hatta okul öncesi çağda geçirilmesi daha az sakıncalı olarak nitelendiriliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Pediyatri Uzmanı Dr. Özlem Ketenci Atıkardeşler A’dan Z’ye kabakulak hastalığı ve tedavisinden bahsetti.

Paramyxovirus denilen bir virusun neden olduğu bulaşıcı bir hastalık olan kabakulak, başta boynun iki yanında kulak memesinin hemen altında bulunan parotis bezi olmak üzere tükürük bezlerinde ağrılı şişme ile ortaya çıkıyor. Hastalık, virüsü taşıyan kişinin konuşma, öksürük ve aksırması sırasında çıkan tükürük damlacıkları yoluyla veya tükürükle kirlenmiş eşya yoluyla bulaşıyor. Virüs, vücuda ağız ve burun yoluyla girdikten sonra kan yolu ile vücutta yayılıyor.

Kabakulağın bulaşıcı döneminin tükürük bezinin şişmesinde 1-2 gün önce başlayıp, 5 gün sonrasına kadar sürdüğü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Pediyatri Uzmanı Dr. Özlem Ketenci Atıkardeşler “İlk olarak kulak alt kısmına yerleşmiş olan tükürük bezinde şişme ile belirti veren kabakulakta şişlik önce çene kemiğinin arka kenarı ile kulak arkasındaki boşluktan başlayarak ve öne arkaya doğru artarak elmacık kemiğine dayanıyor. 3-7 gün süren şişlik hastalığın 3. gününde zirveye ulaşıyor ve kulak memesinin ucunu yukarı doğru itiyor. Şişen bölgede ağrılar görülebilirken genelde hafif bir ateş de şişmeye eşlik eder. Ancak kimi zaman daha çok erişkinde şişlik ortaya çıkmadan önce ateş, baş ağrısı, bulantı ve halsizlik olabiliyor. Bazen hastalık hiçbir belirti vermeden de geçirilebiliyor.” dedi.

Ekşi gıdalar tüketmeyin!

Özel bir tedavi gerektirmeyen kabakulak hastalığında yatak istirahatı, ekşi olmayan gıdalarla beslenme yeterli olduğunu belirten Pediyatri Uzmanı Dr. Özlem Ketenci Atıkardeşler, “Gerektiğinde ağrı kesici ve ateş düşürücülerden faydalanılabiliniyor. Hastalığın klasik bulguları haricinde gelişen baş ağrısı, kusma, çok yüksek ateş, testislerde şişlik, ağrı, kızarıklık, karın ağrısı gibi şikâyetler mevcut ise komplikasyonları değerlendirmek açısından hekime başvurulması önem taşıyor” dedi.

Pediyatri Uzmanı Dr. Özlem Ketenci Atıkardeşler sözlerine şöyle devam etti; “Hastalık ortaya çıktıktan yedi gün sonrasına kadar da virüs tükürük ile çıkabileceği için bu dönemlerde hastayı diğer aile fertlerinden ayrı tutmak gerekir. Tek doz aşı ile bile %96 oranında koruyuculuk sağlandığından aşılı bireylere hastalığın bulaşması güçtür. Hastalığı geçirmiş olan kişiler zaten bağışıktır, kişinin ikinci kez hastalığa yakalanması oldukça nadir bir durumdur’’dedi.

Kabakulaktan korunmanın en önemli yolunun aşı olduğunun altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Pediyatri Uzmanı Dr. Özlem Ketenci Atıkardeşler “Kabakulak aşının kullanılmadığı dönemlerde en sık 5-9 yaş arası çocuklarda görülürdü ancak günümüzde artık aşı rutin olarak uygulandığı için daha çok ergenlik dönemindeki çocuklarda ve genç erişkinlerde de rastlanıyor. Aşının yapılmasına engel olacak ciddi bir bağışıklı sistemi hastalığı veya bağışıklı sistemini baskılayacak ilaç kullanımı olmadığı müddetçe aşı tüm çocuklara uygulanmalıdır. Yumurta veya neomisine çok ciddi alerjisi olan çocuklarda aşıya karşı alerjik reaksiyon gelişme riski vardır.’’ diyerek sözlerine devam etti.

Kabakulakla ilgili en çok merak edilen konulardan biri olan ‘Kabakulak bir çocukta kısırlığa neden olabilir mi?’ sorusunu Dr. Altıkardeşler şöyle yanıtladı: “Kısırlığa neden olması oldukça nadir bir durumdur, bu durum ancak komplikasyon olarak tek değil çift taraflı orşit gelişen hastalarda gelişebilir, ancak çift taraflı orşit vakalarında bile oldukça nadirdir…

Doğum Sonrası Cinsel Sorunlar

Doğum Sonrası Cinsel Sorunlar

Aileye yeni bir bireyin katılması hamilelik döneminde yaşanan tüm sıkıntıların artık geride kaldığını düşündürür çiftlere. Oysa minik bir bebeğin sorumluluğunun yanı sıra yaşanan hormonal değişiklikler hem erkek hem de kadın için cinsel yaşamda ciddi sorunlara sebep olabilir…

