Teşkilat

Teşkilat 60. Bölüm tanıtımı neler yaşanacak

Teşkilat 60. Bölüm Fragmanı izle Teşkilat Son Bölüm Fragmanı seyret Teşkilat 60. Bölüm tanıtımı neler yaşanacak

Teşkilat 59. Bölüm özeti Terör kampından elde edilen büyük başarının ardından İstanbul’a dönen ekibi yeni görevler beklemektedir. Planı sekteye uğrayan Hartley, amacına ulaşmak için gözünü karartır. Kamptan elde ettiği verilerle çalışmaya koyulan ekip üyeleri, yapılacak kanlı bir eylemin ucunu yakalar.

Geçmişin gölgesinin peşini bırakmadığı Efkar, Hasan Atmaca hakkında bazı şeyleri Ömer’e açıklama kararı alır. Korkut, hesaba katmadığı birisiyle karşılaşınca tehlikenin enselerinde olduğunu öğrenir. Kimsenin ummadığı bir planı olan Hartley ise planını yönetirken en büyük cezayı kendisine keseceğinden habersizdir.

Teşkilat Yeni Bölüm Fragmanı

Alternatif link: teşkilat 60 bölüm fragmanı

Reflünüz varsa bunları yapmayın

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili, reflü teşhisi konan hastaların sakız çiğnemekten kaçınmaları gerektiğine dikkat çekti.
Reflünüz varsa bunları yapmayın

Sıklıkla karşılaşılan reflü ile başa çıkmanın en etkili yolunun doğru beslenmeden geçtiğini kaydeden Bilgili doğru beslenmenin, reflünün birincil tedavilerden biri olarak kabul edildiğini söyledi. Tempolu iş yaşamındaki kısa süreli atıştırmaların ya da kurulan şahane sofraların çoğu zaman yanlış besin seçimlerine neden olduğunu ifade eden Bilgili, şunları söyledi: “Türkiye’de yapılan bir çalışmada toplumun yüzde 20’sinde reflü hastalığı teşhis edilmiştir. Bu grubun çoğunluğunu yaşlılar, fazla kilolu ya da obez bireyler ve hamileler oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra endüstriyel, rafine gıdaları fazla tüketen kişilerin en az yüzde 25’inde reflü şikâyetlerine rastlanmakta, hatta bu rakamın yüzde 50’leri geçtiği tahmin edilmektedir”

Sakıza dikkat

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bilgili “Doğru beslenmenin yanı sıra reflü teşhisi konan hastaların sakız çiğnemekten de kaçınmaları gerekir. Çünkü sakız çiğneyince yutulan hava miktarı artar, buna bağlı olarak da gaz oluşur. Bu da reflüden artışa yol açar” dedi ve reflü teşhisi koyulan hastalara beslenme önerilerinde bulundu.

Beslenme önerileri

Bilgili Reflü hastalarına şu beslenme önerilerini verdi: “Yağ oranı yüksek yiyecekler mideyi daha geç terk eder. Özellikle fastfood türü yiyeceklerde yağ miktarı yüksektir. Yağlı yiyeceklerin midede kalma süresi de uzadıkça yağlı yiyeceklerin sindirilmesi için daha fazla sindirim enzimi salgılanmaktadır. Yağ ve yağlı besinler (kaymak, krema, yağlı soslar, margarin, kuyruk yağ, tereyağ), koyu çay, kahve, çikolata nane, soğan gibi besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Mide asidinin uyarılmaması için; acı baharatlar, karbonatlı içecekler (kola, soda, gazoz vb.), domates, turunçgiller, Alkol, çok sıcak ve çok soğuk besinler tüketilmemelidir. Öğünler sık aralıklı olmalı (2,5-3 saat gibi) bir öğünde aşırı yemek yenilmemeli, fazla yemek mide basıncını arttırır ve reflü olasılığı artar.

