Pideye elveda, esmer ekmeğe merhaba

Ramazanda alınan kiloları nasıl vereceğiz?

Ramazan ayının hem sofralarda hem de sağlıkta yarattığı değişikliklere dikkati çeken Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Uzm. Dyt. Ömer Çağatay Demir, bu süreçte alınan kiloları vermenin 6 kolay yolunu paylaşıyor.

1. Ara öğün zayıflamaya yardımcı

“Yapacağımız ilk önemli adım eksilen ara öğünlerimizi yerine koymak ve bol su tüketmeye başlamaktır. Bu vücudumuzun azalan su dengesini yerine koyacak ve düzensizleşen şeker tablomuzda olumlu sonuçlar yaratacaktır” diyen Uzm. Dyt. Demir sözlerine şöyle devam etti “ Ara öğün almak, bölgesel olarak zayıflamamıza yardımcı olur ve bir sonraki öğünde fazla tüketim yapmamamız açısından vücudu dengeler.”

Ara öğün seçenekleri olarak, meyve, light süt ya da diyet olarak yapılmış kurabiyelerin tercih edilebileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Demir , “Miktarında bıraktığımız ceviz ve badem de az tüketildiği takdirde iyi bir ara öğün olarak reçetemizde yerini alabilir”dedi.

2. Pideye elveda, esmer ekmeğe merhaba deyin

Ramazanda tüketilen pide, hamur işleri yerini esmer ekmeklere ya da kepekli tüketilen makarna ve pilavlara bırakmalıdır diyen Uzm. Dyt. Demir ,hamur işleri ve tatlıların yerini meyveler ve sütlü tatlılar alabilir diye ekledi. Özellikle bayram ziyaretlerinde reddedilemeyen tatlı ikramları ile fazla kaçan öğünlerden sonra Uzm. Dyt. Demir, yine 2-3 meyveden oluşacak meyve salatalarından yardım alınması gerektiğini de belirtti.

3. Sofrada bunlara yer açın

Sofralarımızda ağır kremalı çorbalar yerine hafif hazırlanmış şehriye, tavuk suyuna çorba ve sebze çorbası tarzındaki çorbaları bulundurmak, ızgara ya da fırında hazırlanmış et öğünlerine ve balık tüketimine dönmek ve meyve suyu, kola, gazlı içecekleri hayatımızdan çıkarmak bu dönemde kilo kaybetmek için idealdir.

4. Harekete geçin

İftarın ardından üzerimize çöken uyku hali nedeniyle hareketimizin de sınırlandığı bu aydan sonra hafif tempolu yarım saatlik yürüyüşlerin hem yağ yakımına hem de kendimizi daha zinde ve sağlıklı hissetmemize yardımcı olacağını söyleyen Uzm. Dyt. Demir, “Bu yürüyüşlerin ardından tüketeceğimiz öğünlere dikkat etmeli ve bol su ile desteklemeliyiz “ dedi.

5. Ramazan sonrası “Mutlu Diyet” yapın

Ramazan sonrası yapılacak mutlu diyette yasak olmadığını ancak düzenli ve ara öğünlü listelere geçiş yapılmasının da sağlık açısından faydalı olacağını söyleyen Uzm. Dyt. Demir , sindirimle igili sorunlar yaşadığınızı ya da kiloların gitmediğini düşündüğünüz zamanlarda detoks çayları yardımcınız olabilir” dedi ve kolaylıkla hazırlanacak şu detoks çay tarifini paylaştı.

6. Detoks çayı ile etkileri hafifletin

Bir orta boy elma , 1 kabuk tarçın, bir tutam ıhlamur ve bir tutam kuru papatya ile hazırlayacağımız bir çay hem yağ yakımında hem de sindirim problemlerinde bize yardımcı olacak, gevşememizi ve günlük stresimizden de arınmamızı sağlayacaktır. Ihlamur, ağrı gidericidir ve toksit etkenleri uzaklaştırır. Tarçın; kan şekerini dengeler, gaz ve şişkinliği giderir, iyi huylu kolesterolü yükseltir, antibiyotik etkisi vardır.

