Kuzey Güney 33.Bölüm Fragmanı İzle

Kuzey Güney 33.Bölüm Fragmanı izle, Kuzey Güney 33. Bölüm Fragmanı KANAL D ekranlarında yayınlanan Kuzey Güney 33. Bölüm Fragmanı online internetten izle Kuzey Güney 2 Mayıs Çarşamba Fragmanı izle

Kuzey Güney 32.Bölüm Özeti; Ferhat, Kuzey’e huzur vermiyor
Uzun bir süreden sonra Kuzey’in hayatında her şey yolunda giderken Kuzey, Ferhat’ın karanlık yüzüyle bir kez daha karşı karşıya kalıyor.

Kuzeyle Zeynepin ilişkisinin daha da ilerlediğine şahit olan Cemre, ne olursa olsun Kuzey’den vazgeçmeyecektir. Cemrenin varlığını Kuzeyle ilişkisinin her anında hissetmeye başlayan Zeynep ise, artık Cemreden iyice huzursuz olmaya başlar. İki arkadaşın araları bozulur.

Basına verdikleri röportajın “sinderella man” başlığıyla yayınlanmasının ardından, Güneyi sakinleştirmek Banuya düşer. Bu arada Güney, Sinaner köşkünde çıkan yangınla ilgili yeni bilgilere ulaşır ve “Burak Çatalcalı” ismiyle ilk kez karşılaşır. Güney eksik parçaları tamamladıkça, Sinaner ailesinin sırrına daha çok yaklaşacaktır.

Öte yandan Simay da Ferhat’ın hiç bilmediği hayatına dair izlerin peşine düşer. Simay merakına yenildikçe, tehlikenin de üstüne gittiğini fark etmez.

Şekip Uncu’nun şirketiyle çalışmayı kabul eden Kuzey’in tek şartı, makaradan bağımsız olarak, kendi ürününü ortaya çıkarmak olur. Kuzey, bu hamlesiyle Güney’e rakip olacağının farkındadır.

Diğer taraftan, Kuzey’le Zeynep ilişkisi doludizgin devam eder. Aşk acısını artık sessizce yaşayan Cemre, Barış’ın ilgi alanına da girmeye başlar. Uzun bir süreden sonra Kuzey’in hayatında her şey yolunda giderken Kuzey, Ferhat’ın karanlık yüzüyle bir kez daha karşı karşıya kalır.

Kuzey Güney 33. Bölüm fragmanı yayınlandığı anda sitemizde yer alacaktır.

Mutsuz kadınlar neden kuaföre gider?

Öncelikle kadınların kuaföre gitmesinin nedeni dış görüntülerine enerji katmak istemeleridir. Aslında neden bellidir

Mutsuzluk, insanların çoğunlukla konuştukları olumlu davranışlardan ziyade olumsuz davranışları konuşarak beslenmektedir.
Olumlu düşünmeyi beceremediğimiz için psikologlara ve güzellik merkezlerine giderek, provalarla kendi kişiliğimizi bir kıyafet gibi üzerimize oturtmaya çalışırız. Ama o kıyafeti iyi taşıyıp, taşımamak kişinin özgüveni ve cesareti ile doğru orantılıdır.

Öncelikle kadınların kuaföre gitmesinin nedeni dış görüntülerine enerji katmak istemeleridir.
Aslında nedenleri çok bellidir.
Kuaför ortamı kimseye soru sormadan, kimseden de izin almadan, uzun saçlarını çok kısa kestirebilir. İsterse saç renginde koyu renklerden, kızıl veya sarı tonlara geçişler yapabilir.

Kaş almadan ojesine kadar her şeyi yapabileceği bir ortam.
Kuaför salonları, kadınların kendilerini en özgür hissedebilecekleri sınırlı sayıdaki alanlardan sadece bir tanesi…

Özellikle ayrılan bayanların ana hatları ile 3’e ayırmak zorundayız:
1- Ev kadınları
2-Çalışan kadınlar
3-Sanatla ilgili kadınlar

Bu üç profilinde etkilendikleri hayat tarzlarından yola çıkarak,onların tarzlarını anlatmalıyım…

Bugünkü anlatacağım ev kadını profili. Önümüzdeki hafta ise iş kadınlarının yaşam tarzlarını sizlerle paylaşacağız.