Kendi diyetinizi oluşturun

Yemek yerken sıvı alımı azaltılması ve sıvıların öğün aralarında içilmesi gerektiğini belirten Bilgili beslenme önerilerini şöyle sürdürdü: “Alkollü içeceklerden kaçınılmalıdır. Kabızlık ıkınma sonucu karın içi basıncında artmaya ve dolayısıyla reflüde artışa yol açar. İyi çiğnemek çok önemlidir. En az 10 kez çiğnenmelidir. Sakız çiğnemekten sakınılmalıdır. Çünkü yutulan hava miktarı artar, bu da gaz ve reflüye yol açar. Yemek yerken ve yemeklerden sonraki ilk 45 dakika dik pozisyonda oturulmalıdır. Uykudan en az iki saat önce yemek yemek kesilmelidir. Akşam porsiyon miktarlarını kısıtlanmalıdır. Özellikle öğünlerden sonra sıkı, dar giysiler giyilmemeli, kemer, korse vb. kullanılmamalıdır.” Reflüde bazı besinlerin kişilerde problem oluşturabildiği gibi aynı besinin başka bir reflü hastasında hiçbir olumsuz etki göstermeyebileceğine dikkat çeken Bilgili bu nedenle kişinin kendi yapısını iyi gözlemlemesi ve kendi diyetini oluşturması gerektiğini vurguladı.

Nelerden uzak durmalı

Bilgili Reflü hastalarının uzak durması gereken gıdaları ise şöyle özetledi: “Turunçgiller; portakal, mandalina, greyfurt, limon, üzüm, karpuz, kavun. Yaban mersini, çilek, kızılcık, çekirdekli kara üzüm antioksidan açısından oldukça zengin olmalarına rağmen reflüde dikkatli tüketilmelidir. Kuru baklagiller (Kuru fasulye, nohut vs.) Mısır gibi gaz yapıcı gıdalar. Patates kızartması ve patates püresi. Margarin, tereyağı, kuyrukyağı. Sosis salam sucuk, pastırma. Yağda yumurta, kaşar peyniri, tulum peyniri. Çok sıcak çok soğuk yiyecekler. Sakatatlar ( karaciğer, beyin, böbrek, vb. ) Kahve, koyu çay. Yağda kızartılmış, kavrulmuş her türlü yiyecek. Soğan, sarımsak, salçalar ve baharatlı yiyecekler. Yağlı şekerler, helvalar, lokumlar, hamur tatlıları, kuruyemişler. Mayonez, ağır soslar, sirke, turşu, salamura ve konserveler. Katı yiyecekler cips, krikkrak, kabuklu yiyecekler midenin perforasyonuna (delinmesine) sebep olabilir. Bu besinlerin ara öğünlerinizden kaldırıp yerine; meyveli yoğurt, 1 dilim peynir, 2 adet kepekli galeta ya da kuru / taze meyve tüketin.”

Kendinizi dinleyin

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Bilgili beslenme tedavisinde yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Mutfağınızda kullanacağınız yağı doğru tercih edin. Demli çay kahve yerine bitki ve meyve çaylarına yer verin. Izgara, haşlama, fırın, buğulama ve yağsız tavada gibi sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin.

Etiket okumayı alışkanlık haline getirin. Kendinizi dinleyin, vücudunuzun sesine kulak verin.”

Neden tembel yada atletiğiz?

Kanadalı bilimadamları, yerlerinden hiç kıpırdamayan bazı insanların bu kadar tembel oluşlarının aslında onların değil, genlerinin suçu olabileceğini ortaya koydu.

İtalyan La Stampa gazetesinde yer alan habere göre, McMaster Üniversitesinde görev yapan bilimadamları, fareler üzerinde yaptıkları
araştırmada, bu hayvanların bazılarının kaslarında, özellikle egzersiz yaparken harekete geçen AmpK enzimini üretmeye yarayan iki genin eksik olduğunu gözlemledi.

Normal farelerle bu hayvanları karşılaştıran araştırmacılar, AmpK genlerinden yoksun olan grubun kaslarındaki mitokondri sayısının daha az olduğunu ve glikozu enerjiye dönüştürmekte çok zorlandıklarını tespit etti.

Araştırma ekibinin başındaki Gregory Steinberg, farelerin koşmayı sevdiğini vurgulayarak, Normal hayvanlar bunu kilometrecelerce yapabilirse, bu genlerden yoksun olanları ise sadece kısa bir mesafe koşabilir dedi.

Bilimadamları, araştırma sonuçlarının obezler ve astım hastaları gibi hareket etmekte zorlanan kişiler açısından önemli olduğuna da dikkati çekti.

Hücresel yaşlanmayı önleyebilirsiniz!

Son günlerde telomer boyu hakkında İngiltere’de çıkan bir yazı üzerine bütün dünya dikkatini bu konuya verdi.