Kısırlık Kök Hücre İle Tarihe Karışacak

Çocuk sahibi olamama, evli çiftlerin yaklaşık %15inin sorunu. Ancak basit yöntemlerle sonuç alınamasa bile günümüzdeki teknik olanaklar sayesinde Tüp Bebek merkezleri büyük olasılıkla çiftlere çözüm sunuyor. Sonuçta eğer erkekte bir iki tane bile sperm hücresi ve kadında da yumurta hücresi bulunursa bunların laboratuvarda birleştirilmesiyle ailelerin bebeklerine kavuşması sağlanabiliyor. Ortalama üç deneme sonrasında Tüp Bebek tedavilerinde toplamda % 85-90 lara ulaşan bir gebelik oranı var.

Ancak ne yazık ki yine de bazı çiftler var ki, erkeğin ameliyatla dahi testislerinden sperm, kadından ise sağlıklı yumurta elde edilemiyor ve tüp bebek tedavisi transferle sonuçlanamıyor. Artık günümüzde tıp şu an için imkansız denen böylesi zor durumların tedavisine yönelik çalışmalar içersinde. Kök hücre teknolojisi de bu araştırmaların önde gideni..

Okumaya devam et

Pazarları Hiç Sevmem Filmini Full İzle

Pazarları Hiç Sevmem Film Fragmanı Full İzle, Pazarları Hiç Sevmem Full İzle, Pazarları Hiç Sevmem Filmi İzle, Pazarları Hiç Sevmem Filmi Full İzle, Pazarları Hiç Sevmem Full İzle, Pazarları Hiç Sevmem Filmi Seyret

Özet; Oğuz hasta babasının ölmeden önceki son arzusunu gerçekleştirmeye çalışırken, hiç beklenmedik bir anda hayatına Deniz girer. Fakat Deniz de yalnız, işsiz ve hayat sevinci kalmamış mutsuz bir kadındır. Bu her iki insan için de yeni bir yolculuk, kendilerini iyi hissetmelerini sağlayacak bir başlangıç olacaktır.

Çekimleri Egenin Tire, Ödemiş, Gökçen ve Birgi kasabalarında ve İstanbulda gerçekleştirilen film yaşamlarında zorlu dönemlerden geçen iki insanın birbirlerine destek olma sürecini beyazperdeye taşıyor.

Filmin Senarist ve yönetmenliğini Rezzan Tanyeli üstlenirken oyuncu kadrosunda Ayşen Gruda, Melisa Sözen, Ezgi Mola, Hasibe Eren, Umut Kurt, Edhem Dirvana, Kenan Demirok, Şebnem Dilligil gibi önemli isimler yer alıyor..

Filmin müzikleri Pasquale Catalano’ya aitken Nil Karaibrahimgil de İstanbuldayım adlı parçayı bu film için besteledi.

Vatanım Sensin yurtdışı satışında rekora koşuyor

Vatanım Sensin kaç ülkeye satıldı? Kanal D’nin sevilen dizisi Vatanım Sensin yurtdışına satışta büyük bir başarıya imza attı ve daha 13. bölüme bile gelmeden 50 ülkeye satıldı.

Vatanım Sensin; savaşın acımasız ortamında vazifeleri ve vicdanları arasına sıkışanların, aşklarını yine de yeşertmeye çalışanların, her şeye rağmen bir arada kalmaya gayret eden bir ailenin, esaretten özgürlüğe doğru çıkılan amansız bir yolun hikâyesi.

Şimdilerde Kurtuluş Savaşı’mızı anlatan bu hikâyeyi dünyada milyonlarca izleyici Türkiye ile beraber soluksuz takip edecek. 2006 yılında Kanal D’nin öncülüğünde başlayan yurtdışına dizi ihracatı, Vatanım Sensin ile büyük bir başarıya imza attı.

Daha Türkiye’de yayına girmeden yoğun ilgi görüp yurtdışı satışları başlayan dizi 13. bölümüne bile gelmeden bugüne kadar Türk dizilerinin hiç görmediği yüksek satış rakamlarına ulaştı ve 50 ülkede satışı gerçekleşti.

ATA – AÖF sonuçları ne zaman açıklanacak?

ATA AÖF sonuçları ne zaman açıklanacak? Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencileri merakla sınav sonuçlarını araştırmaya devam ediyor. ATA – AÖF sınav sonuçları açıklandığı zaman, internet üzerinden öğrencilerin erişimine açılacak. Peki ATA AÖF sınav sonuçları ne zaman açıklanır?

2-3 Aralık tarihinde gerçekleştirilen Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencileri, sınav sonrası merak edilen soruları araştırıyor. Öğrencilerin sabırsızlıkla beklediği ATA AÖF sınav sonuçları ne zaman açıklanacak?