Dokuz ay heyecanla beklenen minik bebek, birçok çiftin yaşamında bir dönüm noktasını oluşturuyor. Aslında bu durum eşler arasında büyük bir heyecan ve mutluluk yaratsa da madalyonun bir de öbür yüzü var.
Çünkü bebek pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. Bebeğin getireceği ek sorumluluklar, hormonal ve bedensel değişimler gibi faktörler eşlerin dünyasını bir anda altüst edebiliyor. Bunun sonucunda da ortaya hiç de iç acıcı olmayan bir tablo çıkıyor: cinsel sorunlar.

Doğum sonrasındaki değişimler en çok kadını etkiliyor demek hiç de yanlış olmaz. Doğum, başta cinsel isteksizlik olmak üzere, disparoni ve vajinismus gibi önemli pek çok soruna yol açabiliyor.
Aslında bu durumdan kadınlar kadar olmasa da erkekler de etkileniyor. Onlar da yeni bir düzene alışmaya çalışırken cinsel yaşamlarında sorunlar başlıyor.

Cinsel İsteksizlik

Cinsel isteksizlik ve ereksiyon kaybı, doğum sonrasında erkekler arasında en sık görülen cinsel sorunları oluşturuyor. Peki doğum sonrasında gelişen cinsel sorunların altında hangi faktörler yatıyor, tedavi yöntemleri neler? Sorularımızın cevabını Acıbadem Poliklinik Etiler ve Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Özay Özdemir verdi. Doğumun ardından geçirilen uykusuz geceler, iki üç saatte bir tekrarlanan emzirme işlemi, bebeğin sık sık hastalanması derken ailenin yaşantısı tam anlamıyla altüst olabliyor. Bununla birlikte o güne dek sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltiyor. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da eşinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin oluşmasına yol açıyor.

Estetik Kaygılar

Doğum sonrasında daha fazla salgılanan ve bebeğin emzirilmesinde büyük rol oynayan “prolaktin” hormonu da cinsel isteksizlik ve vajinal kuruluğuna neden oluyor. Kadında doğal olarak bu hormonun aşırı salgılandığı emzirme dönemi boyunca cinsel isteksizlik sorunu baş gösteriyor.
Bebeğin doğumuyla birlikte cinsel partner imajına bir de aile kavramının eklendiği düşünülürse, özellikle kadınlar annelik rolünü gereğinden fazla kutsallaştırabiliyor ve doğumdan sonra cinselliğe karşı daha mesafeli yaklaşabiliyorlar.

Psikiyatri uzmanı Dr. Özay Özdemir, doğum sonrasında ortaya çıkan cinsel isteksizlik sorunlarında estetik kaygıların son derece önemli rol oynadığına dikkat çekiyor ve şunları söylüyor: “Estetik kaygılar yüzünden kendini beğenmeyen kadının sevişme sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önlüyor. Bunun yanı sıra eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşıyor”
Göğüsler ve vajina cinsel yaşamda erkeği en çok heyecanlandıran iki önemli bölge. Doğumla birlikte bu bölgeler artık tahrik unsuru olma özeliğini kaybedebiliyor.

Doğuma kadar sadece cinsel uyarı noktaları olarak algılanan vajina ve göğüsler aniden bebeğin doğumunu ve beslenmesini sağlayan bölgelere dönüştüğü için bunun sonucunda erkek eşinden uzaklaşabiliyor.
Ayrıca bebeğin doğumu, kadın ya da erkeğin o zamana dek bastırdıkları ruhsal çatışmalarını tetikleyebiliyor ve bu sorunlar cinsel isteksizliğe neden olabiliyor.

Disparoni

Disparoni, kadında cinsel ilişkiye yineleyici biçimde ya da sürekli olarak genital ağrının eşlik etmesi şeklinde nitelendiriliyor. Bu sorundan yakınan kadınlar, acının verdiği korkuyla ilişki kurmaktan kaçınıyor.
Hatta ağrının çok şiddetli oluşması, vajinismusa bile yol açabiliyor. Doğum sonrasında gelişen disparoninin en önemli nedeni ise, doğum sonrası kadının sağlığına tam kavuşmadan cinsel ilişkiye girilmesi. Bunun yanı sıra bir diğer neden cinsel isteksizlik sorunu yaşayan kadınlar ilişki sırasında uyarılma sorunu yaşadıkları için vajinal bölgelerinde yeterli ıslanma oluşmuyor. Vajinadaki kuruluk da disparoniye, yani ağrılı cinsel birleşmeye yol açıyor. Bunun sonucunda cinsel isteksizlik daha da şiddetleniyor ve böylece bir kısır döngü oluşuyor.