Konu, telomer testinin Türkiye’ye gelmesiyle burada da yankı buldu. Bu alanla yakından ilgilenen 24 yıllık mesai arkadaşım, nükleer tıp uzmanı Dr. Mari Benli’den konuya açıklık getirmesini istedim. İşte Dr. Benli’nin anlattıkları:

“Telomer; kromozomların ucunda yer alan, herhangi bir genetik bilgi taşımayan, hücre bölünmesi sırasında kromozomların aşınmasını önleyen bir bölüm. Her hücre bölünmesinde telomerlerden bir parça eksilir ve hücre yaşlandıkça telomerler kısalır. Telomerler çok kısalınca hücre bölünmesi durur, yani hücre ölür.

Biyolojik ve kronolojik yaş

Telomer testinde telomer boyu PCR yöntemiyle ölçülür. Telomer boyunun uzun çıkması kişinin biyolojik yaşının kronolojik yaşından daha uzun olduğunu, diğer bir deyişle kişinin yaşlanma hızının az olduğunu gösterir. Telomer boyunun zaman içindeki değişimi ölçülerek kişinin yaşıtlarına oranla daha mı hızlı, yoksa daha yavaş mı yaşlandığı hesaplanabilir. Telomer boyu kısalmasını önleyen tedavilerle yaşlanma yavaşlatılabilir.

Beslenme tarzının etkisi

İnflamasyona sebep olan veya oksidatif stresi artıran diyetler, telomer boyunun hızlı kısalmasına yol açar. Karbonhidratlar, şekerli maddeler, fast food tarzı yiyecekler, işlem görmüş ve saflaştırılmış gıdalar, asitli içecekler, yapay tatlandırıcılar, trans ve doymuş yağlar telomer boyunun kısalmasına neden olur. Bunu önlemek için anti-oksidan olarak bilinen taze meyvelerden ve pişmemiş veya az pişmiş sebzelerden karışık olarak her gün 10 porsiyon tüketmek gerekiyor.

Ayrıca lifli gıdalar, tekli doymamış yağlar, omega-3 yağ asitleri, yağlı ve soğuk su balıkları, bitkisel kaynaklı proteinler almak da telomer boyunun kısalmasını önleyen etkenlerden. Günlük toplam kalori alımını sınırlamak, düzenli egzersiz yapmak, her gün en az 7-8 saat uyumak, stresten uzak durmak ve mümkünse haftada dört gün akşamları 12 saat aç kalmak telomer boyu kısalmasını önleyen diğer faktörler.

Kilosu fazla olanların ideal vücut kitle indeksine inmeleri de önemli. Bel çevresi ve karın içi yağ oranının azaltılması daha da gerekiyor. Sigara ve tütün de kullanmamakta fayda var.

Telomer boyu ölçümü kısa çıkarsa

Bu kişiler, doktorlarının ve diyetisyenlerinin yardımıyla doğru beslenme, yaşam tarzı ve zihin yapısına kavuştuklarında, telomer boylarında meydana gelen değişikliği hemen görecekler. Telomer boyu ölçümü kişilere uzatılmış bir ayna. Doğru ve sağlıklı yaşam kurallarına daha önce önem vermeyen kişiler teomer boylarını ölçtürerek neyi doğru ya da yanlış yaptıklarını anlayabilir.
Beslenme düzeni bozuk olanlarda oksidatif stresi azaltmak için anti-oksidan takviyesi yapmak gerekebilir. Oksidatif stresin azaltılması, vücudun savunma mekanizmasını güçlendirecek, inflamasyonu ve damarsal yaşlanmayı azaltacaktır. Anti-oksidan takviyesi verirken hedefe yönelik hareket etmek çok önemli. Anti-oksidanlar birbirlerinin etkisini ve dengesini azaltmayacak şekilde, kişinin ihtiyaçlarına göre verilmeli. Aksi takdirde oksidasyon azalacağına artırılmış olur.

Hücresel düzeyde anti-oksidan kapasitesini artırmak, telomer boyunu korumak için elzem. Dozu ayarlı ve kaliteli multivitaminler de telomer boyunu korumada rol oynar. Çalışmalar, yeterli C, D ve Evitamini, omega-3 yağ asitleri, resveratrol alımıyla telomer boyunun uzunluğu arasında doğru orantı olduğunu gösteriyor.