Ev kadınları için örnek verecek olursak; Ev kadını profilinde çoğunlukla gördüğümüz, yaşadığımız, tanıklık ettiğimiz profiller; yaşam biçimleri kendi kurmuş olduğu alanın içerisinde, gün içinde rahat ve hesap vermek zorunda olduğu kişi ve kişiler olmadığı için %75 bakımsız ve aynı zamanda “ben rahatlığı severim”in arkasına saklanarak, vizyonunu ve kendisini yenileme içgüdülerini kaybetmektedir.

Yenilenme iç güdüsünü kaybeden kadın; akşam eşini karşılamak istediğinde isteksizlik, yetersizliğe dönüşerek, çevre faktörlerini de içine koyarsak (komşularımız, aile çevresi ve akrabalar) “beni kabul edecek adam böyle kabul etsin” diyor.

Bir müddet sonra eşinden ve kendisinde mutsuzluk tırmanış göstermeye başladığında; ev kadınının iç huzuru, mutsuzluğu kontrol edilemez hale geliyor ve eşler birbirinden ayrılmaya karar veriyor…

Bu kararı verdikten sonra kişiler kendi kafasında kurmuş olduğu hayatı, dış dünyaya açılarak yaşamaya başlıyor…

Tepkilerinin ölçümlerini anlatacak olursak; kıyafet ve aksesuarlarında abartı, saçında ya çok kısa kesim ya da kontrast renkler (açıksa çok koyu, çok koyu ise açık tonları) tercih ediyor.

Makyajda daha seçici ve daha dikkatli olmaya başlıyor.
Makyaj yapmıyorsa da hayatında makyaja öncelik vermeye başlıyor.

Neden?
Çünkü renkler ile kendisini coşturmak istiyor.
Hatta bu arada da ojelerini, rujlarını da günlük hayatından, akşam yatana kadar bir zırh gibi üstünde taşımayı, bütün gününü bakımlı bir kadın profilini yaşatmaya çalışıyor.

Bu profilin nelere dikkat ettiğini sıralayacak olursak:
a) Dış görünüşüne enerji katmaya
b) İç dünyasında kendisini motive etmeye
c) Geçmişindeki eksik yaptığı konuları tekrar etmemeye
d) İyi yönlerini geliştirmeye ve farklı bir kadın profili sergilemeye çalışıyor.

Dış görüntüsüne yenilikler katmak isteyen bir kadın kuaföründen neler bekler?

Öncelikle yaşamındaki yapmış olduğu seçimler kişinin tarzını belirlemektedir. Profesyonel bir kuaförün müşterisini iyi izlemesi gerekir. Salona girdiği andan itibaren giyim tarzı, aksesuarları, makyaj, saç rengi ve saç biçimi onun hakkındaki ipuçlarını vermektedir…
Buradan yola çıkarak, müşteride kurulacak diyalogdan en iyi yararlanılacak argüman; iletişime duygusallığı katabilmektir.
Öncelik vermemiz gereken, gelen müşterimizin verdiği kararlar en uç değişimler midir?
Yoksa orta ve küçük değişiklikler midir?

Konuşma sırasındaki tonlamaları ile beraber radikal değişiklikleri isteyen müşterilerimizin bu değişiklikleri eski kocasından intikam almak için mi?

Mesaj vermek için mi?

Ya da hemcinsine rakip olabilmek için mi?
Yoksa kendisine güç ve enerji katacağına ve de yakışacağını inandığı için mi yaptırmak istiyor?

Kuaförün görevi; iletişim kurmuş olduğu müşterisinin duygusal zamanlarında onu anlamak ve kendisini iyi hissetmesini, moral depolamasını, farklı bir kadın olduğunu hissettirmektir.

Google Go uygulaması artık makaleleri ve web sayfalarını okuyabiliyor

Google Go uygulaması artık makaleleri ve web sayfalarını okuyabiliyor Google, Go adında yaptığı arama uygulamasıyla artık tüm makaleleri ve web sitelerini size okuyabileceğini açıkladı. Go uygulaması, dinlenilmek istenen içeriği yirmiden fazla dilde okuyabiliyor.

oogle Go uygulaması, kullanıcıların uzun makaleleri ve web sayfalarını dinlemelerine yardımcı olmak için geliştirildi. Meşgul olan ve okumak için zaman bulmakta zorlananlar için geliştirilen bu hizmet, yirmiden fazla dilde dinleme imkanı sağlıyor.

Google Go ile uzun soluklu makalelerde, haber öykülerde veya dinlenmek istenen içerikte; duraklatmak, oynatmak ve 2x hızında dinlemek mümkün.

Amazonun Alexa isimli Kindleın aksine e-kitapları ve makaleleri herhangi bir anlatıcıya ihtiyaç duymadan dinlenebilir.