ATA AÖF SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

ATA AÖF sınav sonuçları, sınav tarihinden itibaren yaklaşık 15 gün içerisinde Atatürk Üniversitesinde okuyan öğrencilerin, Öğrenci Girişi sayfasına açıklanacak.

NOT: Öğrencilerin adreslerine postalanmayacak.

ATA AÖF SINAV SORU İTİRAZLARI HAKKINDA

Atatürk Üniversitesi, AÖF sınav sorularına itiraz hakkıyla ilgili duyuru yayımladı. Yayımlanan duyuruda;

Sadece kesin olarak hatalı gördüğünüz sorulara itirazda bulununuz.

Daha önceki sınavlarda bazı öğrencilerimizin bir derste 20 soruya itirazda bulunarak online soru itiraz sistemini suistimal ettiği tespit edilmiştir. Bu durum gerek soru itirazlarının incelenme, gerekse sınav sonuçlarının açıklanma süresinin uzamasına neden olmaktadır.

İtiraz sürecinin daha hızlı ve daha sağlıklı yürütülebilmesi için bir öğrencinin ara sınav döneminde soru itiraz hakkı toplamda 10 soruyla sınırlandırılmıştır.Gönderilen itirazlar değerlendirilip geri bildirimler sistem üzerinden anlık olarak yapılacaktır. Bilgilerinize sunar, başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz.

Not: Soru itirazları 6 Aralık 2017 Çarşamba günü saat 23:59 a kadar yapılacak ve bu tarihten sonra yapılan itirazlar değerlendirmeye alınmayacaktır.” İfadeleri kullanıldı

Askerliği ertelemek için 8 kere üniversiteyi kazandım

‘‘Muhteşem Yüzyıl6’’ın yapımcısı Timur Savcı filmlere konu olabilecek hayat hikâyesini Habertürk gazetesinden Rahşan Gülcan’a anlattı.

Dizi sektörüne geçişin nasıl oldu?

Bir kriz dönemi sonrası reklam sektörü durunca İkinci Bahar dizisinde iş teklif ettiler. Zor bir dönemdeydim,mecburen kabul ettim.

Ama çok çalışkansın gördüğüm kadarıyla.
Evet. Hep öyleydim. İstikrarsızlıktan hoşlanmam, korkarımdaha doğrusu. İkinci Bahar’dan ayrılıncaya kadar da zevkle çalıştım.

Yorulup mu ayrıldın İkinci Bahar’dan?

Hayır. Birkaç arkadaşımla ortak reklam prodüksiyon şirketi kurmaya karar verdiğimiz için ayrıldım.

Cepte para var mı?

Asıl büyük hisse sahibinin vardı. Biz daha çok, iş gücümüzü koyduk. Bir sene işimiz yaver gitti. Dolarla ödemek zorunda olduğumuz bir iş sonrasında sıkıntılar yaşamaya başladık. Meşhur Anayasa krizinin ertesi günü dolar fırlayınca mahvolduk. Şirkete hırsız girince iyice moralimiz bozuldu. Şirketi kapattık.

Ve tabii yeniden televizyon sektöründe iş aramaya başladın herhalde?

Televizyon sektöründe kimseyi tanımıyordum. Artık reklamda da çalışamazdım. 5-6 ay depresyon dönemi yaşadım. Bu dönemimardından, aynı gün hem ANS’den hem de bir de sinema filmi için Uğur Yücel’in ekibinden aradılar. Görüşmeye gittim, para da fena değildi. Ama bir hafta sonra kovuldum. Hayatımın en kötü günüydü. ANS’deki işe de “Hayır” demiştim. Çok üzüldüm.

Ağlar mısın?

Hiç ağlamam ama o gün ağlamıştım. Sonra ANS’den tekrar aradılar.

Ne iş yaptın orada?

Nihayetinde Asmalı Konak gibi bir işin yapım koordinatörü oldum. Televizyon piyasası beni Asmalı Konak’la tanıdı. O yüzden Abdullah Oğuz’la karşılaşınca hâlâ “Patron” derim. Üstümde emeği olduğuna inandığımbirkaç adamdan biridir.

Kader ağlarını güzel örmüş aslında.
Evet şahane ördü. Prodüktörlük yapmaya devam ettik. Sonra Haziran Gecesi’ni yaptık. Bu arada tabii saymadığım sinema filmlerim var.