Vajinismus

Vajinusmus ise vajinal kasların, penisin içeri girmesine engel olacak kadar sıkı şekilde kasılması olarak nitelendiriliyor. Örneğin cinsel ilişkide yeniden ağrı hissedeceği kaygısına kapılan kadın bir kaçınma davranışı olarak kendini istem dışı kasabiliyor. Bir başka neden de kadının ruhsal dünyasında yaşanan çatışmaların canlanması ile ortaya çıkan endişe, korku, kygı duyguları. oluşturuyor.

Nasıl Tedavi Ediliyor?

Cinsel sorunların tedavisi, altta yatan nedene göre değişiyor. Kimi zaman kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile psikiyatristin birlikte çalışması yarar sağlıyor.
Erkekte bir sorun varsa, devreye ürolog da girebiliyor. Önce kadın ve erkeğin iç dünyasında ne tür sorunlar yaşadığı belirleniyor.

Psikoterapi Veriliyor

Cinsel soruna yol açan faktörler tespit edildikten sonra çifte cinsel terapi uygulanabiliyor, nefes ve gevşeme egzersizleriyle bazı cinsel egzersizler veriliyor. Genellikle 6-12 hafta sonrasında tedaviden başarılı sonuçlar alınabiliyor. Bunların yanı sıra, kadın ya da erkeğin iç dünyasında bastırılmış olan ruhsal çatışmalar ön planda ise tıbbi tedaviyle birlikte yoğun bireysel psikoterapi öneriliyor.

Erkek Dünyası

Peki doğum sonrasında erkeklerin dünyasında neler oluyor? Erkekler cinsel
isteksizlik dışında başka hangi tür sorunlarla karşılaşıyor?

Erkeklerde de cinsel isteksizlik başta olmak üzere uyarılmayla ilgili sorunlar (sertleşme bozukluğu, erken ya da geç boşalma) ortaya çıkıyor.
Nadiren de görülse cinsel ilişki sırasında peniste ağrı oluşabiliyor.
Erkeklerde ortaya çıkan cinsel sorunların kaynağında da yeni hayata uyum sağlamak, kadının bedenindeki değişimler, cinsel bölgelerin imajının değişmesi gibi faktörler rol oynuyor.
Ancak doğum sonrasında ortaya çıkan cinsel sorunlar erkeklerde kadınlara oranla çok daha nadir görülüyor”.

İlk yerli programlanabilir Drone destek arıyor

Turkcell’in geçtiğimiz yıllarda hayata geçirdiği Arıkovanı kitlesel fonlama platformu pek çok önemli projenin gerçekleşmesini sağladı. Platform üzerinde şimdi de ilk yerli programlanabilir Drone modeli destek arıyor.

ESPcopter nedir?
ESPcopter isimli drone başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar programlama öğretebilen, internet bağlantılı her cihazdan kontrol edilebilen bir drone yazılımı geliştirme kartı barındırıyor. ESPcopter’ın arkasında iki yıllık bir AR-GE çalışması var.

ESPcopter özel ara yüzleri sayesinde 10 yaşından büyük herkese eğlenerek kodlama öğrenme imkânı sunuyor. Geleceğin araçları olan drone’lar üzerinden çalışmak isteyenler, ESPcopter’in özellikleri sayesinde algoritmalar ve programlama konusunda kendilerini geliştirme imkanına sahip olacaklar.

ESPcopter internete bağlanabilme özelliği ile telefon veya bilgisayarlar üzerinden IoT (Nesnelerin interneti) projeleri ile çalışmayı mümkün kılıyor. Ayrıca drone uçurmayı öğrenmek isteyenler, buradaki mobil uygulama gibi kontrol etme yollarından birini kullanabilecek.

7 dakikaya kadar uçuş süresi olan 35 gram ağırlığındaki ESPcopter 65×65 milimetre boyutlarında. Cihaz herhangi bir yazılım kurulumuna gerek kalmadan internet tarayıcıları üzerinden kontrol edilebileceği gibi bilgisayara bağlayarak oyun konsolları, fare ve klavye gibi araçlarla da kontrol etmek mümkün.

İlk yerli programlanabilir Drone destek arıyor

ESPcopter sadece programlanabilir bir drone değil. Geliştirme modülleri ile yeni özellikler eklemek mümkün. Çoklu mesafe modülü ile ESPcopter’e el ile kontrol ya da çarpışma önleme sistemi, optik akış sensörü ile de otonom uçma ve yükseklik sabitleme özellikleri eklenebiliyor. Diğer ESPcopter modülleri ile de ESPcotper, ışık şovları yapabilen, müzik çalabilen, havanın sıcaklık, nem ve basınç değerlerini ölçebilen bir drone haline gelebiliyor.

ESPcopter projesinin Arıkovanı’ndaki hedefine ulaşması ve seri üretime geçebilmesi için 34 gün ve 50 bin TL kaldı. En az 290TL bağış karşılığı cihaz alınabiliyor. Detayları https://arikovani.com/projeler/programlanabilir-mini-drone/detay sayfasında bulmak mümkün.