Google Başkan Vekili Yossi Matiasa göre, gelecekte aynı metin-konuşma sistemleri diğer popüler Google uygulamalarında veya hizmetlerinde içerik okumak için kullanılabilir.

Matiasın yaptığı açıklamada, Go uygulamasını ilk adım olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Mühendisler, hizmeti daha doğal ve kişisel hale getirmenin yollarını düşünmeye devam ediyor.
Yeni diller öğrenmek için kullanılabilir
Matias, Google mühendislerinin Google Goda sözlük deneyimi üzerinde özel olarak çalıştıklarını ve her kelimeyi gerçek zamanlı olarak vurgularken okuyucunun her kelimeyi kavrayabileceğini, bu yüzden de yeni diller öğretmek için kullanılabileceğini söyledi.

Google Go uygulaması şu an da Brezilya, Endonezya, Hindistan, Nijerya, Kenya, Güney Afrika ve Gana gibi birçok Afrika ülkesi dahil olmak üzere 28 ülkede kullanıma sunuldu.

O Hayat Benim 3. sezon ilk fragmanı yayınlandı

O Hayat Benim 3. sezon ilk fragmanı yayınlandı O Hayat Benim dizisi 3. ve yeni sezon ilk fragmanı yayınlandı.

Fox TV’nin iki sezondur ekranlarda olan sevilen dizisi O Hayat Benim yeni sezona hazırlanıyor. Dizide Nuran rolünü canlandıran Yeşim Ceren Bozoğlu ve Sakine rolündeki Birgül Ulusoy geçen sezon diziden olaylı şekilde ayrılmıştı. O Hayat Benim yeni sezonun ilk bölümüyle 6 Eylül Pazar akşamı 20.15′te FOX’ta!
Başrollerinde Ezgi Asaroğlu, Keremcem, Sinan Albayrak, Ceren Moray, İclal Aydın ve Oya Başar’ın yer aldığı, yapımcılığını Pastel Film’in üstlendiği, yönetmen koltuğunda Hamdi Alkan’ın oturduğu dizi, sezon sonuna doğru yaşanan ayrılıklarla gündeme gelmişti. Dizinin yeni sezon kadrosuna Zerrin Sümer, Aybüke Pusat ve Larissa Gacemer dahil olmuştu.

O Hayat Benim 3. sezon ilk fragmanı

Öyle Bir Geçer Zamanki 44. Bölüm Fragmanı izle

Öyle Bir Geçer Zamanki 44. Bölüm Fragmanı izle Öyle Bir Geçer Zamanki 44. Bölüm izle Öyle Bir Geçer Zamanki 44. Bölüm Fragmanı izle Öyle Bir Geçer Zamanki 44. Bölüm izle Öyle Bir Geçer Zamanki 45. Bölüm Fragmanı izle

Öyle Bir Geçer Zamanki 43. Bölüm Özeti; Cemile, Carolin’e bir anlaşma teklif ediyor

Cemile, Mustafa’yı Carolin’e vermek için bir anlaşma teklif ediyor ve ortaya bir şart koyuyor.

Cemile’nin karşısına bu kadar çaresiz çıkmak Carolin’i kahreder. Üstelik bir zamanlar Cemile’yi küçük düşürmek adına yaptıklarını şimdi o yaşamaktadır. Cemile bir anlaşma teklif eder. Ona, Mustafa’yı verecektir ama tek bir şartı vardır. Ali Kaptan, Carolin’e karşı çıkar. Mustafa’ya bakacak durumları olmadığını söyler. Ancak Carolin’in ısrarlı tutumu ve Cemile’nin şartı aralarındaki ipin kopmasına neden olur. Ayten, Berrin’e bir iş konusunda yardımcı olur. Fakat bu yeni gelişme Hakan’ın hiç hoşuna gitmez. Murat, Süleyman’ı takibe alır. Bunu anlayan Süleyman da taktik değiştirir ama Murat, abisinin yanında olduğunu tahmin ettiği Aylin’i bulmaya kararlıdır. Gülden’in Arif ile daha samimi olması Osman’ı çok üzmektedir. Üstelik Gülden ve annesi, Arif’lerle ailece görüşmektedir. Minik yüreğine söz geçiremeyen ve Gülden’i çok kıskanan Osman başını yine derde sokar. Kenan vakit kaybetmeden Selma’nın peşinden İstanbul’a gelir. Hedefine ulaşmak için hazırladığı plan şimdilik sorunsuz gitmektedir. Yeni bir başlangıç yapmaya çalışan Carolin’i ise bir sürpriz beklemektedir.