Kanda homosistein düzeyinin yüksek olması da telomer boyu kısalığıyla ilişkilendiriliyor. Homosistein düzeyinin yükselmesini önlemek için B vitaminleri ve özellikle folik asidi yeterli miktarda almak gerekiyor. Kalp-damar ve şeker hastalığı, insülin direnci, yaşlılığa bağlı hafıza kaybıyla telomer boyu arasında var olan ilişki de biliniyor.”

Kavak Yelleri 158. Bölüm Fragmanı izle

Kavak Yelleri 158. Bölüm izle Kavak Yelleri 158. Bölüm Fragmanı izle Kavak Yelleri 158. Bölüm Fragmanı izle Kavak Yelleri Son Bölüm izle Kavak Yelleri 158.Son Bölüm Fragmanı izle

Kavak Yelleri dizisi bütün hızıyla devam ediyor. Kavak Yelleri 158. Bölüm Fragmanı izle. Kavak Yelleri 23 Nisan yeni bölüm fragmanı izle

Kavak Yelleri 157. Bölüm özeti Konakta ayrılık hüznü yaşanıyor

Aslı’yı mahkemede zor bir karar beklemektedir. Tüm olacaklara rağmen Aslı’nın hiçbir şeyden korkusu da yoktur. Aslı, kendisi ve arkadaşları için en doğru kararı verebilecek mi? Rıfat, Aslı’nın peşini bırakacak mı?
Güven, para kazanmak için her yolu denemeye devam eder. Sipariş teslim etmek için gittiği öğrenci yurdunda müşteri arayışına girer. Yurdun kantincileri ile Güven arasındaki kovalamaca evlere şenlik olur. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, konağa gelen turistleri memnun etmek isterken, Güven’in adeta göbeği çatlar.
İlk maaşını alan Aslı parasını kaptırır. Aslı, hırsızın peşinden koşarken, bambaşka bir dünyanın kapısını aralar.
Deniz, Özge’yle reklam çekimlerine devam eder. Özge, Deniz için patronunun her dediğine boyun eğer. Öte taraftan Deniz işten aldığı ilk avansla Mine’ye bir sürpriz hazırlar. Bu sürpriz, Deniz’in başına iş açar. Mine ise artık evliliğe yeşil ışık yaktığını belli eder. Deniz acaba bu konuda bir hamle yapacak mı? Aslı, Deniz ve diğerlerinden birine yolculuk görünür. Konakta hüzünlü dakikalar yaşanır. Konağın kapısını ise hiç beklenmedik bir isim çalar

Kavak Yelleri 158. Bölüm Fragmanı izle

İşte LGnin yeni nesil akıllı telefonu: Optimus 7

Yüksek performanslı akıllı telefon pazarında bir süredir kan kaybetmekte olan LG, daha önceki açıklamalarında Microsoft’un yeni nesil mobil işletim sistemi Windows Phone 7 için övgü dolu açıklamalarda bulunmuştu. Hatta Apple’ın iOS ve Google’ın Android çözümlerinden daha iyi olacağını iddia ettiği Windows Phone 7 için hummalı bir hazırlık sürecini geride bırakan LG, yeni modelleriyle rakiplerine meydan okumaya hazırlanıyor. Güney Koreli lider elektronik üreticisinin resmi detayları gün ışığına çıkan ilk WP7 telefonu Optimus 7 oldu.

LG’nin E900 kod adıyla geliştirdiği yeni nesil Optimus 7 modeli, 3.8-inç büyüklüğünde ve 800 x 480 piksel çözünürlüğünde kapasitif dokunmatik ekrana sahip. Qualcomm’un 1GHz’de çalışan Snapdragon işlemcisinin güç verdiği akıllı telefon, 16GB dahili depolama kapasitesi sunuyor. 5 Megapiksel çözünürlüğündeki LED flash donanımlı kamerasıyla 720p çözünürlüğünde video kaydı yapan Optimus 7, 360 derece panoramik fotoğraf çekimine de olanak tanıyor.

Windows Phone 7 yarışında zirveyi hedefleyen LG’nin, Bluetooth 2.1, akselometre, yakınlık sensörü, GPS, dijital pusula ve ortam ışık sensörü ile donattığı Optimus 7, sahip olduğu uygulamalarla da dikkat çekebilir. Arttırılmış gerçekçilik deneyimi sunan Scansearch uygulamasıyla farklı bir deneyim yaşatmayı hedefleyen LG, Play to DLNA özelliği ile uyumlu çoklu ortam cihazlarına kablosuz olarak doğrudan veri aktarabiliyor.