Durmuyorsun…
Hep çalıştım. Haziran Gecesi bittikten TİMS Productions’ı kurdum. Çok komik, ilk işimİlk Aşk filmi. Beş kuruş parasız giriştimbu işe. Şansım yaver gitti. Ama zararına tabii ki. Arkadaşlarımdan, ailemden kredi aldım.

Kaç paraya mal olmuştu?

900 bin dolar civarında.

Eşten dosttan 900 bin dolar çıkarmak da iyiymiş.
Çıkardığımpara 300 bin liraydı.

Geri kalanını piyasaya borçlanarak mı çıkardın?

Verdiğim sözü tutarım. Kimse ikinci kez “Ne zaman ödeyeceksin” diye sormadı bana.

Korkmuyor muydun?

Başka şansım yoktu. İlk Aşk’la Altın Koza’dan 5 dalda ödül aldık. Tam hatırlamıyorum, ama 250 bin lira gibi de para aldık. Sağır Oda programını yapıyorduk, Kavak Yelleri’ne başlamıştık.

Bilen biri olarak sormazsam çatlarım. Gerçekten de film olabilecek bir hikâye. Her şeyi iyi kötü topladın. Sonra bir anda ne oldu?

Tam Kavak Yelleri 14-15. bölümlerde, umutları moturmuş, bir gün askere gitmek zorundasın kâğıdı geldi. Aynı zamanda askeri bir dava açılmış. Bu koşuşturmada iki kere daha askere çağrıldım ama birliğime teslim olmadım. Daha önce 8 kere üniversiteyi kazanıp ertelemiştim askerliği. İlkinde önemli bir şey oldu gitmedim, gerçekten çok önemli bir şeydi. İkincisinde karımın hamile olduğunu öğrendim, yine gitmedim. Daha sonra avukatım teslim olmazsam tutuklanacağımı söyledi.

Bu cümle yetmiştir…
Yetti ne demek, hayatım karardı. Hiç hesapta yokken pazartesi askere gitmem gerekiyor. Bu arada kimseye de söylemişim.
Sonra askere gittin.

Evet arkadaşlarımı organize ettim ve gittim.
Ama kimseye söylemiyorsun gittiğini.

Aynen. Kimse bilmesin.
Peki nasıl burdaymış gibi yapıyordun? Çarşı izinleri benimiçin değerliydi tabii. Hatta çarşıda bir de ofis yapmıştım.

Nerede oluyor bu?
Kütahya’da.

Ve uzun süre yaptın değil mi üstelik?
Her şeyin bir bedeli var. 15 ay işte.

Kütahya’da ofis kurdun, internetli falan.
Full, her şeyin en hızlısı. Playstation’dan tut filmler bilmemne. Tambir ofis ortamı.

Çarşıya çıkmak senin için ofise gitmek yani.
Aynen öyle. Tabii bir takım bahanelerle “Ah bugün ayağım ağrıyor” deyip hastane iznine çıkmalar falan…

Gelmeni gerektiren büyük krizler oluyor muydu?
Olmaz mı? Çok stratejik izinler kullandım. İstanbul’a geldiğimde tüm toplantılarımı hallediyordum, projeleri konuşuyordum. Senaryalarımı falan askerde okuyordum. Bir de hayatımda hiç bu kadar kitap okumadım. Asında fırsat olmuyor. Gerçekten olmuyordu. Fakat askerde inanılmaz sayıda kitap okudum.

PARGALI ÖLÜNCE ÇOK ÜZÜLECEĞİZ

Peki son sorum Pargalı’yı ne zaman öldüreceksin?
Çünkü Pargalı dizinin en keyifli karakterlerinden biri oldu ama bir yerden sonra tarihi gerçekler gereği ölmek durumunda. Bunu erteliyor musun biraz? Nasıl değiştirelim tarihi, kronolojiyi değiştiremeyiz. İş iyi gitsin diye gerçeklerden çok da kopamayız.

Üzülmeyecek misin?
Çok üzüleceğiz.

Peki Mehmet Ali Erbil diziye katılacak mı?
Mehmet Ali Erbil çok iyi bir oyuncu. Gelecekte belki düşünebiliriz kendisini ama şimdilik böyle bir fikrimiz yok.