Öyle Bir Geçer Zamanki 44. Bölüm fragmanı yayınlandığı anda sitemizde yer alacaktır

Asker Kaçırma Olayının PERDE ARKASI

Bir kez daha zaman ayarlı bir eylemle karşı karşıyayız. Asker kaçırma olayının iki mesajı var. Biri Başbakan Erdoğan’a…’’

Çözümü bekleyen tehlike

AK Parti ve CHP Grup Başkanvekilleri yemin krizinin çözümü için bir araya gelecekler.

CHP, Ergenekon sanığı milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ı kurtarmak için yeni bir talepte bulunmazlarsa, kriz aşılacak.

Ankara’daki beklenti, yeni bir krizin çıkmayacağı yönünde.

İşler beklendiği gibi giderse CHP’liler saat 15.00’te Meclis’e girecekler ve kürsüye çıkıp yemin edecekler.

Çözüm umutlarının zirve yaptığı bir sırada pişmiş aşa su katmak istemem ama bu beklenti sonuçsuz kalabilir.

Bu anlaşmanın gerçekleşmesinin önünde tek engel var.

O da CHP heyeti, Haberal ve Balbay’ı kurtarmak için, bir yasal düzenleme yapılması önerisiyle gelirse anlaşma sağlanamayacak.

Bu durumda AK Parti masadan kalkacak.

Gelinen noktada son durum ne?

Ergenekon ve KCK sanıklarını kurtarmak için bir Anayasa değişikliği yapılması gündemde yok.

AK Parti böyle bir formülün içinde yer almayacak.

Ergenekon sanıklarının kurtarılması için bir yasa değişikliği mümkün mü? AK Parti o teklife de kapalı.

Peki çözümü getirecek formül ne?

AK Parti ve CHP Grup başkanvekilleri ortak bir deklarasyon açıklarlar. CHP Meclis’e girer, yemin eder. Böylece sorun çözülmüş olur.

Bu deklarasyonda neler yer alacak? Sorunun çözümü için bir Anayasa ve yasa değişikliği taahhüt edilmeyecek.

Tüm sorunlarının çözüm merciinin parlamento olduğu, milli iradenin öneminin vurgulandığı, özgür bir Anayasa yapılması ve siyasetin önündeki engellerin kaldırılması için Meclis zemininde çalışmaların yapılacağının ilan edildiği bir mutabakat metni kamuoyuna açıklanacak.

Bu kadar…

Bunun ötesi yok…

Bunun ötesindeki şeyler için ısrar etmek, çözümsüzlük demek.

Peki CHP bunda ısrar edebilir mi? CHP krizin çözümü için başbakan seviyesinden başladı işe. Hem de buyurgan bir üslupla Başbakan Erdoğan’a talimat vermeye kalkıştılar. Ama kısa sürede sert bir kayaya tosladıklarını anladılar.

Rotayı bu kez Çankaya’ya çevirdiler. Cumhurbaşkanı bir diyalog kapısı araladı.

Ama Kılıçdaroğlu da çok iyi biliyordu ki çözümün anahtarı Başbakan Erdoğan’ın elindeydi. Kapıyı kilitleyip anahtarı Başbakan’a veren de kendi öngörüsüz tutumu olmuştu.

Meclis Başkanlığı için Cemil Çiçek isminin gündeme gelmesi üzerine bir umut ışığı olarak sarıldılar.

Cemil Bey bu süreci iyi yönetti. Ancak Başbakan kapıyı açmadığı sürece Cemil Bey’le de bir noktaya kadar gidebileceklerini gördüler.

Geldikleri noktada son umutları AK Parti grup başkanvekilleri oldu.

O nedenle yeni bir şart dikte ettirme imkanları yok.

Ama kendi kararlarını kendileri veremediği için nasıl hareket ederler kestirmek zor.

Ama yeni bir şartla geldikleri takdirde, Başbakan Erdoğan bu kapıyı da açmaz kendilerine. Bu iş biter.

Ama Cuma günü varılan mutabakata sadık kalırlarsa, bugün CHP’nin Meclis’e girip yemin etmelerine tanık olabiliriz.

Büyük ihtimalle de böyle olacak.