Kablosuz internet erişimi için 802.11n WiFi ile donatılan Optimus 7, yaygın olarak kullanılan mevcut çoklu ortam dosya formatlarınn önemli bir kısmını oynatabiliyor. Xbox Live ve Zune servislerine hızlı erişim olanağı tanıyan telefon, bilgisayar bağlantısını ise microUSB 2.0 portu üzerinden gerçekleştiriyor. 1500 mAh kapasiteli pilden güç alan Windows Phone 7 tabanlı LG Optimus 7′nin fiyatı ise henüz açıklanmadı.

Akıllı telefon satışları düşmeye devam ediyor Peki ama nedeni ne?

Akıllı telefon satışları son dönemde bir düşüş eğilimi içerisinde. Görünüşe göre bu düşüş 2023 yılının tamamına sirayet edecek. Uzmanlar toparlanmanın gelecek yıl olacağını belirtiyor.

International Data Corporation’ın (IDC) üç aylık dönemi kapsayan son raporu akıllı telefon satışları için pek de parlak şeyler söylemiyor. Küresel olarak satışların 2023 yılı içerisinde düşmeye devam edeceği ve bu tahminin bir önceki tahminden daha da endişe verici olduğu belirtiliyor. Ancak gelecek yıl itibariyle bir toparlanma da söz konusu olacak.
Ekonomik şartlar talebi düşürdü
Raporda belirtilenlere göre akıllı telefon satışlarının düşme nedeni mevcut ekonomik koşullar. Pandemi döneminin ardından başlayan küresel ekonomik dalgalanma, artan enflasyon ve faiz nedeniyle tüketiciler tasarruf etme eğiliminde. Son altı aylık dönemde küresel olarak enflasyon düşse de zarar bir kere verildi.

Satışlar yıl genelinde düşecek
Akıllı telefon satışları düşmeye devam ediyor: Peki nedeni ne?

Bu nedenlerden ötürü IDC, akıllı telefon sevkiyatlarının 2023 yılında yüzde 3,2 oranında azalmasını bekliyor. Bu tahmin bir öncekinden bile daha kötü. Şubat ayında yayınlana raporda düşüşün yüzde 1,1 ile sınırlı kalacağını öngörüyordu. Öte yandan akıllı telefon sevkiyatlarının bu yıl için toplam 1,17 milyar adet olması bekleniyor. 2027 yılı için tahminler ise 1.4 milyar adet civarında. Raporda akıllı telefonların ortalama satış fiyatının da 2023’te 421 dolardan 2027’de 377 dolara düşeceği belirtiliyor.

Ancak haberler o kadar da kötü değil. IDC, 2023 yılı için daha düşük tahminlere rağmen, 2024 yılında akıllı telefon pazarında yıldan yıla yüzde 6 büyüme ile bir toparlanma yaşayacağını bildiriyor. Ek olarak rapora göre tüketici talebi tüm bölgelerde beklenenden çok daha yavaş toparlanıyor.

Toparlanma 2024’te

IDC’nin Mobilite ve Tüketici Cihazları İzleyicileri araştırma direktörü Nabila Popal, “Eğer 2022 yılı fazla envanter yılıysa, 2023 temkinli bir yıl olacak. Herkes kaçınılmaz toparlanma dalgasına hazır envantere sahip olmak isterken, hiç kimse envanteri çok uzun süre elinde tutmak istemiyor. Bu aynı zamanda, doğru zamanda risk alan markaların potansiyel olarak büyük kazançlar elde edebileceği anlamına geliyor.”
IDC, bu büyük kazancın katlanabilir telefonlarda olacağına inanıyor. Raporda, “Pazarda daha fazla katlanabilir tasarım görmeye devam ediyoruz, bu sektör için ileriye doğru atılmış harika bir teknolojik adım, ancak zamanlama talihsiz” deniliyor. Öte yandan katlanabilir telefon pazarına Samsung’un Galaxy Z Fold 4 ve Z Flip 4’ü hakim. Samsung, mevcut nesilde ve bu yıl gelecek nesilde büyük yenilikler yapmadı. Firma belki de doğru anı bekliyor olabilir. Belirtmek gerekiyor ki Samsung, pazara hakim olsa da yalnız değil: Google, Honor, Huawei, Motorola, OPPO, Tecno, Vivo ve Xiaomi gibi rakipler mevcut.