MUHTEŞEM YÜZYIL OCAKA KADAR SHOW TV’DE

Peki Muhteşem Yüzyıl’a ne kadar para harcayarak başladın? 3 milyon doların üzerinde. Bunun küçük bir kısmını ön hazırlık olarak kanaldan aldık.
Geçen yılın aslında en çok konuşulan adamıydın. Sektörün büyük transferlerinden biri olma yolundaydın da ama çok ilginç bir şey oldu. Tekrar Show TV’de başladın. Aralıkta yeniden TVEN’e geçeceğin söyleniyor. Tarihi bir şeye tanık oluyoruz galiba.
Bu süreçte çok fazla yazılıp çizildi. Bunların çoğu asparagastı. Rakamlardan tutun da şu kanala geçecek bu kanala geçecek… Ben hep açık oynadım. Böyle bir şey düşünmeye başladığımda ilk Show TV yöneticileri öğrendi. Kalbim eylül ayında sezonun başında kanal değiştirmeye el vermedi. Duygularım, mantığımın önüne geçti. Çok da mutluyum bu kararımdan. Show TV’nin elinde önemli bir işi olmadan sezona başlamasına içim el vermedi.

Bu kendini büyük görmek değil mi?

Hayır. Mutsuz olurdum. Ben onlara bir şey bahşetmedim, öyle demek istemiyorum. Yani açık oynamamın sebebi de oydu. Mutlu olmayacaktım. Daha çok param olacaktı, ama mutlu olmayacaktım.

Biraz tuhaf gelmiyor mu Timur?
Hayır. Ama sözleşmeyi ocaka kadar yaptım.

Ocak ayında yeniden pazarlık mı edeceksiniz, yoksa başka bir yere sözün mü var?
Bunları Kasım’ın sonundan itibaren değerlendireceğiz.

Yani net kesin bir cümlen yok. Show’da devam etmen ihtimaller arasında mı hâlâ?
Hayatta her şey ihtimaller arasında. Aralık ayında net bir cevap verebilirim.

Sizin sektörde başarının devamlılığının garantisi yok. Reytingler çok güzelken birkaç hafta sonra ters de gidebilir. Bu durum seni tedirgin etmiyor mu?
Ticari bir iş yapıyoruz. Bu Show TV’den iyi bir zam almadığım anlamına gelmiyor aynı zamanda. Benim öyle mantıksal bir motivasyonum yoktur. Hayatında göreceğin en duygusal yapımcıyım. Dizi oynarken de transfer teklif edildi. Hiçbiriyle masaya oturmadığımı Show TV’den Serdar bey de Haluk bey de bilir.

Acaba işin devamı açısından mı bunu sağlıklı buldun? Çünkü TVEN’in daha ne olacağı belli değil. Seni ilgilendirmez mi bir kanalın başarılı olup olmayacağı?
Bahsini geçirdiğimiz Doğuş Grubu. Şu ana kadar yaptığı bütün işlerde başarılı olmuş bir şirket. Eylül’de herhangi bir yere gidersem mutsuz olacaktım. O yüzden gitmedim.

Bir süre önce televizyon yazarlarının ve sektörün konuştuğu tek şey; Muhteşem Yüzyıl, Kuzey-Güney çarpışmasında ne olacağıydı. Kuzey- Güney’le ilgili ne hissediyorsun? Çünkü zorlu bir rakip.
Bunun anını bile o kadar iyi hatırlıyorum ki, yaklaşık 2 sene bir ay önce, bir şeye sağlığıma zarar verecek kadar üzülmemle bir karar aldım. Başka hiç kimsenin işiyle ilgilenmeyeceğim, sadece kendi işime konsantre olacağım, herkes kısmetini yer. O yüzden bu konuda bir şey söylememin anlamı yok. Hiç o gazlara gelmiyorum. 2 iyi şirketin 2 göz bebeği projesi; kim ne istiyorsa onu izler. Kıskançlıklara girmemek lazım. Gözün başka işlerdeyse o zaman sen kötü bir insansın. Benim yaşamam için hiç kimsenin ölmesi de gerekmiyor.

Sinem Kobalı Dişli Rakipler Bekliyor

Ünlü çift Sinem ve Arda birlikte Madrid’e giderse İspanya’da nasıl bir hayatları olacak?