Peki bir şeyler tersine gider de CHP yemin etmezse Baykal ne yapacak? Yakın çevresiyle konuştum. Baykal, yemin krizinin artık yönetilemez bir noktaya geldiğini savunuyor. Erdoğan’ın CHP’yi kurtarmak gibi bir misyonu olmadığını belirtiyor. Ama CHP girmezse tek başına kürsüye çıkıp yemin etmesini kimse ondan beklemesin.

En azından şimdilik.

Eğer CHP sorunu aşılırsa bu kez BDP öncelikli gündem maddemiz olacak.

Sıra BDP’ye gelince yine tuhaf şeyler olmaya başladı.

İşler tam çözüm noktasına gelindi diyorsunuz, bakıyorsunuz bir yerden bir şeyler patlak veriyor.

Bir kez daha zaman ayarlı bir eylemle karşı karşıyayız.

Diyarbakır’da askerlerimizin kaçırılması olayından söz ediyorum.

Seçimlerin ardından Hatip Dicle ve KCK sanığı milletvekillerini bahane ederek, Diyarbakır’da alternatif Meclis toplayan BDP’lilerin Meclis’e gelip, yemin etmelerinin yolu açılmışken, askerlerimizin kaçırılması olayı yaşanıyor.

Askeri kaçırılan bir ülkenin hükümeti, BDP’yi kurtaracak bir formüle destek verebilir mi?

Hangi parti teröristler, Türk askerini kaçırırken, BDP’ye el uzattılar şeklindeki ithamın muhatabı olmak ister?

Başbakan Erdoğan ile DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün bir araya geleceği gün, Çukurca’da mayın patlamıştı.

7 askerimizin şehit olduğu patlamaya, ‘‘bizim birliklerimizin döşediği mayınların neden olduğu ortaya çıktı. Askeri mahkemede yargılama devam ediyor.

Demokratik Açılım süreci Habur’la kesintiye uğratılmak istendi.

Bu kez de BDP’lilerin Meclis’e dönüp yemin etmeleri için Öcalan’ın talimat verdiği, parti yöneticilerinin Meclis Başkanı Cemil Çiçek’le temas kurduğu bir sırada zaman ayarlı asker kaçırma işi yaşandı.

Tek taraflı ateşkesin ilan edildiği bir sırada ise Bingöl’de 33 askerimiz şehit olmuş, oluk oluk kanın aktığı bir dönemin kapısı aralanmıştı.

Zaman ayarlı müdahalelerin örnekleri çok.

Bir yenisi ile karşı karşıyayız.

Bu kez çift taraflı bir oyun oynanıyor.

Asker kaçırma olayının iki mesajı var. Biri Başbakan Erdoğan’a.

Bu olayın ardından BDP’nin önünü açmasını engellemeye çalışıyorlar.

Gerçi Başbakan’ın da öyle bir çabası yok.

İkincisi ise Öcalan’a…

Çözüm yönünde ağırlığını ortaya koyan İmralı bu tür eylemlerle tasfiye edilmek isteniyor.

Çünkü Öcalan’ın mesajı açık.

‘‘Bir deklarasyon sunun ama ısrarlı olmayın. Meclis’e girin ve yemin edin’’

Bir kez daha tünelin ucunda ışık gözüktü, bir kez daha tuhaf şeyler olmaya başladı.

Akasya Durağı 127. Bölüm Fragmanı izle

Akasya Durağı 127. Bölüm Fragmanı izle Akasya Durağı 127. Bölüm izle Akasya Durağı 127. Bölüm Fragmanı izle Akasya Durağı 127. Bölüm izle Akasya Durağı Son Yeni Bölüm Fragmanı izle Seyret

Akasya Durağı 127. Bölüm fragmanı yayınlandığı anda sitemizde yer alacaktır.

Akasya Durağı 126. Bölüm ÖZETİ; Genç oyuncular, Akasya Durağı’nda işe başlıyor!