Gelinim Mutfakta 262. Bölüm Sesli Fragmanı izle

Gelinim Mutfakta 262. Bölüm Fragmanı sesli 19 mart salı Gelinim Mutfakta 262. Bölüm tanıtımı izle Gelinim Mutfakta Son Bölüm Fragmanı kanald

Gelinim Mutfakta 261. Bölüm özeti

Gelinim Mutfakta 18 Mart Pazartesi günü yayınlanacak olan 261. Bölümün fragmanı yayında! Yarışmaya yeni katılan gelini kızdıran olay ne?
Kaynanalar ve gelinler Gülderen Hanımın sürekli mutfakta konfeti patlatmasını eleştiriyorlar! Besime Hanım, beş bilezik daha kazanan gelini Gülcan’a bir bilezik de kendisi hediye ediyor; fakat, Gülcan bu hediyenin son olmasını istiyor! Reyhan Hanım ve Ezgi arasında sinir harbi yaşanıyor!

Gelinim Mutfakta, yeni bölümleriyle hafta içi her gün saat 12.15’te Kanal D’de!

Gelinim Mutfakta Fragman

TUS 1. dönem ek yerleştirme tercih tarihleri belli oldu!

2018 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavına (2018-TUS 1. Dönem) ilişkin ek yerleştirme tercih işlemleri, için tarihler belli oldu. ÖSYMnin resmi sitesi üzerinden https://ais.osym.gov.tr adresinden adaylar TUS 1. dönem ek yerleştirme tercih işlemlerini gerçekleştirebilecek.

2018 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavına (2018-TUS 1. Dönem) ilişkin ek yerleştirme tercih işlemleri, 17- 23 Mayıs 2018 tarihleri arasında bireysel olarak internet aracılığıyla ÖSYMnin https://ais.osym.gov.tr adresinden saat 14.00den itibaren yapılacaktır. Tercihte bulunacak adayların 2018-TUS Başvuru Kılavuzunda yer alan ilke ve kuralları dikkatle incelemeleri önem arz etmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Obamadan Türk girişime büyük onur

Doğuş Grubu bünyesinde başlatılan Para Durumu adlı sosyal girişim Obama tarafından Girişimcilik Zirvesi’ne davet edildi.

Doğuş Grubu bünyesinde başlatılan PARA DURUMU markalı sosyal girişim platformu, Başkan OBAMA tarafından 26-27 Nisan tarihlerinde Beyaz Saray’da gerçekleştirilecek Girişimcilik Zirvesi’ne davet edildi.

Doğuş Grubu Başkanı Ferit F. Şahenk tarafından başlatılan inisiyatifin içeriği, bireylerin paralarını doğru yönetmelerini sağlamayı hedef alarak, bir ülkenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunması itibari ile Türkiye’den seçilen tek sosyal girişim oldu.

Türkiye’nin hızla büyüyen genç ekonomisi, finansal kurumlarının dünyaya paralel olarak gelişmesi, Türkiye’de bireylerin günlük para konularında eğitim ihtiyacını ön plana çıkarmıştır.

Özlem Denizmen’in hazırlayıp sunduğu PARA DURUMU inisiyatifi bu ihtiyacı giderirken, aynı zamanda bireylerin paylaşarak ve bilgilenerek öğrenmelerini sağlayan yaygın bir iletişim platformu olmayı hedeflemektedir.

Clinton Aday Gösterdi

Eski ABD Başkanı ve ‘Global Clinton İnitiative’ STK Başkanı Bill Clinton, Türkiye’den Doğuş Grubu’nun başlattığı inisiyatifi Girişimciler Zirvesi’ne aday gösteren lider oldu.

Clinton Initiative, Ferit F. Şahenk’in Para Durumu İnisiyatifini Doğuş Grubu adına oluşturup geliştirmek ile görevlendirdiği Özlem Denizmen’i Ocak 2010 tarihinde Genç Global Lider ilan etmişti.

Denizmen, hali hazırda Doğuş Grubu Stratejik Planlama Bölüm Başkanlığı ve Doğuş Otomotiv A.Ş. yönetim kurulu üyeliği görevlerini icra ediyor. Özlem Denizmen’in hazırlayıp sunduğu Para Durumu TV programı Türkiye’nin ekonomi kanalı CNBC-e de Cuma günleri 17:30 da ekranlara geliyor.

Para Durumu paydaşlarıyla televizyonun yanı sıra, internet ve seminerler vasıtasıyla buluşuyor…