Atletico Madrid yöneticilerinden Enrique Ramon’un iki gün önce Arda Turan’ın transferi hakkında konuşarak “Galatasaray ile görüşmeler devam ediyor. İyi yönde gittiğini söyleyebiliriz” demesi, futbolcunun Madrid’e taşınma ihtimalini kuvvetlendirdi.

Transferinddeki gelişmeler yüzünde iki yıldır birlikte olduğu Sinem Kobal’la arasının açıldığı söyelenen 24 yaşındaki yıldızı, transfer gerçekleştiği halde İspanya’da hareketli günler bekliyor. Zira Madrid, hem eğlencenin hem de futbolcularla ilişki yaşayan ünlü modellerin ev adresi.

Radikal gazetesinin haberine göre, futbolcuların eğlence turlarında en çok tercih ettiği yerler Palacio de Gaviria, Pacha, Teatro Kapital ve Buddha Del Mar. Bu kulüpler, sporcuların sosyalleştiği mekanlar. Madrid’in en büyük gece kulübü Teatro Kapital, 2009 yılında kısa dönem birliktelik yaşayan Cristiano Ronaldo ve Paris Hilton’ın birlikte tatil yaptığı sırada en çok gittikleri gece kulübüydü.

Pacha, Iker Casillas ve Sara Carbonero’nun ilişkilerine başlama kararı aldığı yer. David Beckham, 30’uncu yaşgününün kutladığı Buddha Del Mar için İspanya’da olmanın en eğlenceli yanının burası olduğunu söylemişti.

SİNEM KOBAL’IN HAYATI DA DEĞİŞECEK

Turan’ın transferi yüzünden gergin günler geçirdikleri söylenen Sinem Kobal’ın da Madrid’e taşınması halinde, çevresi bir hayli değişecek.

Oyuncu, Cristiano Ronaldo’nun top model sevgilisi Irina Shayk, Cassias’ın sunucu aşkı Sara Carbonero ve Mesut Özil’in seksi kız arkadaşı Ana Maria Lewe’yle arkadaşlık edebilir. Kobal’ın rakipleri de bir hayli ‘dişli.’

Çünkü Madrid, aynı zamanda futbolcuların eski aşklarının da ikamet yeri: Ayrıca Cristiano Ronaldo’nun gözdelerinden 2003 İspanya güzellik kraliçesi Eva Gonzalez, Juan Roman Riquelme ile aşk yaşayan iç çamaşırı modeli Luli Fernandez, Casillas’ın eski sevgilisi süpermodel Ariadne Artiles de Madrid’de yaşıyor.

Yine de Kobal, hem kendisine hem de aşklarının gücüne inanıyor. Oyuncu, iki hafta önce yaptığı açıklamada, “İlişkimiz, hiçbir zaman öyle bir tercih yapacak boyuta gelmez. O da ben de hem işimizi hem ilişkimizi devam ettirebilecek insanlarız” dedi.

vatan

Fanatizm Hastalıktır

Bir sağlık sorunu olduğu belirtilen fanatizmden kurtulmanın yolları…

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, fanatizmin bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, ”Fanatizm insanlar arası ilişkileri bozmakta, şiddet, kavga, dargınlık, hatta yaralama, öldürme gibi kötü sonuçları ile toplumsal barışı tehdit etmektedir” dedi.

Yorulmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fanatizm de şeklin özden daha önemli ve ön planda olduğunu söyledi.

Fanatiklerin inandıkları düşüncenin özünü bilmediklerinden ve sadece şekil tarafı ile yetindiklerinden inandıkları fikre zarar da verdiğini anlatan Yorulmaz, ”Fanatik, tuttuğu takım ile kendi onurunu, kendi benliğini özdeşleştirir ve takımı yenildiğinde kendi benliği, onuru zarar görmüş gibi tepkiler gösterir. Bu nedenle de onurunu kurtarmak için taşkınlıklar yapabilir, karşı takımın oyuncularına, taraftarlarına saldırabilir, stadyum koltuklarını kırabilir” diye konuştu.

FANATİZM VE ŞİDDET

Fanatiğin, inandığı bağlandığı fikrin özünü bilmediği için fikirleri ile karşı görüşteki insanları ikna edemeyeceğini bildiğinden tartışmaya girmek yerine fikrini şiddete başvurarak savunmaya çalıştığını anlatan Yorulmaz, şunları kaydetti:

”Ne yazık ki, fanatik düşünceli insanlar bazen maçlardan sonra eşyalara, araçlara, diğer takım taraftarlarına bazen konu ile ilgisi olmayan insanlara zarar verebilmekte bunun sonucunda kendisi de bir takım cezalarla karşı karşıya kalabilmekte. Dolayısıyla fanatik hem kendisine hem de başkalarına zarar vermektedir.