Akasya Durağı’nda ciddi bir iş yoğunluğu vardır. Nuri Baba yeni bir şoför almaya karar vermiştir. Tıp fakültesi öğrencisi Emre, okul harçlıklarını çıkarmak için taksicilik yapmak ister ve durağa başvuruda bulunur. Bu arada gazeteci İpek’e de patronu önemli bir görev verir. Bir taksi durağında şoför olarak işe girecek ve şoförlerin hayatı ile ilgili bir yazı dizisi hazırlayacaktır. İpek ve Emre daha durağa gelirken yolları kesişir ve tartışırlar. İpek daha sonra durağa şoförlük için başvurduğunda Nuri Baba’nın kendisini işe alması için, zorda olduğunu, bu işe giremezse hayatının zora gireceğini söyler ve ağlar. Nuri Baba ona acır ve bir şans verir. İpek ve Emre kavga gürültü durakta işe başlarlar. Nuri Baba, eski karısı Eleni ile tekrar bir araya gelir ve yeniden başlama kararı alırlar. Arif, Merve’ye romantik bir akşam yemeğinde evlenme teklif edecektir. Beş bin liraya aldığı tek taş yüzüğü, Merve’nin yiyeceği suflenin içine koyduran Arif’in başı belaya girer. Zira, Merve’nin yüzüklü suflesi, aynı restorana gelen mafya babasının önüne gider ve baba, sufleyi yerken yüzük boğazına takılır. Mafya babası birisinin kendisine gözdağı vermek için bu olayı planladığını düşünüp yüzüğü sufleye koyduran kişiyi aratmaya başlar. Arif mafya tarafından arandığını öğrenince büyük korkuya kapılır. Ancak onu daha başka sürprizler beklemektedir. Hüso ve Fiko plajda iş bulur. Cankurtaranlık yapmaya başlarlar. Komik olaylar sürüp giderken Aney onların plajda çalıştıklarını öğrenince Zeyno’yu da yanına alıp plaja gider. Hüso ve Fiko, Aney’in gazabına uğrayacaktır.

Akasya Durağı 127. Bölüm Fragmanı izle

Hande Subaşı yiyor ama…

Başarılı manken ve oyuncu Hande Subaşı aç kalmaya asla dayanamadığını söyledi.

Yemekten keyif aldığını açıklayan Subaşı şöyle konuştu: “Yemek yemeyi çok seviyorum. Her türlü yemeği yerim. Boş zamanlarımda meyve ve çerez atıştırmaya bayılırım. Hamur işi, börek, kurabiye, makarna ve patatesi çok severim. Annemin yemekleri harikadır ama mutfakta ben de fena sayılmam. Yemeklerimi tadanlar çok beğendiklerini söylerler. Ben çok yerim ama kilo almam. Allah vergisi böyle bir yapım var. Her gün bol bol su içerim. Günlük su tüketimim iki litreyi geçer.” Özellikle abur cuburdan vazgeçemeyen Subaşı, “İnsanın özgürce dilediği gibi yemek yemesinden daha güzel bir şey düşünemiyorum” dedi.

Güzellik sırrını açıkaldı  

Ünlü oyuncu güzelliğinin sırrını da açıkladı. 2005 yılı Türkiye güzeli spor salonlarını ve orada yapılan sporları sevmediğini belirtti. Subaşı en iyi sporun yüzme ve yürüyüş olduğunu söyleyerek nasıl formda ve güzel kalabildiğini şöyle anlattı: “Fırsat buldukça yürürüm ve yüzerim. Ne krem, ne maske, benim asıl güzellik sırrım kesede. Her banyoya girdiğimde mutlaka vücuduma kese yaptırırım. Keselenmek kan dolaşımını ve metabolizmayı hızlandırır, hücreleri tazeler, cildi yeniler. Keseden asla vazgeçmem. Tüm kadınlara da tavsiye ederim…

Yasağa rağmen karaca avlayıp sosyal medyada paylaştı 12 bin lira ceza

Düzcede, yasağa rağmen karaca avlayıp sosyal medyadan paylaşan M.Ç.ye 12 bin 683 TL ceza uygulandı.

Düzce Yığılcada yasağa rağmen karaca avlayıp, sosyal medyadan paylaşan kişi olduğu bilgisini alan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Düzce Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğüne bildirdi.

Bunun üzerine harekete geçen ekipler, yaz aylarında avladığı karacanın fotoğrafını paylaşan kişinin M.Ç. olduğunu belirledi.

M.Ç.ye 6 bin 609 TL idari para cezası ve 6 bin 74 TL tazminat olmak üzere toplam 12 bin 683 TL cezai işlem uygulandı.

Tolgahan Sayışman Bir Deri Bir Kemik Kaldı

Tolgahan Sayışman yeni filmin çekimleri için Hollywood stili değişime girdi.

Lale Devrinin başrol oyuncusu Tolgahan Sayışman!a tatil yaradı. Diziye yaz arası verildikten sonrada boş durmayan Sayışman yeni film için kamera karşısına geçti.

Büyük Sürgün isimli yeni sinema filmi Büyükadada geçen filmde aşık bir genci canlandıracak.

Önce sakallarını kesti sonrada 10 kilo verdi. Büyük Sürgün’de başrolu Saadet Işık Aksoy ile paylaşacak.