Fanatizm sanıldığı gibi sadece spor taraftarlığında değil, hayatın her alanında rastlanan bir düşünce ve davranış sorunudur. Fanatik için dünya ya siyah ya da beyazdır, gri yoktur. Fanatiğin benimsediği görüş o düşüncenin aslından farklı da olsa, onun için kendi benimsediği şekliyle doğrudur. Onlar için karşı görüşün hiç haklı olduğu bir nokta yoktur.”

Fanatik görüşlerinden şüpheye düşmemek için sadece kendi görüşüne uygun görüşleri dinlediği, o görüşleri savunan kitapları, gazete ve dergileri okuduğu vurgulayan Yorulmaz, şöyle devam etti:

”Fanatikler ya aktif yani görüşünü fiziksel şiddet kullanarak kabul ettirmek ya da karşı çıkanları fiziksel şiddet kullanarak sindirme yolunu seçenler ile pasif fiziksel şiddet dışında tavırları, sözleri, seçtiği kelimeler, jest ve mimikleri, davranışları ile karşı görüşte olanları sindirmeye çalışmak ya da kendi görüşünü kabul ettirmek isteyenler olmak üzere iki tipte olabilmektedir. Fanatik otoriterdir, gücü elinde bulundurduğunda kendi doğrularını emri altındakilere her türlü baskıya şiddete başvurmayı göze alarak, zorla benimsetmeye çalışır, bu konuda acımasızdır. Fanatik insanlar, çevrelerindeki diğer insanlar için de çekilmez insanlardır.”

Fanatizmin artık bir sağlık sorunu olarak değerlendirildiğini anlatan Yorulmaz, ”Fanatizm insanlar arası ilişkileri bozmakta, şiddet, kavga, dargınlık, hatta yaralama, öldürme gibi kötü sonuçları ile toplumsal barışı tehdit etmektedir” dedi.

FANATİZMDEN KURTULMANIN YOLU

Fanatik olanların diğer fanatik insanların bu tutumundan şikayet ettiğini, ancak kendi fanatik tutum ve davranışlarını da haklı gördüğünü anlatan Yorulmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bu çelişki nedeniyle fanatik iç dünyasında aslında huzursuzdur, rahatsızdır. Fanatizmden kurtulmanın yolu, kendimize yakın bulduğumuz, benimsediğimiz düşüncelerin, fikirlerin özünü kavramaya çalışmaktır. İnandığımız düşüncelerin olumlu olumsuz yanları konusunda, doğru ve geniş bir fikir sahibi olmak amacıyla taraftar ya da karşı görüşleri sakin biçimde, ön yargılar ile peşinen reddetmeden dinlemek, okumak, öğrenmek ve bizim düşüncemizi paylaşmayan, farklı düşünceleri olan kişilerin de olabileceğini görmektir. Doğruların herkes için aynı olmayabileceğini, insanların kendilerine özgü düşüncelerinin olabileceğini kabul etmek ve bu konuda insanlara anlayış göstermek, bizim hiç kimseden daha akıllı olmadığımızı ya da herkesin en az bizim kadar akıllı olabileceğini kabul etmek, doğruların zaman içinde değişebileceğini akıldan çıkarmamak, kendimizi karşımızdakilerin yerine koyarak düşüncelerini anlayışla karşılamak ve sevgidir.

Özetle fanatizmin ilacı saygı ve anlayış göstererek tüm düşünceleri dinlemek, ancak karar verirken başkalarının beyniyle değil kendi beynini kullanarak karar vermektir.

TECNO PinPoint navigasyon sistemi ile yeni bir dönem başlıyor

TECNO PinPoint navigasyon sistemi, gerçek senaryolar eşliğinde farklı bölgelerdeki navigasyon zorluklarına çözüm sunuyor. TECNO PinPoint, Türkiye dahil çeşitli pazarlarda kullanılacak.

TECNO, Sahra altı Afrika, Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Rusya ve Türkiye gibi pazarlarda belirli amaçlara yönelik, yüksek talep gören senaryolar için özel navigasyon çözümleri sunmayı amaçlayan PinPoint Navigasyon Sistemi’ni tanıttı. TECNO, kendi geliştirdiği navigasyon sistemi ile hassas ve kapsamlı navigasyon deneyimi vadediyor. Peki TECNO PinPoint Navigasyon Sistemi nedir ve neler sunuyor? İşte detaylar:
PinPoint Navigasyon Sistemi tanıtıldı
TECNO, viyadükler, tüneller, kanyonlar, dar sokaklar ve dağlık arazi gibi zorlu navigasyon senaryoları da dahil olmak üzere navigasyonda kullanıcıların sorun yaşadığı noktaları belirlemek için kapsamlı araştırmalarının ve testlerinin ardından, belirli yerel zorlukları ele almak için yedi yazılım algoritması ve yedi donanım çözümünü entegre ederek hedeflenen pazarlara özel gelişmiş navigasyon deneyimi sağladığını belirtiyor. Firma bu yaklaşım sayesinde minimum sapma mesafesi, daha kısa konumlandırma süresi ve gelişmiş yerel adaptasyon gibi faydalar sağladığını söylüyor.

Geleneksel GPS sistemlerinde 8 metreye kadar olan sapmalar kullanıcılar tarafından kabul edilebilir bulunsa da TECNO, PinPoint navigasyon sistemi ile bu sapma mesafesini 1 metreye kadar düşürmeyi başardığını söylüyor. Firma, sistemin yüzde 90 doğruluk oranıyla 5 metrelik sapma sınırında kaldığının da altını çiziyor.

Bununla birlikte navigasyon bilgilerinin hızlı güncellenmesini sağlayan TECNO PinPoint, SUPL uyarlanabilir anahtarlama algoritması sayesinde konum belirleme süresini 0,7 saniyeye indirerek sektördeki en hızlı performansı sunuyor. Bu süre, mevcut endüstri normu olan 2,8 saniyenin oldukça altında ve rakiplerinden üç kat daha hızlı.

TECNO PinPoint, dar şeritler, tüneller gibi sinyalin zayıf olduğu yerlerde ve zorlu çevresel koşullarda bile hassas konumlandırma sunabiliyor. Sahra altı Afrika, Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Rusya ve Türkiye gibi bölgelerde yapılan saha testlerinde, tünellerde 0,4 metre, dar şeritlerde ise 0,2 metre sapma elde edilmiş durumda. Son olarak PinPoint Navigasyon Sistemi’nin TECNO’nun SPARK 20 Pro+, POVA 6 serisi ve yeni piyasaya sürülen CAMON 30 serisi ile uyumlu olduğunu belirtelim.

Media Markt Vatan Bilgisayar ve Teknosaya rekabet soruşturması

Rekabet Kurumu Media Markt, Vatan Bilgisayar, Teknosa ve Sunny’e soruşturma başlattı Rekabet Kurumu kendi aralarında hassas bilgi değişiminde bulundukları için zincir teknoloji mağazalarına ve bir TV markasına soruşturma başlattı.

Rekabet Kurumu’nun web sitesinden yapılan duyuruya göre zincir teknoloji mağazalarına ve bir TV markasına soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın başlatılma gerekçeleri belirtildi.

Kurul, rekabete hassas veriler hakkında bilgi değişiminde bulunduğu gerekçesiyle Vatan Bilgisayar, Teknosa ve Media Markt’a soruşturma açtı. Soruşturma sonucunda 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediği incelenecek.

Media Markt, Vatan Bilgisayar ve Teknosa’ya rekabet soruşturması
Bu soruşturmaya ek olarak yerli TV üreticisi Sunny’nin satışlara internet yasağı getirmesi, yeniden satış fiyatı belirlemesi ve ayrıca Vatan Bilgisayar, Teknosa ve MediaMarkt arasında bilgi değişimine aracılık etmesi gerekçesiyle Sunny’e soruşturma başlatıldı. Sunny için de aynı maddeyi ihlal edip etmediği araştırılacak.

Ön araştırmada elde edilen bilgi ve belgeler yeterli bulundu
Rekabet Kurumu, söz konusu iddialar hakkında 18 Mayıs’ta toplantı düzenlemişti. Elde edilen bilgi ve belgeleri yeterli bularak soruşturma başlatıldı. Önümüzdeki aylarda kurulun web sayfasından soruşturmanın sonuçları ilan edilecek.